DUAYEN

Sosyal Devlet

Asrımızda 'sosyal' kelimesi en çok kullanılan kavramlardan biri hâline gelmiştir. Sosyalist, sosyoekonomik, sosyal yaşam, sosyal medya, sosyal güvenlik gibi onlarca kavram günlük hayatımızın içindedir. Ben bu yazımda, sosyal devletin nasıl olması gerektiği üzerinde durmak istiyorum.

Asrımızda 'sosyal' kelimesi en çok kullanılan kavramlardan biri hâline gelmiştir. Sosyalist, sosyoekonomik, sosyal yaşam, sosyal medya, sosyal güvenlik gibi onlarca kavram günlük hayatımızın içindedir. Ben bu yazımda, sosyal devletin nasıl olması gerektiği üzerinde durmak istiyorum.

Bana göre sosyal devlet anlayışının merkezinde insan vardır. İnsan bedeni, onuru ve manevi varlığı kutsaldır. Hiçbir yönetim bunlara zarar veremez, bunları aşağılayamaz.

Peki bu nasıl sağlanacaktır? Devlet, elindeki gücü vatandaşına karşı şefkatle kullanmalıdır. İnsan suç işlemiş olsa bile işkence görmemeli, aşağılanmamalı ve insan onuruna aykırı muameleye maruz bırakılmamalıdır. Adalet ise evrensel hukuk ilkelerine göre, tarafsız biçimde uygulanmalıdır.

Bunların doğruluğunu hepimiz biliyoruz. Ancak benim asıl üzerinde durmak istediğim konu sosyal devletin ekonomik yönüdür. Ekonomiyi yöneten, para basan, vergileri toplayan, kamu harcamalarını belirleyen ve ücret politikalarını oluşturan devlettir.

Bugün emekli maaşlarının yaklaşık 23–28 bin TL düzeyinde olduğu bir ortamda, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 35.759 TL, yoksulluk sınırının ise 116.478 TL olarak hesaplanması dikkat çekicidir. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyetinin 46.248 TL olduğu belirtilirken, mevcut asgari ücret de açlık sınırının gerisinde kalmaktadır.

Gelir dağılımındaki dengesizlik de tabloyu ağırlaştırmaktadır. Toplumun küçük bir kesimi yüksek gelir seviyesinde yaşarken, geniş bir kesim geçim sıkıntısıyla mücadele etmektedir.

Bu durumda sosyal devlet ne yapmalıdır? Yılda yalnızca bir kez ve enflasyon oranına göre maaş artışı yapmak yeterli değildir. Açlık sınırının altında gelire sahip vatandaşların insanca yaşayabilecekleri bir düzeye ulaştırılması sosyal devlet ilkesinin doğal sonucudur.

Bu mümkün müdür? Bana göre doğru planlama, tasarruf ve kaynakların önceliklere göre kullanılmasıyla mümkündür.  Sosyal Devlet vatandaşlarını yaşatmak için açlık sınırı  miktarını; ücret olarak, maaşı açlık sınırı altında olan herkese seyyanen vermelidir. Tabii, asıl sorun ekonomiyi düzelterek, insanları bu duruma düşürmemektir.

Gerçek sosyal devlet, vatandaşını yalnızca hayatta tutan değil, ona insan onuruna yakışır bir yaşam sağlayan devlettir. Bunun gereğini yerine getirmek ise yönetenlerin en temel sorumluluğudur.

Yayın Tarihi
11.07.2026
Bu makale 72 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!