ANKARA – Gaziantep'te geçen yıl 2 aylık hamileyken evinin balkonundan düşerek hayatını kaybeden Emel Akbaş'ın ölümüyle ilgili tartışmalar Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı.
Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 18 Haziran 2026 tarihinde TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Emel Akbaş dosyasını ayrıntılarıyla gündeme getirerek Adalet Bakanı Akın Gürlek'e çağrıda bulundu.
Karaca'nın açıklamaları, yalnızca bir ölüm dosyasına ilişkin değerlendirme olmanın ötesinde, Türkiye'de kadınlara yönelik şiddet, şüpheli kadın ölümleri ve bu dosyalarda yürütülen soruşturmaların etkinliği konusunda sert eleştiriler içerdi.
"KADES ÖVGÜLERİ YAPILIRKEN EMEl AKBAŞ'I KONUŞUYORUZ"
Karaca konuşmasına, kısa süre önce gerçekleştirilen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu toplantısını hatırlatarak başladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın toplantıda KADES uygulaması sayesinde hayatı kurtulan bir kadının hikâyesini anlattığını belirten Karaca, kamuoyuna yansıyan olumlu örneklerin yanında, sistemin koruyamadığı kadınların da bulunduğunu söyledi.
"Bugün tam da böyle bir dosyayı konuşuyoruz" diyen Karaca, Emel Akbaş'ın ölümünün üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen ailesinin hâlâ adalet aradığını ifade etti.
"AİLENİN KAYGILARINA KATILMAMAK MÜMKÜN DEĞİL"
Karaca, Emel Akbaş'ın evliliği boyunca psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığının çeşitli delillerle ortaya konulduğunu belirterek, ölüm günü yaşanan olayların ise hâlâ tam olarak aydınlatılamadığını savundu.
Açıklamasında, olay günü yaşanan kronolojiye dikkat çeken Karaca, Emel Akbaş'ın sabah saatlerinde evden ayrıldığını ancak daha sonra yeniden eve döndüğünü, saat 06.47 sıralarında ise balkondan düşerek hayatını kaybettiğini söyledi.
Karaca'nın açıklamalarına göre, olay sırasında evde bulunan Mehmet Şirin Bayhan'ın komşulardan bile sonra aşağı inmesi, ilk olarak Emel Akbaş'ın ailesine değil kendi iş arkadaşına haber vermesi ve bu konularda tatmin edici açıklamalar yapamaması soru işaretlerini artırıyor.
TELEFON KAYITLARI VE SİLİNEN MESAJLAR İDDİASI
Basın toplantısında en dikkat çekici bölümlerden biri dijital delillere ilişkin iddialar oldu.
Karaca, Emel Akbaş'ın düşmesinden yaklaşık yarım saat sonra telefonundan mesajlaşmalar yapıldığını öne sürerken, hastane kamera kayıtlarında Mehmet Şirin Bayhan'ın hem kendi telefonu hem de Emel Akbaş'ın telefonu ile ilgilendiğinin görüldüğünü söyledi.
Daha da dikkat çekici olanın ise telefonun iki gün boyunca kolluğa teslim edilmemesi olduğunu belirten Karaca, bu süreçte bazı mesajların silindiği yönündeki iddiaların dosyada yeterince araştırılmadığını savundu.
Karaca ayrıca, Emel Akbaş'ın telefon şifresinin verilmiş olmasına rağmen adli inceleme sürecinde telefonun tam dijital imajının alınamadığını belirterek, "Dosyanın en kritik delillerinden biri etkin şekilde incelenmedi" değerlendirmesinde bulundu.
"HTS VE BAZ KAYITLARI BİLE İSTENMEDİ"
Karaca'nın açıklamalarında en ağır eleştirilerden biri soruşturmanın teknik boyutuna yönelik oldu.
Milletvekili Karaca, telefon trafik kayıtlarının ve baz istasyonu verilerinin savcılık tarafından dosyaya talep edilmediğini, bu nedenle olay gecesinin kronolojisinin teknik verilerle desteklenmediğini ileri sürdü.
Ayrıca aile tarafından dosyaya sunulan orijinal görüntülerin bilirkişilere verilmediğini, düşme anında pencerede görüldüğü belirtilen silüetin kim olduğunun ve nasıl hareket ettiğinin araştırılmadığını, tanık ifadeleri arasındaki çelişkilerin giderilmesi için de herhangi bir işlem yapılmadığını söyledi.
"MÜGE ANLI'NIN SORACAĞI SORULAR BİLE SORULMADI"
Karaca'nın konuşmasında en dikkat çeken ifadelerden biri şu oldu:
"Bu soruşturma dosyasında, Müge Anlı'nın soracağı sorular bile sorulmuyor. Etkin soruşturma namına tek bir işlem yapılmıyor."
Bu sözler TBMM kulislerinde ve sosyal medyada kısa sürede geniş yankı uyandırdı.
"EMEL'İN DOSYASI GÜLİSTAN DOKU'NUN DOSYASI GİBİ OLMASIN"
Basın toplantısında Emel Akbaş'ın annesinin çağrısına da yer veren Karaca, annenin Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslenerek;
"Kızımın dosyası Gülistan Doku'nun dosyası gibi incelensin"
çağrısında bulunduğunu aktardı.
Karaca, bu sözlerin yalnızca bir annenin feryadı olmadığını, aynı zamanda Türkiye'de yıllardır aydınlatılamayan kadın dosyalarına yönelik toplumsal kaygının da özeti olduğunu ifade etti.
AKIN GÜRLEK'E DOĞRUDAN ÇAĞRI
Karaca konuşmasının sonunda doğrudan Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslendi.
Bakan Gürlek'in kısa süre önce yaptığı açıklamalarda faili meçhul kadın cinayetlerinin büyük bir titizlikle incelendiğini söylediğini hatırlatan Karaca, Emel Akbaş dosyasının da aynı hassasiyetle yeniden değerlendirilmesini istedi.
"Sayın Bakan, eğer kadın cinayetlerinin aydınlatılması konusunda gerçekten samimiyseniz, Emel'in dosyasının da yıllarca karanlıkta kalmasına izin vermeyin" diyen Karaca, özellikle intihar ettiği ileri sürülen kadınlara ilişkin dosyaların yeniden ele alınması çağrısında bulundu.
GÖZLER ADALET BAKANLIĞI'NDA
Sevda Karaca'nın hem TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesi hem de Meclis'teki basın toplantısı sonrasında gözler şimdi Adalet Bakanlığı'na çevrildi.
Bir yılı aşkın süredir tartışmaların sürdüğü Emel Akbaş dosyasında dile getirilen iddiaların nasıl değerlendirileceği, soruşturma sürecine ilişkin yeni bir inceleme yapılıp yapılmayacağı ve Bakanlığın yöneltilen sorulara vereceği cevaplar önümüzdeki günlerde yakından takip edilecek.
Çünkü Emel Akbaş dosyası artık yalnızca Gaziantep'teki bir ölüm soruşturması değil; kadınların yaşam hakkı, etkin soruşturma yükümlülüğü ve kamu vicdanının adalet beklentisi açısından da sembol dosyalardan biri haline gelmiş durumda.
Videoyu İzlemek İçin Linki Tıklayınız
https://x.com/antalyabugun/status/2067722807753294212/video/1