GERONTOLOJİK BAKIŞ

Gerontoloji ve Bilimler Arası İşbirliği

(Bu yazımız, 2000’lerin başlarında yazılmıştır.)

Nüfusun yaşlanması, geri dönüştürülmesi imkansız, uzun vadeli bir süreçtir ve global boyutlar kazanmıştır. Demografik yaşlanmanın yarattığı problemlere tatmin edici çözümler ancak disiplinler arası çalışmalarla mümkün olabilir (Schimany 2001: 81)1

Türkiye henüz yeni yeni yaşlanma ve yaşlılıkla tanışıyor. Onun Türkiye’deki yüzü henüz çok gençtir. Belki bu yüzden toplumsal yaşlanmanın yaratabileceği sosyal problemleri algılamada zorluk yaşayanlar hâlâ var ve yaşlılığı genellikle fizyolojik değişimler olarak görüyorlar.

Doğurganlığın kadın başına 2,5 çocuk olduğu toplumumuzda (DİE 2002)2, yaşlılık problemlerinden söz edilmesi mantıksız görünebilir. Yaşlılığın, şimdilik gereksiz bir konu olduğu, önceliğin gençlerin sorunlarına verilmesi talep edilebilir. Bunlara kimsenin zaten bir itirazı olamaz. Ancak yaşamı çocukluk, gençlik, yaşlılık gibi dönemlere ayırmanın yarattığı en önemli yanılgı, çok büyük bir genç insan kitlesinin yaşlanmakta olduğu gerçeğinin önüne çektiği perdeden ileri geliyor. İnsan kitlelerinin, başka bir deyişle kuşakların, zaman düzlemindeki hareketliliği dikkate alınmadan ileri sürülen gerekçeler, gerçeğin sadece bir yüzünü ifade edebiliyor.

Toplumun geleceği, demografik yaşlanmanın yarattığı sorunlara getireceği çözümlerle bağlantılıdır. Bu sorunlar bireysel yaşlılıkla ilişkilendirilerek algılanırlarsa, bu gelecek tehlikeye girer. Toplumsal yaşlanmanın doğurduğu problemlerin sosyal güvenlik sistemine, ekonomiye ve sosyal politikalara yaptığı etkilerin yanı sıra, diğer etkileri de dikkate alınınca, Gerontolojinin neden disiplinler arası bir bilim kolu olarak nitelendirildiği daha iyi anlaşılmaktadır.

Bugünün toplumlarının problemi gençlik değil, yaşlılıktır. Bütün toplumlarda yaşlılar çoğalmaktadır ve gençlik üzerinde de olumsuz birçok etkileri olmaktadır. Dolayısıyla yaşlılık problemlerine getirilen her çözüm, aynı zamanda gençlerin problemlerine getirilen çözümler olarak değerlendirilmelidir. Bunun başlıca sebebi, toplum dediğimiz sistemin işleyişiyle bağlantılıdır. Yaşlılıkta sosyal güvenlik, yaşlılık öncesi getirilen randımanlarla bağlantılıdır ve “Kuşaklar arası antlaşma” olarak nitelendirilen ilkeye dayanmaktadır. Geriden gelen kuşaklar, önden gidenleri, getirdikleri randımanlarla desteklemektedir. Tabii ki kendilerinden sonra gelecek olanlardan aynı dayanışmayı gösterecekleri beklentisiyle bunu yapmaktadırlar. Bu beklenti azaldıkça veya yerine getirilemeyeceği düşüncesi yaygınlaştıkça, toplumsal sistemin temelinden çatırdama sesleri yükselecektir.

1950’li yıllardan sonra yaşlanma ve yaşlılığı, sadece tıbbi perspektiften ele almanın riskleri kavranmaya başlanmış ve Gerontoloji, disiplinler arası bir bilim kolu olarak kabul edilmiştir. Bundan sonra başlayan yeni süreçte Gerontososyoloji, Gerontopsikoloji, Gerontopsikiyatri gibi çeşitli kollara ayrılmıştır. Gerontolojinin, araştırma ve uygulamalarından kazançlı çıkanların, bu çalışmalara katılarak kazançları çoğaltan verimli bir işbirliğine yöneldikleri ve gerontolojik problemlere ortak çözümler arama düşüncesinin yaygınlaştığı dünyaya yabancı kalamayız. 

Bugün demografik yaşlanma denildiğinde, bununla kendisini bağdaştıran bilim insanları sadece Sosyoloji, Tıp ve Psikoloji alanlarında görev yapanlarla sınırlı kalmamaktadır. Aksine ekonomistler, mühendisler, mimarlar, tarihçiler, filozoflar, antropologlar, hukukçular ve kültür bilimcileri de yaşlanma olgusuna özel bir ilgiyle yanaşmaktadırlar. Yaşlılığa uygun konutlar; mimarları ve inşaat mühendislerini, yaşlılık çalışmalarında gönüllü hizmet sivil toplum örgütlerini, bariyersiz çevre şehir planlamacılarını, yaşlılıkta sosyal güvenlik hukukçuları, gerontolojik çalışmalara ve bu alandaki problemlere çözümler aramaya sevk etmektedir (Bkz. Zippel, Kraus 20033; Klie, Spielberg 19984; Prahl/Schroeter 19965).

Akdeniz Üniversitesi’nde kurulacak ve yakında aktif olarak öğretim verecek olan Gerontoloji Bölümü, Türkiye’nin çehresini belirgin şekilde değiştirecektir. Şimdiye kadar algılanamayan veya fırsat olmadığı için üzerine gidilmeyen birçok problem çözülecektir. Geleceğin Türkiye’sinin kentleri, sokakları, trafiği Gerontoloji sayesinde değişecektir. Türkiye’de yeni bir sayfa açılmıştır. Bunu ancak birlikte doldurabiliriz. Bu yüzden heyecan dolu, bilimler arası yeni bir işbirliğine hazırlıklı olmamız gerekiyor.

Böyle düşünüyor Gerontoloji, bizden söylemesi…


1 - Schimany, P. 2001. “Alter und Altern aus bevölkerungssoziologischer Perspektive. Anmerkungen zur Konzeptualisierung eıner Soyıologıe des Alter(n)s” pp. 81 – 96 edited by G. Backes, W. Clemens, K.R. Schroeter, Leske + Budrich Verlag: Opladen.

2 - T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü, 2002, Ankara.

3 - Zippel, C., Kraus, S. 2003. Soziale Arbeit mit alten Menschen. Sozialarbeit in der Altenhilfe, Geriatrie und Gerontopsychiatrie. Weissensee Verlag: Berlin.

4 - Klie, T., Spielberg, R. 1998. Fürs Alter Sorgen. Grındlagen, Methoden, Standards kommunaler Altenplanung.Forschungs- und Projektbericht 13 der Kontaktstelle für praxisorientierter Forschung e.V. an der Evang. Fachhochschule, Freiburg.

5 - Prahl, H.-W., Schroeter, K.R. 1996. Soziologie des Alterns. Schöningh Verlag: Paderborn, München, Wien, Zürich.

Yayın Tarihi
25.03.2026
Bu makale 30 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!