CESUR KALEM

Pompada Vergi, Sofrada zam! Bir Akçe de Kılıbıklık Vergisi!

100 liralık motorinin yaklaşık 20 lirası ÖTV ve KDV'den oluşuyor. Bu, Türkiye’de hayat pahalılığının geldiği noktayı gösteren çarpıcı bir örnektir. Geçimini sağlamakta zorlanan halk; daha ne kadar vergi yükü taşıyabilir?

100 liralık motorinin yaklaşık 20 lirası ÖTV ve KDV'den oluşuyor. Bu, Türkiye’de hayat pahalılığının geldiği noktayı gösteren çarpıcı bir örnektir. Geçimini sağlamakta zorlanan halk; daha ne kadar vergi yükü taşıyabilir?

Bu ülkenin vatandaşı, artık yalnızca motorine zam gelmesinden şikâyet etmiyor. İğneden ipliğe her gün zam geliyor. Kolayını da bulmuşlar; “fiyat ayarlaması…” Motorine gelen zammın ekmeğe, sebzeye, ulaşıma, servise, kargoya, üretime ve hizmetlere yansıması söz konusu. Zira motorin pahalanınca hayat daha da pahalanıyor

Devlet elbette vergi toplayacaktır. Vergi olmadan kamu hizmetleri yürütülemez. Herkes vergisini hakkaniyetle ödemek durumundadır. Lakin vatandaşın da bir taşıma kapasitesi vardır. Vatandaşın geliri aynı hızla artmıyorsa, giderleri sürekli yükseliyorsa, üzerine bir de dolaylı vergiler bindiriliyorsa artık mesele sadece "vergi toplamak" değildir.

Mesele vergi adaletidir. Milyon dolar kazananların vergileri bir şekilde silinirken ya da vergi kaçırmalar yapılırken; dar gelirlinin vergi kıskacına sokulması adil değildir.

Bugün Türkiye'de vatandaşın en çok hissettiği vergiler, alışveriş yaparken, elektrik kullanırken, akaryakıt alırken ve günlük hayatını sürdürürken ödediği vergilerdir. Vatandaş gelir vergisini bir şekilde hesaplar. Ama markette ödediği KDV'yi, akaryakıtta ödediği ÖTV ve KDV'yi, aldığı her hizmetin içindeki vergiyi günlük hayatının her aşamasında hisseder. Bir tarafta artan maliyetler... Diğer tarafta azalan alım gücü... Bir tarafta yükselen vergi yükü... Diğer tarafta geçinmekte zorlanan milyonlar... "Bu fiyatlarla nasıl yaşayacağız?"

Vatandaştan sürekli "fedakârlık" isteniyor. Peki kamu yönetimi ne kadar fedakârlık yapıyor? Devleti yönetenler, “itibardan tasarruf olmaz!” diyerek har vurup harman savururken, lüks, şaşa ve şatafat içerisinde yaşamını sürdürürken; vatandaş zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaktan güçlük çekiyor. Nasıl mı? Aracını daha az kullanıyor, daha ucuz ürün arıyor, tatilini erteliyor, çocuğunun ihtiyaçlarını kısıyor, esnaf giderlerini azaltmaya çalışıyor, çiftçi üretim maliyetleri altında eziliyor.

Devletin de aynı hassasiyetle israfı, kamu harcamalarını, verimsizliği ve kaynak kullanımını sorgulaması gerekmiyor mu? Vatandaş kemer sıkıyorsa kamu da kemer sıkmalıdır.

Devleti yönetenler için vergi toplamak en kolay yöntemdir. Zor olanı, devleti yönetenlerin vatandaşı daha fazla vergiye ve zamma mahkûm etmemesidir. Devlet öyle yönetilmelidir ki; üretim artmalı, çiftçinin maliyetleri azaltılmalı, enerji maliyetleri kontrol edilmeli, lojistik ucuzlamalı ve ihracatın önü açılmalıdır. En önemlisi de alım gücünü yükseltmelidir. Geçimini sağlamakta zorlanan vatandaşa “Deli Dumrul” misali vergi salmak, vatandaşın devlete olan güvenini sarsar.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kasaya giren paralarla övünüyor. Lakin Ekonominin başarısı yalnızca kasaya giren vergiyle ölçülmez. Vatandaşın cebinde kalan parayla da ölçülür.

Türkiye'de hayatın maliyeti ağırlaşıyor. Vatandaşın feryadı artık duyulmalıdır. Emekli feryat ediyor. Asgari ücretli feryat ediyor. Çiftçi feryat ediyor. Esnaf feryat ediyor.  Sanayici feryat ediyor. Üretici feryat ediyor. Turizmci feryat ediyor. Ve bütün bu kesimlerin ortak bir cümlesi var:

"Geçinemiyoruz. Yeter Artık! Bıçak Kemiğe Dayandı!” Bu feryada iktidar, verilecek yeni bir zam, yeni bir vergi veya yeni bir fedakârlık ile cevap veriyor. Artık vatandaşın cebine daha fazla el atmanın değil, vatandaşın cebinde daha fazla para bırakmanın yolları aranmalıdır.  

****

100 liralık motorinin 20 lirasının vergi olduğunu sayın bakan söyleyince eski bir vergi hikayesi aklıma geldi!

“Eski zamanlardan birinde padişahın hazinesi boşalmış… Har vurup harman savurmaktan beş para kalmamış koca hazinede…

Padişah, vezirlerini çağırıp “Ne yapacağız?” diye sormuş; Vezirlerden biri, “yine halktan vergi toplayacağız, başka yolu yok sultanım” diye düşüncesini açıklamış… Padişah hem kızgın hem üzgün bir tavırla yanıt vermiş:

–Vergi koymadığımız bir şey mi kaldı a koca vezir; ota da boka da vergi saldık. Hadi bulun vergi koymadık bir şey!..

Divandaki vezirler uzun uzun düşünmüşler, bir türlü işin içinden çıkamamışlar… Sonunda yaşlı bir vezir, “Buldum!” diye bağırmış, padişah merakla “Nedir?” diye sormuş:

–Adı İbiş olandan, başı kel olandan, pazarda horoz satandan, bir de kılıbık olandan 1 akçe vergi alalım!..

Padişahın pek hoşuna gitmiş, emir vermiş, uygulama başlamış… O ülkenin epey uzak bir dağ köyünde yaşayan İbiş isimli vatandaş, bu durumdan habersiz, evin ihtiyaçlarını karşılamak, karısına da bir çift pabuç almak için kümesteki çilli horozu koltuğunun altına alıp, kasabanın pazarına inmiş. Başına gelecek felaketten habersiz!..

Daha pazara varır varmaz besili hayvanı gören bir müşteriyle sıkı bir pazarlığa tutuşup, sonunda 4 akçeye satmış horozunu. Karlı bir satış yapmanın mutluluğu ile yürürken padişahın vergi memuru kesmiş yolunu.

–Horozunu sattın değil mi?

-Evet.

-Ver bakalım 1 akçe horoz satma vergisi!..

İbiş şaşırmış, diklenmiş memura, “Horoz satmanın da vergisi mi olurmuş!” Tartışma uzayınca ahali de toplanmış etraflarına; Kalabalıktan biri seslenmiş:

–İbiş Efendi, boşuna uğraşma bunların elinden kurtulamazsın, öde 1 akçeyi gitsin!..

Memur bunu duyunca “Aha” demiş, “Adı da İbiş'miş, vergi borcu 2 akçeye çıktı!..” İbiş bunu duyunca iyice delirmiş, “İbişlik vergisi de neymiş” diye karşı koymuş, kaçmaya çalışırken takkesi düşüp kel kafası ortaya çıkınca memur gürlemiş:

–Kafası da kel bunun, 1 akçe de kellik vergisi!..

Adamcağız bunun üzerine kendini kaybedip ağlamaya, yalvarmaya başlamış:

–Yapma ağam, ben eve gidince karıma ne derim? Vallahi eve sokmaz, maşayla gelir üstüme!..

Memur, bu kez üzüntülü, sıkıntılı bir sesle son darbeyi vurmuş:

–Birader, sen üstüne bir de kılıbık çıktın, bir akçe de kılıbıklık vergisi!

(HİKÂYE ALINTIDIR)

Yayın Tarihi
19.09.2026
Bu makale 190 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Arama Yap!