21 Eylül 2026 tarihinde, 83 yaşında hayata veda eden Özfatura; sadece eski bir belediye başkanı değil, Türkiye’de yerel yönetim anlayışının şekillenmeye başladığı önemli bir dönemin tanıklarından ve aktörlerinden biriydi. Ülke gündeminin yoğunluğu ve siyasetin kirli tartışmaları arasında son yolculuğuna sessizce uğurlandı.
1943 yılında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Maliye Bakanlığı’nda hesap uzmanlığı yaptı. Yani İzmir’de büyükşehir belediye başkanlığına geldiğinde arkasında yalnızca siyasi bir kimlik değil; devlet tecrübesi, mali disiplin ve kamu yönetimi birikimi de vardı.
Burhan Özfatura, 25 Mart 1984 seçimlerinde İzmir’de belediye başkanlığına seçildi. 1984-1989 ve daha sonra 1994-1999 yılları arasında iki dönem İzmir’i yönetti. O yıllarda önünde hazır ve kusursuz işleyen bir büyükşehir modeli yoktu. Onun döneminde İzmir’in nazım imar planı üzerinde çalışmalar yapıldı, dar ve sabit gelirliler için toplu konut alanları açıldı; altyapının koordinasyonu için AYKOME, ulaşım için UKOME oluşturuldu.
Körfezin temizlenmesini hedefleyen Büyük Kanal Projesi, Meles projeleri, ulaşım mastır planı, köprülü kavşaklar, çok katlı otoparklar, çevre ve atık yönetimine ilişkin çalışmalar belediyecilik gündeminde önemli yer tuttu. İkinci döneminde ise toplu konut, “Büyük Kanal”, raylı sistem ve imar planı çalışmaları devam etti.
Ve bugün görüyoruz ki bazı projelerin değeri seçim dönemleriyle değil, şehirlerin onlarca yıllık gelişimiyle anlaşılır.
“Bunlar belediye başkanının asli görevleridir” denilebilir. Elbette bunların tamamı belediyenin görevidir. Lakin belediye başkanı aynı zamanda bugünü yönetirken, şehrin yarınını planlayan insandır. Belediye başkanı; şehrin yirmi, otuz, hatta elli yıl sonra karşılaşacağı sorunları görebilmeli ve ona göre stratejik planlar hazırlamalıdır.
“Benden önce başladı, yapmam.” “Rakibimin projesiydi, durdurayım.” “Benim adım yazmayacaksa ilgilenmem” gibi sözler Özfatura’nın lügatinde hiç yer almadı. Bu anlayışların bedelini kişilerin değil, şehirlerin ödediğini en iyi bilenlerden birisiydi.
Burhan Özfatura farklı dönemlerde farklı siyasi şartların içerisinde görev yaptı. Ama bugün onun ardından kimse kötü konuşmaz, konuşamaz. Bazı yöneticiler görevdeyken çok konuşulur, görevden ayrılınca unutulur. Bazıları ise makamdan ayrıldıktan yıllar sonra bile eserleriyle, fikirleriyle ve yönetim anlayışlarıyla hatırlanır.
Burhan Özfatura, fikirleri ve omurgalı duruşu ile İzmir siyasetinden adından hep söz ettirdi. Onun vefatı, sadece İzmir için değil, Türk yerel yönetim tarihi açısından da üzerinde düşünülmesi gereken bir kayıptır. Çünkü Özfatura denildiğinde benim aklıma öncelikle; dürüstlük, vatanseverlik, mali disiplin ve hizmet anlayışındaki tarafsızlık gelir.
Burhan Özfatura; devletin parası diye sahipsiz bir para yoktur, o para milletindir. Vatandaşın ödediği vergiden, esnafın kazancından, işçinin emeğinden oluşmaktadır. Dolayısıyla kamu yöneticisinin temel görevlerinden biri, kendisine emanet edilen kaynağı emanet bilinciyle kullanmaktır” derdi.
Bütçeyi biliyordu. Denetimi biliyordu. Kamu parasının hesabının verilmesi gerektiğini biliyordu. Bugün belediyeciliği tartışırken üzerinde durmamız gereken temel konulardan biri de budur: Bir belediye ne kadar para harcadığıyla değil, milletin parasını ne kadar doğru ve verimli kullandığıyla değerlendirilmelidir.
Burhan Özfatura; gereksiz makam harcaması yapan bir belediye başkanı hiç olmadı. “İtibardan tasarruf olmaz” gibi yanlış bir anlayışa sahip olmadı. İnançlı ve samimi bir Müslüman, iyi bir aile babası olduğu için israfı haram ve hizmetin ana düşmanı gören bir zihniyetin temsilcisiydi. Hiçbir zaman şatafat, lüks ve gösteriş içerisinde yaşamadı.
“Gösteriş için kullanılan kaynak, vatandaşa götürülemeyen hizmettir. Bu nedenle kamuda tasarruf sadece ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur” anlayışına sahip olan Özfatura; yeri kolay doldurulamayacak bir yerel yönetimler duayeni idi. Ama her zaman olduğu gibi kıymetlerimizin değerini kaybedince anlıyoruz.
Burhan Özfatura’yı 1984 yılında belediye başkanı seçildiğinde tanıdım. O yıllarda görev yaptığım İzmir’de çalışma ekibinden çoğu arkadaşımdı. O nedenle çalışmalarını yakinen takip ettim. Kendisi ile birebir sohbet etme imkânım oldu. Daha sonraki yıllarda abi-kardeş ilişkimiz devam etti. “Her telefon edişimde, hatırını sorduğum anda “Allah akıbetini hayırlı etsin” cümlesini kullanırdı. O kadar dürüsttü ki belediye başkanlığı bittiğinde ofis kirasını ödemekte bile zorlandığını biliyorum.
AKP’nin kurulacağı yıllarda, Erdoğan’la olan muhabbeti nedeni ile “Ege Bölgesi Koordinatörü” gibi çalıştı ve vatandaşı organize etti. Sonra birden çekildi. Tüm ısrarlarımıza rağmen, gerçek nedenini söylemedi. Ömrünün sonuna kadar iktidara muhalif oldu. “Bunların gidişatı tehlikeli, bu ekip gelecekte ülkeye büyük zarar verecek” dediğini ortak dostlardan duydum. Yapılan fon vurgunundan sonra söyledikleri daha iyi anlaşıldı.
Burhan Özfatura; benim için bir yerel yöneticiden öte bir ağabey, örnek bir aile babası, iyi bir devlet adamı idi. Narkotik Şube Müdürü olduğum dönemde İzmir’de giderek artan uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele konusunda maddi manevi desteklerini hiç eksik etmedi. Birçok sosyal sorumluluk projemizi üstlendi. Ne zaman arasam, randevu almam 2-3 günü geçmez, uyuşturucu madde konusunda hassasiyetini saklamazdı.
Şimdilerde yeni Burhan Özfatura gibi yöneticiler kaldı mı? Kaldı ise sayıları o kadar az ki… Şimdikilerin adı rüşvet, yolsuzluk, fuhuş, kara para aklama, nepotizm gibi akla hayale gelmeyen ahlaksızlıklarla anılıyor. Burhan Özfatura iki dönem belediye başkanı olarak görev yaptı. Adı ne akçeli işlerle ne de ahlaksızlıkla anılmadı. Rakipleri bile onun dürüst ve yapıcı siyasetine hayrandı.
Bu dünyadan bir Burhan Özfatura gelip geçti.
Ruhun şad mekânın cennet olsun Burhan Abi.
GÜNÜN SÖZÜ “Şehirler, onları yönetenleri değil; kendilerine değer katanları hatırlar. Burhan Özfatura da İzmir’in hafızasında bu yönüyle yer alan isimlerdendir.”