YAŞAM-MAGAZİN

Türk Ceza Muhakemesinin Yaşayan Hafızası: Prof. Dr. Feridun Yenisey

Kanun hazırlama çalışmalarından kolluk eğitimine, üniversite kürsülerinden uluslararası hukuk programlarına uzanan yarım asrı aşkın bir akademik yolculuk…

Kanun hazırlama çalışmalarından kolluk eğitimine, üniversite kürsülerinden uluslararası hukuk programlarına uzanan yarım asrı aşkın bir akademik yolculuk… Bugün 82 yaşına giren Prof. Dr. Feridun Yenisey, Türk ceza ve ceza muhakemesi hukukuna eserleriyle, yetiştirdiği hukukçularla ve hukuk eğitimine kazandırdığı kurumlarla katkı sunmaya devam ediyor.

ANTALYA BUGÜN ÖZEL HABER | Tahsin Babat

Bir hukukçunun ardında bıraktığı iz nasıl ölçülür?

Yazdığı kitaplarla mı? Yetiştirdiği öğrencilerle mi? Hazırlanmasına katkı sunduğu mevzuatla mı? Hâkimlere, savcılara, avukatlara ve kolluk görevlilerine aktardığı bilgiyle mi? Yoksa kendi ülkesinin hukukunu dünyanın farklı hukuk sistemleriyle buluşturabilmesiyle mi?

Prof. Dr. Feridun Yenisey'in yarım asrı aşan akademik hayatına bakıldığında bütün bu soruların aynı biyografide buluştuğu görülüyor.

Bu nedenle onun hikâyesi yalnızca bir profesörün özgeçmişi değil; aynı zamanda Türkiye'nin ceza ve ceza muhakemesi hukukunda son yarım yüzyılda yaşanan değişimlerin önemli bir bölümüne tanıklık etmiş bir hukuk insanının hikâyesi.

1944'TE MUĞLA'DA BAŞLAYAN YOLCULUK

Feridun Yenisey, 17 Eylül 1944'te Muğla'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1970 yılında mezun oldu ve 1971 yılında aynı fakültenin Ceza ve Ceza Usul Hukuku Kürsüsüne asistan olarak atandı.

1978 yılında doktor, 1983 yılında doçent, 1989 yılında profesör unvanını aldı.

1990 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesine geçen Yenisey'in akademik hayatı daha sonraki yıllarda Bahçeşehir Üniversitesinde devam etti.

Ancak yıllar gösterecekti ki Feridun Yenisey'in hukuk yolculuğu tek bir üniversitenin, tek bir kürsünün, hatta Türkiye'nin sınırlarına sığmayacaktı.

HUKUKU KİTAPLARDA BIRAKMAYAN HOCA

Yenisey'in akademik kariyerinin dikkat çeken özelliklerinden biri, teorik hukuk ile uygulama arasındaki ilişkiye verdiği önem oldu.

Kolluk eğitimine yönelik çalışmalarda bulundu; polis okullarında dersler verdi. Ceza muhakemesi, karşılaştırmalı ceza hukuku, insan hakları ve polis hukuku akademik çalışmalarının önemli başlıkları arasında yer aldı.

Ceza muhakemesi açısından bunun özel bir anlamı bulunuyor. Çünkü ceza muhakemesi yalnızca bir suçun nasıl soruşturulacağını ve yargılanacağını belirleyen teknik kurallardan ibaret değildir.

Yakalama, gözaltı, ifade alma, arama ve el koyma, delil, iletişimin denetlenmesi, savunma hakkı ve kanun yolları; aynı zamanda devletin yetkileri ile bireyin temel haklarının karşı karşıya geldiği hassas alanlardır.

Yenisey'in yayınlarına bakıldığında da tam olarak bu kesişim görülüyor. “Mukayeseli Hukukta Arama, İfade Alma ve Hukuka Aykırı Deliller”, “Çapraz Sorgu Teknikleri”, “Ceza Muhakemesi Hukukunda Uzlaşma” ve “Yeni Ceza Adalet Sistemi” gibi çalışmalar bunun örnekleri arasında yer alıyor.

DELİLDEN İLETİŞİMİN DENETLENMESİNE

Yenisey'in bilimsel üretimi kitaplarla da sınırlı kalmadı.

Ceza muhakemesinde hukuka uygun delil, iletişimin denetlenmesi, karşılaştırmalı ceza hukuku, uluslararası ceza hukuku ve polis hukuku gibi doğrudan ceza adaleti uygulamasına temas eden alanlarda çalışmalar yaptı.

Gottfried Plagemann ile Alman Ceza Kanunu üzerine çalışma hazırladı; Alman ceza ve ceza muhakemesi hukukuna ilişkin çeşitli çalışmaların Türk hukuk literatürüne kazandırılmasına katkıda bulundu.

Bu geniş yelpaze, Yenisey'in ceza hukukunu yalnızca kanun maddeleri üzerinden değil; karşılaştırmalı hukuk, insan hakları, kolluk uygulamaları ve ceza muhakemesi kurumlarıyla birlikte ele alan akademik çizgisini gösteriyor.

KANUNLARIN HAZIRLANDIĞI MASALARDA DA VARDI

Prof. Dr. Feridun Yenisey'in akademik kariyerinin önemli başlıklarından biri de Türkiye'nin ceza mevzuatının hazırlanmasına yönelik çalışmalara katılması oldu.

Yenisey'in akademik özgeçmişinde, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu tasarılarının hazırlanmasına ilişkin komisyon çalışmalarında görev aldığı belirtiliyor.

Dolayısıyla Yenisey'i söz konusu kanunların tek başına “hazırlayıcısı” olarak değil, mevzuat hazırlama çalışmalarına bilim insanı olarak katkı sunan akademisyenlerden biri olarak değerlendirmek gerekiyor.

Bu ayrım önemli. Çünkü hukuk sistemlerinin değişimi yalnızca kanun koyucunun değil; akademisyenlerin, uygulamacıların ve farklı hukuk kurumlarının katkılarıyla şekillenen uzun bir sürecin sonucu.

“İSTİNAF FERİDUN”

Feridun Yenisey'in akademik hayatında istinafın özel bir yeri bulunuyor.

Doktora çalışmasının konusu da ceza muhakemesinde kanun yolu olarak istinaftı. İstinaf konusundaki bilimsel çalışmaları sonraki yıllarda da devam etti.

Öyle ki yıllar sonra TBMM Genel Kurulu görüşmelerinde Yenisey'den söz edilirken tutanaklara “İstinaf Feridun” ifadesi yansıdı.

Bu elbette akademik veya resmî bir unvan değil.

Ancak bir bilim insanının onlarca yıl üzerinde çalıştığı bir hukuk kurumuyla adının birlikte anılır hâle gelmesi bakımından dikkat çekici.

Aynı konuşmada Yenisey'in bu alanın “erbabı, ustası” olarak nitelendirilmesi de istinaf konusundaki uzun akademik çalışmalarının bıraktığı izin bir yansıması.

AKADEMİSYENLİĞİN YANINDA AKADEMİK YÖNETİCİ

Yenisey'in akademik hayatı yalnızca ders vermek ve bilimsel yayın üretmekten oluşmadı.

Marmara Üniversitesinde insan hakları, ceza hukuku ve kriminoloji alanındaki araştırma çalışmalarında yöneticilik görevleri üstlendi. Üniversite yönetiminde ve akademik yapılanmalarda da çeşitli sorumluluklar aldı.

Bahçeşehir Üniversitesi döneminde de akademik ve yönetsel görevler üstlendi.

Dolayısıyla Yenisey'in akademik hayatında bilimsel üretimin yanında kurum oluşturma ve akademik yönetim tecrübesi de bulunuyor.

BİR HOCANIN İZİ, YETİŞTİRDİĞİ HUKUKÇULARDA

Akademisyenlik yalnızca ders anlatmak değildir.

Bir sonraki kuşağın hukukçularını ve bilim insanlarını yetiştirmek de akademik hayatın en önemli parçalarından biridir.

Yenisey'in uzun akademik kariyerinin önemli bir bölümü lisans, lisansüstü ve mesleki hukuk eğitimine ayrıldı.

Yönettiği lisansüstü çalışmalarda askerî yargı ve uluslararası standartlardan Avrupa Tutuklama Müzekkeresi'ne, kolluğun kişisel veri toplama yetkisinden uyuşturucu suçları ve tekerrüre kadar farklı ceza hukuku ve ceza muhakemesi konuları ele alındı.

Böylece ortaya yalnızca yayımlanmış eserlerden değil, yıllar boyunca ders verdiği ve bilimsel çalışmalarına rehberlik ettiği hukukçulardan oluşan başka bir akademik miras çıktı.

SULHİ DÖNMEZER'DEN YENİ KUŞAKLARA

Yenisey'in akademik yolculuğunda Türk ceza hukukunun önemli isimlerinden Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer'in ayrı bir yeri bulunuyor.

Yenisey ile Dönmezer'in bilimsel ve eğitim alanında birlikte yürüttükleri çalışmalar, Türk ceza hukuku öğretisindeki akademik sürekliliğin de örneklerinden biri.

Buradaki asıl anlam yalnızca iki akademisyenin birlikte gerçekleştirdiği çalışmalarda değil.

Bir hocadan öğrencisine, o öğrenciden kendi öğrencilerine ve ardından yeni hukukçulara uzanan bilimsel geleneğin kuşaktan kuşağa aktarılmasında.

VİYANA'DAN ALMANYA'YA: KARŞILAŞTIRMALI HUKUK

Feridun Yenisey'in akademik hayatının önemli boyutlarından biri karşılaştırmalı hukuk oldu.

Avusturya ve Almanya'da bilimsel araştırmalarda bulundu; Amerika Birleşik Devletleri'nde farklı hukuk fakültelerinde karşılaştırmalı ceza hukuku alanında akademik faaliyetlere katıldı ve dersler verdi.

İnsan ticaretiyle mücadeleden Türk ceza hukuku reformlarına, kamusal alanların video ile gözetlenmesinden ceza muhakemesinde uzlaşmaya kadar farklı konularda uluslararası çalışmalar yaptı.

Böylece Türk ceza hukukunun meselelerini yalnızca ulusal sınırlar içerisinde değil, farklı hukuk sistemlerinin deneyimleriyle birlikte değerlendiren bir akademik çizgi geliştirdi.

AMERİKA'DAKİ HUKUK FAKÜLTELERİNE UZANAN YOL

Yenisey'in uluslararası akademik ilişkileri içerisinde University of Kansas School of Law ile kurulan bağ da dikkat çekiyor.

University of Kansas'ın resmî kayıtlarında Yenisey'in geçmişte Syracuse University College of Law, South Texas College of Law Houston, William Mitchell College of Law, University of Kansas School of Law, Atlanta's John Marshall Law School ve Georgia State University College of Law gibi ABD'deki farklı hukuk fakültelerinde karşılaştırmalı ceza hukuku alanında ders verdiği belirtiliyor.

Ancak bu uluslararası akademik ilişki yalnızca geçmişte kalmadı.

2026'DA YİNE CEZA MUHAKEMESİ DERSİNDE

University of Kansas School of Law ile Bahçeşehir Üniversitesi arasındaki akademik iş birliği, 2026 yazında İstanbul'da gerçekleştirilen üç haftalık eğitim programıyla devam etti.

University of Kansas'ın resmî program kayıtlarına göre çalışma 13 Temmuz–1 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Programın üç dersinden biri “Transnational Criminal Procedure” – Ulusötesi Ceza Muhakemesi idi ve dersin öğretim üyesi Prof. Dr. Feridun Yenisey'di.

Programın gerçekten gerçekleştirildiği ve Yenisey'in söz konusu dersi verdiği, Bahçeşehir Üniversitesinin program sonrasında yayımladığı haberle de doğrulandı. Haberde Yenisey'in “Transnational Criminal Procedure” dersinde ulusötesi ceza muhakemesi konularını ele aldığı belirtildi.

University of Kansas School of Law'un 1 Eylül 2026 tarihli program sonrası haberinde de yedi KU hukuk öğrencisinin üç hafta boyunca İstanbul'daki programa katıldığı ve Prof. Dr. Feridun Yenisey'in programın akademik kadrosunda bulunduğu görülüyor.

Böylece yarım asrı aşan akademik yolculuğun, 2026 yılında da uluslararası hukuk öğrencileriyle ceza muhakemesi dersi üzerinden devam ettiği görülüyor.

HUKUK EĞİTİMİNDE ULUSLARARASI BİR KÖPRÜ: IGUL

Yenisey'in Bahçeşehir Üniversitesi dönemindeki çalışmalarından biri de uluslararası hukuk eğitimine yönelik yapılanmalar oldu.

Bahçeşehir Üniversitesinin güncel kurumsal kayıtlarında Prof. Dr. Feridun Yenisey, IGUL bünyesinde “Kurucu Başkan” olarak yer alıyor.

Farklı ülkelerden hukukçuların ve akademisyenlerin öğrencilerle buluşmasına yönelik bu çalışmalar, Yenisey'in akademik hayatında tekrar tekrar karşımıza çıkan bir anlayışın da göstergesi:

Bilginin paylaşılması.

HUKUK EĞİTİMİ SINIFLA SINIRLI KALMADI

Yenisey'in hukuk eğitimine ilişkin çalışmaları klasik fakülte müfredatıyla sınırlı kalmadı.

Karşılaştırmalı hukuk, delil hukuku, ceza muhakemesi, insan hakları ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri gibi farklı alanlarda dersler verdi.

Mesleki hukuk eğitimi, uygulamaya yönelik çalışmalar ve farklı kuşaklardan hukukçuların bir araya getirildiği eğitim modelleri akademik faaliyetlerinin başka bir boyutunu oluşturdu.

Yıllar değişti. Kanunlar değişti. Teknoloji değişti. Öğrenciler değişti.

Fakat hocanın temel uğraşı değişmedi:

Hukukçu yetiştirmek.

DERSLER ARTIK DİJİTAL HAFIZADA DA YAŞIYOR

Yenisey'in akademik birikimini paylaşma biçimi zamanla teknolojinin imkânlarıyla da genişledi.

Ceza muhakemesi, ceza hukuku, mevzuat, kitap ve makalelerden oluşan bilimsel birikimin önemli bir bölümü dijital ortamda da yeni kuşak hukukçuların erişimine açıldı.

Böylece bir zamanlar yalnızca sınıfta bulunan öğrencilerin ulaşabileceği akademik birikim, kuşaklar arasında aktarılabilecek dijital bir hukuk hafızasının parçasına dönüştü.

VE EYLÜL 2026…

Feridun Yenisey'in hukuk yolculuğunu bugün yeniden anlatmayı anlamlı kılan çok güncel bir gelişme daha var.

Çünkü bu haber yalnızca geçmiş zamanla yazılamıyor.

Prof. Dr. Feridun Yenisey ile Özkan Balcı'nın hazırladığı “Uygulamalı Ceza Muhakemesi Kanunu”, Eylül 2026 tarihli birinci baskısıyla hukuk dünyasına sunuluyor.

Eser 1.200 sayfa.

Kitapta güncel ceza muhakemesi mevzuatının yanı sıra Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına da yer veriliyor.

Yayınevinin tanıtımında eserin amacı, Türk Ceza Muhakemesi Hukukunun 2026 yılında çekilmiş bir “fotoğrafını” ortaya koymak şeklinde ifade ediliyor.

Yayınevi açıklamasında ayrıca, Ağustos 2026'da yayımlanan ve CMK'nin 174. maddesinde değişiklik yapan düzenlemenin de eserin metnine işlendiği belirtiliyor.

  1. yaşına ulaştığı dönemde 1.200 sayfalık yeni bir hukuk eserinde imzasının bulunması, Yenisey'in akademik yolculuğunun yalnızca geçmiş zamanla anlatılamayacağını gösteriyor.

Burada artık yalnızca “Geçmişte önemli işler yaptı” demek yeterli değil.

Çünkü hikâye devam ediyor:

Üretmeye devam ediyor.

O FOTOĞRAFTA BİR HUKUK TARİHİ VAR

Feridun Yenisey'in akademik hayatının fotoğrafına uzaktan baktığınızda İstanbul Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Sulhi Dönmezer, insan hakları, ceza hukuku, ceza muhakemesi, kriminoloji, kolluk eğitimi, hâkimler, savcılar, avukatlar, öğrenciler, mevzuat hazırlama çalışmaları, Avusturya, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve karşılaştırmalı hukuk aynı uzun yolculuğun parçaları olarak görülüyor.

Ve bütün bunların ortasında yarım asrı aşan değişmeyen bir uğraş var:

HUKUK.

AKADEMİK GÖREV BİTER, BİLİMSEL ÜRETİM DEVAM EDER

Üniversitelerdeki kadrolar ve görevler değişebilir.

Ancak bilimsel üretimin emeklilik tarihi yoktur.

Yenisey'in Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki tam zamanlı öğretim üyeliği 2021'de, Mütevelli Heyeti üyeliği ise 2024'te sona erdi.

Buna karşılık akademik üretimi ve eğitim faaliyetleri devam etti.

2026 yazında University of Kansas ile gerçekleştirilen İstanbul programında “Transnational Criminal Procedure” dersini verdi. Aynı dönemde yeni ceza muhakemesi çalışması yayıma hazırlandı.

  1. yaşına ulaştığı dönemde yeni bir hukuk eserinde imzasının bulunması ve uluslararası öğrencilerle ceza muhakemesi dersi yürütmesi, yarım asrı aşan akademik yolculuğun hâlâ devam ettiğini gösteriyor.

BİR HOCANIN GERÇEK ESERİ NEDİR?

Bir hukuk hocasının gerçek eseri nedir?

Yazdığı kitap mı? Hazırlanmasına katkı sunduğu mevzuat mı? Yayımladığı makale mi? Verdiği konferans mı? Yönettiği tez mi? Kurduğu akademik yapı mı?

Belki hepsi.

Fakat belki bunlardan daha büyüğü vardır.

Bir öğrencinin yıllar sonra önüne gelen dosyada hocasının anlattığı hukuk ilkesini hatırlaması; bir kolluk görevlisinin yetkisini kullanırken hukukun çizdiği sınırı bilmesi; bir savcının soruştururken yalnızca suç şüphesini değil temel hakları da gözetmesi; bir hâkimin önündeki delile yalnızca “Ne ispatlıyor?” diye değil, “Nasıl elde edildi?” diye de bakması; bir avukatın devlet karşısında bireyin hakkını savunurken hukuk düzeninin sağladığı güvenceleri kullanması…

İşte o noktada akademisyenin yazdığı kitap artık rafta değildir.

Hukukun içerisinde yaşamaya başlamıştır.

BUGÜN 82 YAŞINDA

Prof. Dr. Feridun Yenisey bugün, 17 Eylül 2026'da 82 yaşına giriyor.

1944'te Muğla'da başlayan bir hayat…

1970'te tamamlanan hukuk eğitimi, 1971'de başlayan üniversite görevi, 1978'de doktora, 1983'te doçentlik, 1989'da profesörlük ve 2026'ya ulaşan yarım asrı aşkın akademik üretim…

Bu biyografide belki de en dikkat çekici nokta, son cümlenin hâlâ yalnızca geçmiş zamanla kurulamaması.

Yazdı. Ama yazıyor.

Öğretti. Ama öğretiyor.

Hukukçu yetiştirdi. Ama yetiştirmeye devam ediyor.

Bilgisini paylaştı. Ama paylaşmaya devam ediyor.

TÜRK CEZA MUHAKEMESİNİN YAŞAYAN HAFIZALARINDAN BİRİ

Bütün bunlardan sonra Prof. Dr. Feridun Yenisey için yalnızca “ceza hukuku profesörü” demek, bu uzun akademik yolculuğu anlatmakta eksik kalıyor.

Çünkü bazı akademisyenler hukuku öğretir. Bazıları hukuk literatürüne eser bırakır. Bazıları hukuk sisteminin gelişimine katkıda bulunur. Bazıları kurumlar kurar. Bazıları kendilerinden sonra gelecek hukukçuları yetiştirir.

Prof. Dr. Feridun Yenisey, bütün bunların kesiştiği bir akademik hayatın temsilcilerinden biri.

Hukuk kanunlarla kurulur.

Kurumlarla uygulanır.

İçtihatlarla gelişir.

Fakat bütün bunları kuşaktan kuşağa taşıyan şey hukuk kültürüdür.

O kültürün hafızasını ise insanlar oluşturur.

Prof. Dr. Feridun Yenisey de Türk ceza ve ceza muhakemesi hukukunun yaşayan hafızalarından biridir.

Bir hukukçu kanunları bilir.

Bir hukuk hocasının kalıcı izi ise yetiştirdiği hukukçularda yaşar.

Prof. Dr. Feridun Yenisey'in Türk hukukuna bıraktığı önemli miraslardan biri de belki tam olarak budur: Kendisinden sonra hukuku öğrenmeye, sorgulamaya, uygulamaya ve geliştirmeye devam edecek hukukçular yetiştirmek.

Antalya Bugün olarak Türk hukuk bilimine yarım asrı aşan süre boyunca verdiği emek, yetiştirdiği hukukçular ve hukuk kültürünün gelişimine sunduğu bilimsel katkılar nedeniyle Prof. Dr. Feridun Yenisey'e saygılarımızı sunuyor; 82. yaşını kutluyor, sağlıkla ve hukukla nice yıllar diliyoruz.

Hazırlayan: Tahsin Babat | Antalya Bugün

Yayın Tarihi
17.09.2026
Bu haber 194 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun.

Arama Yap!