Sivil toplum nedir ve hangi özelliklere sahiptir? Sivil toplum kuruluşları nasıl çalışır? Demokrasi ve insan hakları açısından sivil toplumun rolü nedir? Bu soruları bilen ve sorgulayan bir bireyin demokrasi ve hukuk bilinci gelişmiş demektir.
Kapalı toplumlarda lidere, “biat ve sadakat” vardır. Sorgulama ve araştırmanın olmadığı bir zeminde özgür düşünce gelişemez. Kul mu, vatandaş mı olacağız?
Vatandaş bilincinin oluşması için sivil toplumun gelişmesi ve toplumda etkinliğini artırması gerekir.
Sivil toplum; bireylerin hak, hukuk ve adalet arayışlarını, özgürce düşünmeyi ve baskı altında olmadan görüşlerini ifade edebilmelerini ve refahın adil paylaşımının sağlanmasını amaçlar. Batı toplumlarında bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin anayasa ile güvence altına alınması ve korunması için birçok mücadele verilmiş ve çeşitli bedeller ödenmiştir. Bu nedenle demokrasi, özgürlük ve insan hakları gibi temel değerlere ve sivil toplum kuruluşlarına büyük önem verilir.
Sivil toplum, vatandaşların, haklarını korumak, sorunlarını dile getirmek ve kamuoyu oluşturmak amacıyla oluşturdukları örgütlenmelerdir. Günümüzde sivil toplum örgütleri (STK’lar), çeşitli meslek kuruluşları, dernekler, kulüpler ve sendikalar gibi çok farklı alanlarda faaliyet göstermektedir.
Batıda gelişen ve ileri demokrasinin oluşmasına katkı veren sivil toplum kuruluşları (STK’lar), ana hatlarıyla bazı özellikleri bünyesinde barındırırlar. Bunlar:
- Gönüllü kuruluşlardır. Sivil toplumun en önemli özelliklerinden biri, bireylerin özgür iradeleriyle bir araya gelmesidir.
- Sivil toplum, siyasi ve ekonomik güçlerden bağımsız olmalıdır. STK’lar iktidar ya da muhalefetin arka bahçesi olmadan kuruluş amaçlarına uygun işler yaparlarsa millet ve devlet arasında önemli bir köprü görevi üstlenebilirler.
- Sivil toplum, çok çeşitli organizasyonlardan ve sosyal hareketlerden oluşur.
- Sivil toplum, ancak demokratik toplumlarda işler. Sivil toplum, bu anlamda, demokratik bir toplumun temel taşlarından biridir. Otoriter/totaliter rejimlerde sivil toplum ya güdümlü ya da çok zayıftır.
- Amacı, toplumsal fayda sağlamak ve vatandaşların yaşam kalitesini artırmaktır.
- Toplumsal sorunların çözümüne yönelik olarak, genel ve yerel yöneticilere çeşitli önerilerde bulunur, araştırmalar yapar ve bu konuda farkındalık yaratırlar.
Toplumsal sorunlar kar topu gibi giderek büyümekte, iktidar ise bu sorunlara duyarsız kalabilmektedir. Bir birey, bir sorunları dile getirebilir, ancak etkisi olmaz. Sivil toplum örgütleri, insanların ortak amaçlar doğrultusunda örgütlenerek daha büyük bir etki yaratmalarını sağlar. Örneğin, alkol, sigara ve uyuşturucu madde bağımlılığı ile mücadele etmek, her bireyin tek başına yapabileceği bir şey değildir.
Bizde sivil toplum, tarihsel süreç içerisinde siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik nedenlerle gelişmemiştir. Ya da gelişmesi arzu edilmemiştir. Tüm haklar mücadele yerine iktidarlar tarafından lütuf gibi verilmiştir. Halbuki Batı da “Hak verilmez, alınır” diye bir kavram vardır. Bu nedenle, sivil toplumun gücü, bireylerin bir araya gelerek örgütlü hareket etmeleriyle artar ve toplumsal değişimin öncüsü olur.
Son zamanlarda Tüm Kalkınma Girişimci İş İnsanları Derneği (TÜMKİAD) ve etkinliklerini dikkatle takip ediyorum. Donanımlı, birikimli ve genç bir kadroları var. Siyasette başarılmayan “yeni yüz” arayışları gerçekten takdire şayan. İstanbul’da yapılan bir toplantılarına katılarak izleme imkânı da buldum. Okurlarım bilirler ki, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmam, yazılarımı 10 dakikada şipşak yazmam.
TÜMKİAD 2017 yılında İstanbul’da kurulmuş bir dernek. Genel Başkanları Nihat TANRIKULU da genç ve başarılı bir iş insanı. Hitabeti ve konuşma dilini çok iyi kullanması ile dikkat çekiyor. İnsanlara dokunuşu ve mütevaziliği ile göz dolduruyor.
Tanrıkulu, derneğin amacını şu şekilde açıklıyor: “İş Dünyasının yükselen değeri TÜMKİAD; kendine biçtiği misyonla ekonominin lokomotifi İş İnsanlarının sorunlarını çözmek, ulusal ve uluslararası arenada Türkiye'nin İş İnsanlarının önünü açmak, arkasına aldığı üretici, ticaret erbabı ve ihracatçı potansiyeli ile ülkeyi yönetenlere ve yönetmeye talip olanlara ufuk açıcı ve yol gösterici çalışmalar yapmak amacıyla kurulmuştur.
Özellikle yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında ülkemizin en önemli sorunu görülen ekonomiye dinamizm kazandırma ve istihdam oluşturma hedefine yürürken zaman zaman bu oluşumu durdurmak, bir yerlere yamamak isteyenler olsa da derneğimizin karar vericileri siyaset üstü duruşlarını hiç bozmayacaklardır.
Yola çıktıklarını yolda buldukları ile değişmeyecek bir sivil toplum hareketi olarak yoluna hızla devam eden TÜMKİAD; Büyük emekler harcanarak bugünkü kazanımlarını elde etmiştir. Akıllı esnaf; doğru zamanda doğru yatırım yapandır. Modern dünyanın Ahilik hareketi olarak tanımladığımız TÜMKİAD’a iş dünyasının ve esnaf kardeşlerimizin desteğini bekliyoruz. İl ve ilçelerinde TÜMKİAD bayrağını dalgalandırsınlar. Bu amaçla 17 Nisan 2025’teki önemli toplantımıza tüm iş dünyasını, esnaf kardeşlerimizi ve vatandaşlarımızı bekliyoruz.
Sloganımızı “17 Nisan 10 Bin İnsan…” olarak belirledik.” Edebali; “Bireyi yaşat ki devlet yaşasın” diyor. Biz bireylerin hak ve hukukuna önem vererek, bu ülkede refah ve huzurlu yaşamasını sağlamak için yola çıktık. Devlet, vatan ve bayrak düşmanları ile bir araya gelemeyiz. Bizim kırmızı çizgilerimiz bunlardır” ifadelerini kullandı.
TÜMKİAD Nereye Koşuyor?
Yarın devam edeceğiz.