CESUR KALEM

İç Cephe Tahkimi Bir Zorunluluktur! (I)

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adım adım ördüğü, MHP lideri Bahçeli’nin hemen sahip çıkıp ilk çıkışını yaptığı “İç cephe tahkimi konusu aradan belirli bir zaman geçmesine rağmen, gündemdeki yerini koruyor. İç cepheyi tahkim, içerisinde yeni bir dönemin kodlarını mı barındırıyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan “iç cephe” ile ilgili; “Şimdiye kadar nice zorluğun, oyunun nasıl üstesinden gelindiyse, çok daha fazlasının başarılacağına yürekten inanıyorum. Bunun için tek yapmamız gereken iç cephemizi sağlam tutmaktır. Milletlerin hayatında ekonomik sıkıntılar olur.

Siyasette tansiyon, zaman zaman yükselebilir. Toplum kesimleri arasında anlaşmazlık yaşanabilir. Rekabet, sosyal, siyasal ve ekonomik hayatın olmazsa olmazıdır. 85 milyonun her konuda aynı fikirde olmasını beklemek gerçekçi değildir, doğru da değildir” demişti.

“İç cephe bizi biz yapan değerlerdir” diyen Erdoğan; İç cepheyi Türklerin ütopyası, ideali ve amacı olan “Kızıl Elma” kavramına benzetti. Türk milliyetçiliğinin önemli sembollerinden olan Kızıl Elma, kimi zaman bir devlet kurma idealini, kimi zaman cihan hakimiyeti idealini, kimi zaman da Türk birliği idealini ifade etmiştir.

“Biz aynı şeye sevinme, bunun yanında aynı şeye üzülme, aynı şiirde duygulanma, aynı marşta göğsümüzün kabarabilmesi halini hep birlikte yaşamalıyız. Bütün bunlarla beraber iç cephe hedeflerimiz, bizim Kızıl Elmamızdır.

Bizi o hedeflerden vazgeçirmeye, bizi yılgınlığa düşürmeye, bizi usandırıp umutsuzluk girdabına sürüklemeye çalışanlar, işte o iç cepheyi hedef alıyor. Biz o iç cepheyi çökerttirmeyiz. Orada çok kararlıyız...”

Bu sözler söylemde kalmaması halinde her vatansever Türk vatandaşının benimsediği ve altına imza koyacağı sözlerdir. Siyasi başarısını kutuplaştırma üzerine kuran, muhaliflerine her türlü muameleyi hak gören, Cumhurbaşkanı   

Erdoğan; bu sözleri neden söylemiştir?

CB Erdoğan; Filistin, Lübnan ve İran’dan sonra İsrail’in hedefinin Türkiye olacağını bilmektedir. Bu nedenle 'iç cephemizi' sağlam tutmak zorundayız” demektedir. Devletin başı olarak söylemesi gereken sözlerdir. Ancak AKP genel Başkanlığı kimliğine büründüğünde bu sözler unutulmakta, daha sert ve telafisi güç sözlerle muhaliflerini suçlamaktadır.

Meclisin milli meselelerde ve halkın sorunlarının çözümünde uyum içerisinde çalışması, mutabakata varması, karşılıklı saygı ve hoşgörü çerçevesinde tartışma ve istişare yapması halkın da özlemidir. Bu sağlandığı takdirde siyasette görülen gerilim, öfke, hakaret, kavga ortadan kalkacak, bu ortam sokağa da yansıyarak huzur ve güvenliğin kapıları aralanacaktır.

İç cephe…Erdoğan tarafından ilk defa dile getirilen bir kavram değildir. İç cephe kavramı milli mücadele yıllarında Atatürk tarafından dile getirilmiş ve Nutuk’ta yer almıştır. 

Atatürk: “...Asıl olan iç cephedir... Dış cephe sarsılabilir, değişebilir, mağlûp olabilir; fakat bu durum, hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren, iç cephenin çökmesidir… Meclis’in düşünüş biçimi, çalışması, vaziyeti, düşmana ümit verici olmadıkça iç ve dış cephelerimizin yerinden oynamasına olanak ve olasılık yoktur” demiştir.

İç cephe tahkimi söylemini; milli birlik ve beraberliğin sağlanması, sosyal barışın ve hoşgörünün geri gelmesi, hukukun ve adaletin tavizsiz uygulanması, demokrasiye sahip çıkılması olarak algıladık ve birliğimiz adına sevindik. Lakin bu hayalimiz Bahçeli’nin açıklaması ile sona erdi.

Bahçeli: PKK ve Uzantısı DEM’ e yönelik olarak; “Yeni dönemde barış ve kardeşliği tahkim etmeliyiz” ifadelerini kullanırken, geçmişte birlikte yol yürüdüğü dava arkadaşlarına karşı sert söylem ve eylemlerini sürdürüyor. Kendi ailesinde birlik ve beraberliği tesis edemeyenler, toplumda birliği sağlamada nasıl başarılı olacaktır?

Ömrünü milletine ve devletine adayan; Türk birliği ve inancı yolundaki mücadelesiyle gönüllerde eşsiz bir iz bırakan Türk’ün son Başbuğu Alparslan Türkeş’i vefatının yıl dönümünde mezarı başında anmak her Türkün ve sevenlerinin hakkıdır.

Kendi evladı İYİ Parti Adana MV. Ayyüce Türkeş’e bile bu hakkı çok gören, adına “Ülkü Ocaklı” diyen bir grubun Türkeş'in mezarına ambargo uygulaması; kimin emri ve talimatı ile gerçekleşmiştir? Sn. Bahçeli, dilinizden düşürmediğiniz iç cephe tahkimi, sadece PKK’lılar ile mi sınırlandırılmıştır?

Milli birlik, ülkenin bekası, güvenliği açısından tüm vatandaşlarımızın ve siyasetçilerin diyalog içinde ve birbirlerine güven duyacağı bir ortamı yaratmak gerekirken, vatansever insanlara sırf muhalif diye düşman hukukunun uygulanması hayra alamet değildir.

“Lidere sadakat, biat ve kesintisiz itaat…  Farklı görüş ve düşüncede isen “hainlik”, “satılmışlık”, “davaya ihanet” vesaire…” Bu kafayla iç cepheyi tahkim etmek mümkün mü?

Ülke İçerisinde farklı fikirde olabiliriz, tartışır, eleştirebiliriz de…Ama dışarıya karşı milli meselelerde tek bir yürek olma zorunluluğumuz vardır. İçinde bulunduğumuz ortam ve coğrafya bunu gerektirmektedir. Seçime daha 2 yıl var. Bu süreyi sürekli kavga ve gerilim ile geçiremeyiz.

Gelecek yazımızda iç cephe nasıl tahkim edilir? İç cephe tahkiminin olmazsa olmazları… Bu konuyu irdeleyeceğiz.

Yayın Tarihi
04.04.2026
Bu makale 138 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!