CESUR KALEM

Bu Ülke Nasıl Düzelir?

Türk halkı son yıllarda zor zamanlardan geçiyor. İktidarın nimet ve fırsatlarından yararlananların dışında halinden memnun olan neredeyse yok gibi. Zira ülkede işler düzgün gitmiyor.

Toplum olarak bu zorlu süreci atlatacağımıza dair bir ümit de görülmüyor. Ve sıkça şu soruyu soruyoruz:

“Bu ülke nasıl düzelir?” ya da “Ne olacak bu memleketin hali?”

Ülkeyi ekonomik yönden ayağa kaldıracak, demokrasi ve hukuku tesis edecek, özgürlüklerin alanını genişletecek, yoksulluğu ve yolsuzluğu ortadan kaldıracak bir sihirli reçete var mı?

Bu ülkenin bu hale gelmesinde kimi CB Tayyip Erdoğan’ı kimi kapitalist ekonomik modelini kimi de halka gerekli güveni ve inancı vermeyen muhalefeti suçluyor!

Oysa ne bir kurtarıcı ne ekonomik model ne de kısa vadeli yapılacak hamleler ülkenin sorunlarına çare olmaz. Zira sorunlarımızı çözecek sihirli bir reçete olmadığı gibi kutsanmış bir lider de yoktur.

Bu ülke tüm eksiklik ve sorunlarına rağmen bu kadar kötü yönetilmemiş; yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar bu kadar zirve yapmamıştı. Yıllardır tek bir kişinin kararı ve sloganlarla ayakta durmaya çalışıyoruz. Sonuç: halimiz şekil (A) da görüldüğü gibi.

Gelişmiş ülkelerde birey güçlüdür. Bireyin hak, hukuk ve adalet duygusunu zedeleyecek adımları, seçilenler atamaz! Peki, bireyi güçlü kılan nedir? Birey, kendiliğinden güçlü hale gelmez, bireyi güçlü kılan içinde yaşadığı sistemdir. Ne yönetilenler ne de yönetenler keyfi hareket edemez.

Sistem nasıl ayakta kalır?

Temel hak ve özgürlüklerin hukuki zeminde teminat altına alındığı, demokratik kuralların tüm ilke ve değerleri ile işletildiği ülkelerde sistem; tüm kesimlerin haklarını korur.

Bir insan yaşadığı ülkede kendisini güvende hissetmiyorsa… Yazmaktan ve konuşmaktan korkuyorsa… Geleceğinden emin değilse…Tenceresinde et yerine dert kaynıyorsa… En önemlisi de baskı ve korku ikliminin sarmalında ise ne üretken olabilir ne de yaratıcı. Zira Hür bireyler hür toplumları… Hür toplumlar medeniyetleri doğurur.

İçine kapanan, vasat ve heyecanını kaybeden bireylerin oluşturduğu toplumlarda siz hiç icat yapıldığını, yeni bir teknoloji geliştirildiğini gördünüz mü?

Ülkede son 20 yıldır geriye giden bir unsur da eğitimdir. Eğitim denilince iktidarın aklına okul açmak ya da diploma dağıtmak geliyor. Her ilde üniversite var da eğitim çağ mı atladı?

Eğitim sistemi; araştırma, düşünme ve sorgulama yeteneklerinin gelişmesine katkı vereceği yerde, biat ve sadakati öne çıkarıyor. Eleştirel düşünmeyi ortadan kaldıran eğitim sistemi; bilimi dışlayan, aklı önemsemeyen bir toplum yaratılmasına çanak tutuyor.

Şimdi soruyorum: İlmi ve bilimi ikinci plana iten, aklı ile değil de duyguları ile hareket eden bir neslin oluşturduğu toplum;

Bilgi çağında kiminle rekabet edecek?

Değişim, gelişim ve dönüşüm ancak hukuk ve adalet ile gerçekleşir. Hukukun ve demokrasinin olmadığı veya tam olarak yeşermediği ülkeye ne yatırım gelir ne de para…Onun için dışarda el kapılarında kredi arar, içerde ise çalışan ve emeklinin hakkını gasp edersiniz!

Sistem…Sistem…Sistem dedik ya.  Sistem; kurallara göre işler. Sistemin daha doğrusu sistemsizliğin kişilere göre işlediği ülkelerde “ehliyet ve liyakat” ilkesi de yoktur. Eş, dost, akraba önemli makamlara atanır, “Yağma Hasan’ın Böreği” misali herkes devlet imkanlarını yağmalar.

Kurumların işlevsiz kaldığı, kuralların işlemediği, karar alma süreçlerinin bozulduğu ve keyfiliğin arttığı dönemlerde “devlet aklı” zayıflar. Ve millet, ülkenin bekası için “aksakallı” efsanesinden medet umar!

Siz hiç hukukun işlemediği güçlü bir ülke gördünüz mü? Onlar kısa-orta uzun vade planlar yaparlar, kurumsal kapasiteye önem vererek rasyonel politikalar geliştirirler.

Zengin ama hukuk ve demokrasiden nasibini almamış Arap ülkelerinin hali ise ortada. Her biri emperyalist ülkelerin kuklası konumuna getirilmiş. Bir de onlara benzemeye çalışıyoruz ya…Kıl oluyorum Abi!

Mesele; Demokratik Değişim Hareketi Sözcüsü Rubil Gökdemir’in ifadesiyle; insanı merkeze alan, hukukla güvence altına alınmış, bilimle beslenen, adaletle dengelenmiş ve liyakatle işleyen bir sistem kurabilmektir.

Bu kolay mıdır?

Bu iktidarla zor görünüyor.

Yayın Tarihi
24.01.2026
Bu makale 206 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!