DUAYEN

Her Millet Layık Olduğu Şekilde Yönetilir

Sanırım Montesquieu’ya ait olan “Her millet layık olduğu şekilde yönetilir.” sözü, 18. yüzyılın başlarında söylenmişti. Aradan üç asır geçmiş olmasına rağmen hâlâ güncelliğini koruyor. Yine de Türkiye’de yaşanan gelişmeleri izlerken zaman zaman şaşkınlığımı gizleyemiyorum.

Sanırım Montesquieu’ya ait olan “Her millet layık olduğu şekilde yönetilir.” sözü, 18. yüzyılın başlarında söylenmişti. Aradan üç asır geçmiş olmasına rağmen hâlâ güncelliğini koruyor. Yine de Türkiye’de yaşanan gelişmeleri izlerken zaman zaman şaşkınlığımı gizleyemiyorum.

Bugünkü tabloya bakıldığında iktidardaki AKP’nin, attığı birçok adımla Cumhuriyetin temel niteliklerini değiştirmeyi hedeflediği yönünde ciddi tartışmalar yaşanıyor. Kimileri bunu laiklikten uzaklaşma, kimileri ise farklı bir yönetim anlayışına geçiş çabası olarak görüyor. Buna karşılık CHP ise laik, demokratik ve hukuk devleti ilkesini savunduğunu ifade ediyor. Son sözü ise her zaman olduğu gibi sandıkta millet söyleyecek.

Uzun yıllardır iktidarın en güçlü rakibi CHP olarak görülüyordu. Son dönemde yaşanan gelişmeler ise partiyi kendi içinde tartışmalı bir sürecin içine sürükledi. “Mutlak butlan” tartışmaları, kurultay polemikleri ve parti içi çekişmeler kamuoyunun gündemine oturdu. Bir kesim yeni bir siyasi oluşumun gerekli olduğunu savunurken, diğerleri mücadelenin parti içinde verilmesi gerektiğini düşünüyor.

Gazeteci Yılmaz Özdil de geçtiğimiz günlerde yeni parti kurmanın muhalefeti daha da zayıflatacağını örneklerle anlattı. Öte yandan Sayın Kılıçdaroğlu’nun parti içindeki bazı uygulamaları da eleştiriliyor. Görünen o ki, muhalefetin yaşadığı her iç tartışma en çok iktidarın işine yarıyor.

Bu süreçte birçok CHP’li siyasetçi hakkında yargı süreçleri işletildi, bazıları tutuklandı. Bunun yanında, daha önce sert eleştiriler yönelten kimi siyasetçilerin kısa süre sonra iktidar saflarına geçmesi de toplumun dikkatinden kaçmadı. Siyasette görüş değiştirmenin elbette mümkün olduğu söylenebilir; ancak bu kadar kısa sürede yaşanan dönüşümlerin seçmende soru işaretleri oluşturduğu da inkâr edilemez.

Bütün bunlara rağmen iktidarın bir dönem daha seçimi kazanabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Oysa milyonlarca emekli ve asgari ücretlinin geçim sıkıntısı yaşadığı, enflasyonun uzun süredir yüksek seyrettiği, işsizliğin önemli bir sorun olmaya devam ettiği, eğitim ve sağlık sistemlerinin yoğun eleştiriler aldığı bir ortamdan söz ediyoruz. İsraf tartışmaları ise hiç gündemden düşmüyor.

Devletin güvenlik güçlerinin kamu düzenini sağlaması elbette görevidir. Ancak demokratik toplumlarda güvenlik kadar temel hak ve özgürlüklerin korunması da önemlidir. Bu nedenle zaman zaman uygulanan sert güvenlik tedbirleri kamuoyunda farklı değerlendirmelere yol açmaktadır.

Bütün bu gelişmeler karşısında insan ister istemez Montesquieu’nün o meşhur sözünü yeniden düşünüyor.

Bu sözü acaba şu şekilde değiştirmek mi gerekir?

“Her millet kurnaz iktidarın kurguladığı gibi yönetilir.”

Bir de işin mizahi tarafı var…

Sandıktan medet umanlara, sanırım seçim sandığı konuşabilse şöyle derdi:

“Beni suçlamayın; ben sadece içine attığınız oyları barındırıyorum.”

Yayın Tarihi
27.06.2026
Bu makale 120 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!