CESUR KALEM

Antalya Gerçekten Lider Çıkaramıyor mu, Yoksa Çıkan Liderler Ulusal Ölçekte Görünür Olamıyor mu?

Gazeteci Ayla Çekiç, “Antalya’nın en büyük meselesi artık sadece trafik, kavşak, kaldırım ya da tanıtım filmi değil. Bu şehrin asıl sorunu, yeni lider çıkaramaması. ATSO’da yaşanan tablo, Antalya siyasetinin genel fotoğrafını da gösteriyor.

Gazeteci Ayla Çekiç, “Antalya’nın en büyük meselesi artık sadece trafik, kavşak, kaldırım ya da tanıtım filmi değil. Bu şehrin asıl sorunu, yeni lider çıkaramaması. ATSO’da yaşanan tablo, Antalya siyasetinin genel fotoğrafını da gösteriyor.

Eski isimler yeniden ısıtılıyor, geçmişin siyasi figürleri tekrar sahaya sürülüyor, yeni bir vizyon ortaya koyacak güçlü ve sahici isimler ise ortada görünmüyor.

Yarın bir yerel seçim olsa Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için, ilçe belediyeleri için, bu şehre yeni bir hikâye yazacak kaç lider ismi sayabiliriz?” diye soruyor.

Haklı ama bunun nedenlerini çok iyi analiz etmeden doğru sonuçlara varmak mümkün değildir. Antalya gibi Türkiye'nin en önemli şehirlerinden birinde son yıllarda neden yeni ve güçlü yerel liderler yetişmediği sorusu üzerinde ciddi şekilde düşünmek gerekmektedir.

Türkiye'de turizmin başkenti olarak anılan Antalya; ekonomik büyüklüğü, nüfus artışı ve uluslararası tanınırlığı ile bilinen bir kentimizdir. Aynı zamanda şehir hafızası ve kent kimliği yeterince oluşmamıştır. Bunun çeşitli sebepleri bulunmaktadır:

Antalya’da Kent nüfusunun önemli bir bölümü başka şehirlerden göç ederek gelmiştir. Ortak bir “Antalya kimliği” ve güçlü bir aidiyet duygusu üretilemediği için Antalya'yı yaşamak için seçmiş bu insanlar; kendilerini çoğu zaman geldikleri şehirlerin kültürel kimlikleriyle tanımlamaktadır. Bu durum, toplumsal bağları zayıflatmakta ve liderlik için gerekli olan “ortak sorun etrafında birleşme” kültürünü zayıflatmaktadır.

Liderlik, yalnızca seçim kazanmak ya da makam sahibi olmak değildir. Gerçek liderlik; “topluma yön vermek, vizyon ortaya koymak, insanları ortak hedefler etrafında birleştirmek ve geleceği inşa etmektir.”

Antalya’nın sahibi gibi görünen bir kısım insanlar da kısır çekişmeler ve basit meseleler ile uğraşmakta, yerli-yabancı ayrımı yaparak, siyaseti ve kent sorunlarının çözümünü kendi tekellerinde tutma çabasına girmektedir. Böyle bir şehirde ortak bir kent kültürü nasıl oluşacak?

İkinci önemli neden, turizm ekonomisinin şehir üzerindeki etkisidir. Turizm sektörü, bireyleri ve kurumları daha çok ekonomik faaliyetlere yönlendirmektedir. Toplumsal meseleler, kültürel projeler ve siyasal vizyon üretimi çoğu zaman ikinci planda kalmaktadır. Şehir gündemi uzun vadeli kalkınma hedeflerinden çok günlük ekonomik beklentiler etrafında şekillenmektedir. Yani Antalya’da liderlik yerine “işletmecilik refleksi” kendini geliştirmiştir.

“Peki, lider yetiştirilmesinde en büyük engel turizm mi?” tabi ki değil, etkisi var ama tek başına bir neden olamaz.  Turizm aynı zamanda: “Uluslararası ilişkiler kurmayı”, “Yabancı dil kullanımını”, “Girişimcilik Kültürünü”, Farklı Kültürlerle Etkileşimi” sağlar. Bu fırsatları lider üretiminde avantaja dönüştürmek gerekir, diye düşünüyorum.

Üçüncü neden ise sivil toplumun yeterince etkin olmamasıdır. Antalya'da çok sayıda dernek, vakıf ve meslek kuruluşu bulunmasına rağmen bunların önemli bir kısmı şehir vizyonu geliştirmekten çok kendi üyelerinin sorunlarıyla ilgilenmektedir.

Antalya’da sivil toplum çoğu zaman: Proje bazlı, kısa süreli ve dar üyelik yapısı ile sınırlıdır. Bu yapı, lider yetiştiren bir “kamusal okul” üretmek yerine, temsil gücü düşük başkanların ve yönetimlerin elinde işlevsiz kalmaktadır. Çünkü sivil toplumda kurumsal süreklilik ve hesap verebilirlik kültürü yeterince gelişmemiştir.

Gelişmiş ülkelerde liderler genellikle bu kurumların içinden çıkar. Bu nedenle “STK’lar siyasetin okuludur” denir. Kurumsal yapı güçlü değilse liderlik havuzu da giderek küçülmektedir.

Siyaset cephesine bakıldığında durum daha da vahimdir. Partiler, yerel kadroları yetiştirilmesi konusunda isteksiz davranmaktadır. Çoğu zaman kendisine biat eden ve sadakat gösteren, Ankara’yı yol edinen vasıfsız ve yeteneksiz isimlere yönelmektedir.  Bu durum yerelden sevilen ve yükselen siyasetçilerin önünü kesmekte, genç ve dinamik kadroların kendilerini göstermelerinin önüne set çekilmektedir.  

Oysa gerçek liderlik; sahada olmak, insanlarla temas kurmak, sorun çözmek ve uzun yıllar emek vermekle ortaya çıkar. Liyakate değer verilmeyen, çıkar ilişkilerinin döndüğü bir yerde yerel liderlik yetişir mi? Son siyasi gelişmeler ve Muhittin Böcek örneği ortadadır!

Antalya'da üniversiteler, meslek kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları ortak platformlarda buluşmak yerine, her biri kendini parlatmak ve ikbaline giden yollara çakıl taşı döşemekle meşguldür. Statüko kendisini korumak için yeni kuşakların yönetime katılması fikrine pek sıcak bakmamaktadır. Özellikle Antalya'da üniversite-şehir bütünleşmesinin ne ölçüde sağlanabildiği sorgulanabilir.

Lider yetişmemesinin bir diğer nedeni, şehrin sahipsiz olmasıdır. Antalya’da ekonomik olarak güçlü kesimler, çoğu zaman siyasal ve toplumsal risk almaktan kaçınmaktadır. Bu durum, “yeni aktörlerin önünü açacak “destekleyici elit” yapısının oluşmasını engellemektedir.” Çünkü kentin anlı şanlı isimleri değişimden çok mevcut düzenlerini korumayı tercih etmektedir. Nepotizm, hemşericilik, yandaşlık ve dar çevre ilişkileri gibi unsurlar lider yetiştirme alanını giderek daraltmaktadır.

Sonuç olarak; Antalya büyümüş, zenginleşmiş ve dünya kenti olma yolunda önemli adımlar atmış bir kentimizdir. Ancak bu büyüklüğü yönetecek, ortak hedefler etrafında toplumu birleştirecek yeni liderlere ihtiyaç vardır. Çünkü "Şehirleri büyük yapan binalar değil, vizyon sahibi insanlardır."

Liderlik; fedakârlık, sorumluluk, vizyon ve uzun yıllar süren birikimin sonucunda ortaya çıkar. “Antalya’da lider çıkmıyor, çıkmış gibi görünenler de meğer kâğıttan kaplanmış!” Bu sözü doğru kabul edemeyiz. Antalya’da lider eksikliği, bireysel yetersizliklerle açıklanamaz.

"Antalya gerçekten lider çıkaramıyor mu, yoksa çıkan liderler ulusal ölçekte görünür olamıyor mu?" Bunun tartışılması gerekir. Yerel yönetimlerde, iş dünyasında, turizm sektöründe, akademide ve sivil toplumda etkili isimler bulunmaktadır. Sorun belki de lider eksikliği değil, liderlerin şehir markasına dönüşememesidir

Bence asıl sorun; liderlik potansiyeli olan adayların, sistematik olarak engellenmesidir. Bu nedenle çözüm, “birey arayışında değil; kurum, kültür ve şehir vizyonunun yeniden inşasında aranmalıdır.”

Yayın Tarihi
23.06.2026
Bu makale 174 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!