Bazı insanlar vardır…
Hayatını anlatırken kelimeler kifayetsiz kalır.
Çünkü onların hikâyesi; yalnızca bir insanın değil, bir milletin hafızasının özetidir.
Benim anam da öyle bir Anadolu kadınıdır…
Mardin’de doğmuş, Türkçeyi sonradan öğrenmiş, hayatı yoklukla, sabırla ve dua ile yoğrulmuş bir Cumhuriyet kadını…
Ama onun en büyük diploması; çektiği çileler, büyüttüğü evlatlar ve vatanına duyduğu sadakatti.
Bugün Anneler Günü’nde düşündüğümde, aslında annelerin sadece çocuk büyütmediğini daha iyi anlıyorum.
Onlar; bir toplumun karakterini, vicdanını ve geleceğini inşa ediyor.
Benim anamın okuma yazması yoktu…
Ama hayatı okuyordu.
İnsanı okuyordu.
Vatan sevgisini biliyordu.
Devletin ne demek olduğunu hissediyordu.
Onun en büyük hayali; çocuklarının okumasıydı.
Sürekli bizlere şunu tembih ederdi:
“Okuyun… Devlete millete faydalı insanlar olun.”
Belki elinde diploma yoktu…
Ama aslında o, hayat üniversitesinin en büyük hocalarından biriydi.
Rahmetli babamla birlikte Erzurum’un çetin kışlarında adeta hayat mücadelesi verdiler.
Babam, dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in makam aracını kullanmış bir askerdi.
Ve anam…
Bir eş olmanın ötesinde, adeta vatan görevine omuz veren görünmez bir neferdi.
Bazen insanlar tarihi yalnızca generallerin, siyasetçilerin ya da büyük makam sahiplerinin yazdığını sanır.
Hayır…
Bu ülkenin gerçek tarihi;
Erzurum’un ayazında eşinin yanında dimdik duran,
Yokluk içinde çocuklarını okutmaya çalışan,
Kendi öğrenemediği dili evlatları öğrensin diye mücadele eden Anadolu annelerinin ellerinde yazılmıştır.
Anam hâlâ Erzurum’u anlatırken duygulanır.
Yöre insanının kendilerine kıt kanaat imkânlarla nasıl destek olduğunu anlatırken gözleri dolar.
Çünkü Anadolu insanı bazen bir tas çorbayla, bazen bir sıcak selamla, bazen de “yalnız değilsiniz” diyerek birbirinin hayatına dokunur.
İşte bu yüzden anneler yalnızca aileyi değil, toplumu da ayakta tutar.
Anne…
Öyle büyük bir makamdır ki;
Bir milletin kaderi çoğu zaman onların sessiz fedakârlıklarıyla şekillenir.
Bir anne; bazen öğretmendir, bazen doktordur, bazen psikolog, bazen asker, bazen de gecenin en karanlık anında evladının başında dua eden görünmez bir kahramandır.
Ve çoğu zaman hiçbir karşılık beklemez.
Bugün modern dünyanın gürültüsü içinde belki de en çok unuttuğumuz şey budur:
Bir toplumun gerçek gücü; annelerine verdiği değerle ölçülür.
Ben bugün dönüp baktığımda şunu görüyorum:
Bizlerin aldığı eğitimde, kurduğu hayallerde, verdiği mücadelede;
Bir Anadolu kadınının duası, emeği ve gözyaşı vardır.
Bu yüzden Anneler Günü sadece bir kutlama günü değildir.
Aynı zamanda bir vefa günüdür.
Başta benim anam olmak üzere;
Yoklukla savaşan, evlatlarını okutmak için ömrünü tüketen, dualarıyla ailelerini ayakta tutan tüm Cumhuriyet kadınlarının ellerinden saygıyla öpüyorum.
İyi ki varsınız…
Çünkü sizler yalnızca çocuk büyütmediniz;
Bir milletin geleceğini büyüttünüz.
https://www.youtube.com/watch?v=xRFuJE46SPc&list=RDxRFuJE46SPc&start_radio=1
#Mardin #Erzurum #Antalya #Gaziantep