DUAYEN

Fark Etmeden Kaybettiklerimiz

Geçen hafta Antalya’nın tren projesinin nasıl yok edildiğini yazmıştım. Bu hafta ise Antalya’nın nasıl enerji kaybettiğini ele almak istiyorum. Peki bunlar olmasa ne olur? Türkiye batar mı?  Elbette hayır. Hayat yine devam eder. Hatta çoğu insan bu kayıpları fark etmez bile.

Ama işin tehlikesi de tam burada başlar.

Hani meşhur bir deney vardır: Kurbağayı kaynar suya atarsanız hemen sıçrayıp çıkar. Ama ılık suya koyup yavaş yavaş ısıtırsanız, tehlikeyi fark etmez… ve sonunda haşlanır. 

Bizim durumumuz da ne yazık ki buna benziyor.

Gün gelir, küçücük ülkelerin ekonomide, teknolojide, sanatta nasıl ileri gittiğini; bizim ise yerimizde saydığımızı görürüz.

Bugün karşımızda iki büyük tehdit var: Enerji ve su.

Fosil yakıtlar yalnızca havayı kirletmekle kalmıyor; aynı zamanda dünyayı ısıtarak iklim krizini derinleştiriyor. 

Bu gidişatın sonu iyi değil. Ama kimsenin de umurunda değil. 

Herkes malını satmanın, günü kurtarmanın peşinde.

Su ise hava gibi…  Olmazsa hayat da olmaz.

İklim değişikliği nedeniyle yağışlar azalıyor. Biz ise mevcut suyu hoyratça tüketiyoruz. 

Bir gün bir damla suya muhtaç kalırsak, iş işten geçmiş olacak.

Fark Etmeden Kaybettiklerimiz

Yıllardır yazıyorum:  Konutlarda güneş enerjisi kullanımı artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Bugün konutlar, toplam enerji tüketiminin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın getirdiği düzenlemeye göre;  2000 m² üzeri konutlarda enerjinin en az %10’unun yenilenebilir kaynaklardan sağlanması gerekiyor.

Doğru bir adım…  Ama yeterli mi? Kesinlikle hayır.

Mimari tasarımda yapılacak akıllı düzenlemelerle, bir konutun enerji ihtiyacının %100’ünü karşılamak mümkündür.

Burada insanın aklına şu soru geliyor:  Acaba “enerji şirketleri zarar görmesin” diye mi bu sınır düşük tutuluyor?

Öte yandan, tarım alanlarına ve meralara kurulan dev güneş tarlalarının da ayrı bir sorun olduğunu düşünüyorum. Enerji üretelim derken, toprağı ve gıdayı kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Yani tabiri caizse:  Kaş yapayım derken göz çıkartıyoruz.

Bu söylediklerimin teorik olmadığını göstermek için küçük bir örnek:

1,4 hektarlık bir alanda,  118 konutluk ve yaklaşık 400–450 kişinin yaşayacağı bir mahalle tasarımı yaptım. Bu yerleşimde çatıların tamamı güneş panelleri ile kaplandı.

Sonuç? : Bu büyüklükte bir yerleşimin enerji ihtiyacının tamamına yakını kendi içinde üretilebiliyor. Yani mesele teknoloji değil…  Mesele tercih. Son söz: Bir şey yapılmadığında hemen felaket olmaz.  Ama hiçbir şey yapmamaya devam ederseniz,  felaket kaçınılmaz olur. Asıl tehlike de budur.

Hesaplamalara gelirsek: 4.000 m² panel için “sitenin yıllık elektrik enerjisinin tamamını karşılayabilir” denebilir; ama bunu “büyük olasılıkla” ve bazı şartlarla söylemek daha doğru olur. Antalya için Global Solar Atlas verileri, iyi konumlanmış bir PV sisteminde yıllık üretim potansiyelinin yaklaşık 1.650–1.700 kWh/kWp-yıl düzeyinde olduğunu gösteriyor. Global Solar Atlas ayrıca bu değerin, şebekeye bağlı 1 kWp’lik silikon PV sistemin yıllık elektrik üretim potansiyelini ifade ettiğini belirtir.

Basit bir ön hesap yapalım: Panel alanı: 4.000 m²

Varsayılan panel yoğunluğu: yaklaşık 0,20–0,225 kWp/m²

Tahmini kurulu güç: 800–900 kWp

Yıllık üretim:

800 × 1.650 = 1.320.000 kWh/yıl

900 × 1.700 = 1.530.000 kWh/yıl

Yani kabaca 1,32–1,53 GWh/yıl elektrik üretimi beklenebilir. Antalya’daki bir nokta için resmi güneş atlası verileriyle uyumlu bir hesap budur.

Bunu 118 daireye bölersek: Daire başına düşen yıllık üretim: yaklaşık11.200 – 13.000 kWh/yıl. Bu oldukça yüksek bir değerdir. Bu nedenle: dairelerde elektrikli ısınma yoksa, merkezi büyük yükler sınırlıysa, elektrikli araç şarjı yoğun değilse, paneller gölgelenmiyorsa, inverter, kablolama ve sıcaklık kayıpları makul düzeydeyse, 4.000 m² panelin sitenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılaması mümkündür, hatta güçlü bir ihtimaldir.

Not: hesaplar Chat GPT

Yayın Tarihi
04.04.2026
Bu makale 60 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!