GERONTOLOJİK BAKIŞ

İntervensiyon – Prevensiyon – Rehabilitasyon

Başlıktaki üç kavramdan sonuncusu bizim toplumumuzda da kullanılır, diğer ikisi ise pek tanınmaz. Sokakta bir kimseye “Buralarda rehabilitasyon merkezi var mı?” diye sorsak, çoğu bu soruyu anlayacaktır, ama “Hükümetimizin yaşlılara yönelik intervensiyonları ve prevensiyonları hakkında görüşleriniz nedir?” diye sorarsanız, size Mars’tan gelen biri gözüyle bakılacaktır. Bir toplumun kullandığı kelimelerden o toplumun neye ve kime önem verildiği de anlaşılabilir.

Bilim insanlarından yabancı kelimeleri kullanmamaları talep edilirken, dilimizin yabancı kelimelerin istilası altında olduğunu ve bundan kurtulmayı talep eden kesimlerin kendileri, özellikle siyasiler ve basın mensupları, yabancı terimlerden azami düzeyde yararlanmaktan da geri kalmıyorlar. Parlamento, senato, politikacı, fanatik, radikal, tempo… 

Rehabilitasyon, ülkemize tıbbi kavram olarak girdi ve bu anlamıyla kullanılmaya devam ediliyor. Sağlık problemlerimizi bilmeyen yabancı bir kimse, sağlığa çok önem verilen bir toplum olduğumuzu dahi zanneder. Oysa orta yaşlardaki vatandaşlarımızın yaklaşık %10’u, yaşı 60’a ulaşanlarımızın dördünden biri kronik hastadır. Hatta 80 yaş ve üzerindeki yurttaşlarımızın %50’den fazlası kronik hasta ve engellidir (DİE 2002)1.

Rehabilitasyon teriminin ardında hekimlerin sözünün geçtiği bir toplum yatmaktadır. Dikkatlice bakıldığında her alanda hekimlerin başrolü oynadıkları görülmektedir. Kamu kurumlarının en tepedeki adamları arasında, temsil ettiği kurumun ilgili alanında, uzmanlık mertebesine sahip olmayan hekimlerle doludur. Köşe kapmaca yarışında en başarılı meslek grubu olarak karşımıza çıkmaktadır. Sadece toplumsal sağlığın korunması ve tedbirlerin alınması alanında başarısız olmuşlardır. Bu yüzden ele aldığım üç Latince terimden sadece birini, rehabilitasyonu vurgulamaktadırlar.

Denilebilir ki, tabii ki bunu öne çıkaracaklar, çünkü sağlık problemimizin bolluğu bunu gerekli kılıyor. Rehabilitasyonu, eğer sadece insanı yeniden eski haline veya ona yakın bir duruma sokmak olarak kabul ederek sadece bu anlamıyla yetinirsek, bu görüşteki kimselere hak vermemek haksızlık olur.

Demografik yaşlanma sürecine girmiş olan toplumumuzda sadece rehabilitasyonun değişik anlamlarını değil, aynı zamanda intervensiyon ve prevensiyon kavramlarını da dikkate almamız gerekiyor. Alman Gerontolog Ursula Lehr’in (1979)2 görüşlerinden hareket ederek, bu üç terimin gerontolojik anlamlarına açıklık getirmek istiyorum.

İntervensiyon (lat.: intervenire = araya girmek) teriminin kelime anlamı etki etmek, müdahale etmek olarak Türkçeye tercüme edilebilir. Genel anlamıyla gelişim süreçlerine müdahale edilebilecek bütün önlemleri kastetmektedir. İnterventif girişimlerde bulunanlar, gelişmeleri seyre dalıp, nasıl bir gelişme olacağını gözlemlemek yerine, seyrini değiştirecek girişimlerde bulunanlardır. Farzımuhal bir banka krizinin başladığı söylentisi ortaya çıktı. Bu durumda en az iki grup ortaya çıkabilir: Birincisi haberin doğru olup olmadığını merakla bekleyip her gün basındaki haberleri takip etmekle yetinenler, ikincisi ise gelişmeleri takip ederken bankaya koşup parasını çekenler. İkinci grup olası probleme karşı önlem alanlardır, yani bir intervensiyon eyleminde bulunmuşlardır. Nüfusumuzun yaşlandığı ve yaşlılıkla bağlantılı problemlerimizin inanılmaz düzeye çıktığı bilinmektedir (Tufan 2007)3. Bu gelişme şimdiye kadar gözlemlenmekle yetinilmiştir. Bu gelişmenin seyrini değiştirecek gerontolojik, sosyo-politik, psikolojik, psikiyatrik ve tıbbi intervensiyonlara başvurma gereği her nedense duyulmamaktadır.

Gelelim prevensiyon kavramına: Bunlar bütün ihtiyati önlemleri kapsayan girişimlerdir. Gerontoloji alanında prevensiyondan söz edildiğinde, bireylerin yaşlanma sürecinde bedensel, ruhsal ve sosyal randıman ve yeterliliklerinin korumasını sağlayacak bütün ihtiyati önlemler kastedilmektedir. Yani intervensiyon kavramından tamamen ayrı eylemlerle bağlantılıdır. İntervensiyonlarda, ortaya çıkmış olan süreçlere müdahale söz konusu iken, prenvensiyonlarda öngörülerden hareket edilerek, ortaya çıkabilecek gelişmeler göz önüne alınmakta ve henüz ortaya çıkmadan evvel “ihtiyati” aktivitelere yönelme başlamaktadır. Banka örneğine geri dönersek şöyle diyebiliriz: Eğer banka krizinin başladığı söylentisi yerine, böyle bir krizin ortaya çıkabileceği dikkate alınır ve buna yönelik bir önlemsel girişimde bulunulursa, o zaman preventif eylem gerçekleştirilmiş olunur. Örneğin demografik değişimlerin yaratabileceği olası problemleri göz önüne alarak, alınacak her türlü gerontolojik ve sosyo-politik önlemler,  prevensiyondur.

Rehabilitasyon, ihtiyati önlemlerin ve gelişmelerin seyrini değiştirecek müdahalelerin fayda sağlamadığı, yani ortaya “hasar” çıktığı durumlarda yapılan her türlü girişimlerdir. Örneğin beyin kanaması sonucunda bakıma muhtaç hale gelen bir kimsenin, tekrar sağlığına kavuşturulması ve günlük yaşamını tek başına sürdürebilmesi için yapılan bütün girişimlere rehabilitasyon denir. Dolayısıyla rehabilitasyonlar da intervensiyonlar ve prevensiyonlar gibi sadece “Tıbbi rehabilitasyon” ile sınırlı değildir.

Bu terimlere getirilen açıklamalardan sonra, Türkiye’de toplumsal yaşlanmanın doğuracağı olası ve doğurmuş olduğu sonuçlara ve gelişmelere yönelik ne ihtiyati önlemlerin, ne etkin müdahalelerin ne de yarattığı hasarlarla etkin mücadelelerin verildiği söylenebilir. Türkiye’de yaşlanma ve yaşlılık olgularının varlığından kimse şüphe duymamakla birlikte, bunlara yönelik başarılı girimlerin varlığından şüphe duymak için sebepler hızla çoğalmaktadır. Tıbbi rehabilitasyonlara ağırlık vermek yerine, bunlara ihtiyacı azaltacak olan intervensiyonlara ve prevensiyonlara yönelmek, sadece bireyler açısından değil, devlet açısından da daha kazançlı olacaktır.

Böyle düşünüyor Gerontoloji, bizden söylemesi…


1- DİE 2002

2- Lehr, U. 1979. Interventionsgerontologie. Steinkopf: Darmstadt.

3- Tufan, İ. 2007. Birinci Türkiye Yaşlılık Raporu. GeroYay: Antalya.

Yayın Tarihi
02.04.2026
Bu makale 35 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!