DUAYEN

Güneş Enerjisi

Gazetelerden öğrendiğimize göre; yap-işlet-devret modeliyle, Suudi Arabistan ortaklı iki büyük güneş enerji santralı, Sivas ve Karaman çevresinde yapılacakmış.

Gazetelerden öğrendiğimize göre; yap-işlet-devret modeliyle, Suudi Arabistan ortaklı iki büyük güneş enerji santralı, Sivas ve Karaman çevresinde yapılacakmış. Santralların büyüklüğü açıklanmadı ama anlaşmanın 30 yıl süreceği, arsaların bedava olacağı, santral çevresinde 500 metre yarıçaplı yapı yasağı getirileceği, çeşitli gümrük muafiyetleri tanınacağı ve elektrik fiyatlarının da önceden belirlendiği söyleniyor. Yaklaşık 6 milyar avroluk bir yatırım öngörülüyormuş. Alım garantisinin boyutu ise henüz açıklanmadı. Ancak geçmiş örnekleri görünce, bunun da klasik “garanti ödemeli” projelerden biri olacağını tahmin etmek zor değil.

Takip edenler bilir; ben yıllardır güneş enerjisi konusunda düşünüyor ve yazıyorum. Güneşi bu kadar bol olan bir ülkenin, güneş enerjisinden yeterince yararlanmamasını büyük bir eksiklik olarak görüyorum. Özellikle kentsel dönüşüm projelerinde bina çatılarının enerji üretimine ayrılması gerekirdi. Eğer yıllar önce imar mevzuatına, Almanya ve Japonya’daki örneklerde olduğu gibi, belirli büyüklükteki yapılarda güneş paneli zorunluluğu getirilmiş olsaydı; bugün Türkiye birkaç büyük enerji santralına eşdeğer üretimi çoktan elde etmiş olurdu.

Ben bazı projelerde daire başına yaklaşık 33 m² güneş paneli yerleştirmeyi başardım. Görseldeki örnekte 1,4 hektarlık bir alanda, 118 dairelik bir yerleşimde yaklaşık 4000 m² panel alanı elde edilebiliyor. Bu ölçekte bir uygulama yalnızca ortak alanların değil, konutların önemli bir kısmının enerji ihtiyacını da karşılayabilir.

Türkiye’de yılda yaklaşık bir milyon konut yapıldığı söyleniyor. Eğer her konuta ortalama 33 m² panel yerleştirilebilirse ve bunun yılda yaklaşık 7425 kWh enerji ürettiğini kabul edersek, ortaya devasa bir rakam çıkıyor. Bu üretim, birkaç büyük termik santralın yıllık üretimine yaklaşabilecek seviyededir. Üstelik bunun için ne kömür ocakları açmaya ne de verimli tarım arazilerini yok etmeye ihtiyaç vardır.

Bugün termik santralların çevreye verdiği zararları artık herkes biliyor. Kömür için yapılan istimlakler; ormanları, meraları ve tarım alanlarını yok ediyor. İnsanlar doğdukları köylerden uzaklaştırılıyor. Doğa geri dönülmez biçimde tahrip ediliyor. Oysa çatılardaki güneş panelleri için yeni arazi işgaline gerek yoktur. Zaten mevcut olan yapı stokunu kullanırsınız. Kent aynı kenttir ama artık enerji de üretmektedir.

İşin ilginç tarafı şu: Biz hâlâ devasa enerji yatırımlarını çorak arazilere, ovalara ve dağlara kurmaya çalışıyoruz. Oysa şehirlerin üzerinde milyonlarca metrekare boş çatı yüzeyi yatıyor. Bunları değerlendirmek yerine yeni alanlar feda ediyoruz.

Suudi Arabistan ortaklı projelere gelirsek… Burada da geniş alanlar enerji sahasına dönüşecek. Yine tarlalar, meralar, doğal alanlar kullanılacak. “Alım garantisi” sayesinde yatırımcı büyük ölçüde riskten korunacak ve en çok kâr edeni olacaktır. Bedelini ise uzun vadede toplum ödeyecek.

Bir türlü anlayamıyorum:



Ya biz güneşi değerlendirmeyi bilmiyoruz…

Ya da bu işlerin başka hesapları var.

Güneş Enerjisi

Yayın Tarihi
16.05.2026
Bu makale 50 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!