DEMOKRATİK DEĞİŞİM

Siyasi Tasfiyeler ve Kadim Müsadere Geleneğinde Yeni Bir Boyut!

Türkiye’nin son yirmi beş yılındaki ekonomi-politik kurgunun dönüşümü, Osmanlı’nın kadim “saraya yakınlıkla servet sahibi olma/gözden düşme ve müsadere” reflekslerinin modern finans, kamu hukuku ve medya araçlarıyla yeniden üretildiği en net dönemlerden biridir.

Türkiye’nin son yirmi beş yılındaki ekonomi-politik kurgunun dönüşümü, Osmanlı’nın kadim “saraya yakınlıkla servet sahibi olma/gözden düşme ve müsadere” reflekslerinin modern finans, kamu hukuku ve medya araçlarıyla yeniden üretildiği en net dönemlerden biridir.

Günümüzde bu yapı, salt bir zenginleşme aracı değil; medyanın kontrolü, siyasi finansman ve muhalefetin ekonomik olarak nefessiz bırakılması gibi amaçlara hizmet eden Yanaşma Düzenine veya küresel literatürdeki adıyla bir “Ahbap-Çavuş Kapitalizmi” ve "Otokratik Sermaye Transferi" mekanizmasına dönüşmüştür.

Sürecin işleyiş mekanizmasını, araçlarını ve doğurduğu sonuçları üç ana aşamada inceleyebiliriz:

1. Kamu Gücüyle Sermaye Yaratma (Yeni "Dirlik ve İltizam" Sistemi):
Cumhuriyetin erken dönemindeki üretim odaklı burjuvazi yaratma çabasının aksine, yakın dönemde servet birikimi ağırlıklı olarak kamu imtiyazlarına, ranta, inşaata, altyapı projelerine ve enerji ihalelerine dayalı olarak şekillenmiştir.

2-Kamu İhale Kanunu’nun Araçsallaştırılması:
2002’den bu yana Kamu İhale Kanunu yüzlerce kez değiştirilmiştir. Özellikle kanunun "21b" maddesi (doğal afetler, salgın hastalıklar veya öngörülemeyen ani ve beklenmedik olaylar için düzenlenen istisnai davetiye usulü), büyük bütçeli altyapı, havalimanı, otoyol ve şehir hastaneleri ihalelerinde temel yöntem haline getirilmiştir.
Bu yolla ihaleler, şeffaf rekabetten uzaklaştırılarak doğrudan "sadık" sermaye gruplarına (kamuoyunda "Beşli Çete" olarak da sembolleşen yapılara) yönlendirilmiştir.

3-Kamu Bankalarının Finansman Gücü: Devlet, sadık ve makbul sermayenin büyümesi için sadece ihale vermemiş; bu ihalelerin finansmanını da kamu bankaları eliyle düşük faizli ve uzun vadeli kredilerle sağlamıştır.
İş insanları, neredeyse kendi sermayelerini hiç riske atmadan devletten ihale alıp, devletin bankasından aldıkları krediyle projeyi tamamlamış ve devletin verdiği alım/geçiş garantileriyle servet üretmişlerdir.

4. Siyaset Mühendisliği ve "Havuz" Mekanizması:
Bu sistemde biriken servet, sadece bireysel lüks tüketim için değil, siyasi iktidarın bekasını sağlayacak siyaset mühendisliği projelerinde bir kaynak olarak kullanılmıştır.

Medyanın Dönüştürülmesi:
Yakın dönemin en büyük sermaye transferi operasyonları medya sektöründe yaşanmıştır. İktidara yakın iş insanları, kamu bankalarından sağlanan devasa kredilerle, merkez medyayı satın almaya zorlanmış veya yönlendirilmiştir. Sermaye sahiplerinin buradaki rolü, kâr eden bir işletmeyi yönetmekten ziyade, siyasi otorite adına görevlendirilmiş etki elemanları eliyle medyanın ve toplumun ideolojik kontrolünü üstlenmektir.

Gönüllü/Zorunlu Finansman (Havuz Sistemi):
Kamu ihalelerini alan müteahhitler ve iş insanları, aldıkları işlerin bir bedeli olarak siyasi projeleri, iktidara yakın vakıfları, seçim kampanyalarını veya zarar eden yandaş medya organlarını finanse etmekle görevlendirilmiştir.
Osmanlı’daki dirlik sahiplerinin padişahın sefer masraflarını karşılaması gibi, modern yandaş sermaye de iktidarın siyasi operasyonlarının finansörü olmuştur.

5. Hukukun Araçsallaştırılması ve Modern Müsadere (Gözden Düşenler):
Statülerin, rollerin, sermayenin sadakate göre dağıtılmasında madalyonunun diğer yüzü, siyasi sadakatini kaybedenlerin veya muhalif blokta yer alanların siyaseten ve ekonomik olarak tasfiye edilmesidir.
Bu süreçte hukuk, bağımsız bir hak arama mercii olmaktan çıkıp bir cezalandırma ve el koyma aparatına dönüştürülmüştür.

TMSF ve Kayyum Mekanizması: Özellikle 2016 yılındaki hain darbe girişimi vesilesiyle ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) süreci, Cumhuriyet tarihinin en büyük sermaye el değiştirmesine zemin hazırlamıştır. Siyasi otoritenin hedefindeki yapılara Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ve kayyumlar yoluyla el konulmuştur. Yüzlerce şirket, fabrika ve milyarlarca dolarlık varlık devlet kontrolüne geçmiş, bir kısmı ise daha sonra iktidara yakın sermayeye satılarak tasfiye edilmiştir.
Bu tasfiyeler, klasik Osmanlı müsaderesinin 21. yüzyıl versiyonudur.

6-Vergi Denetimleri ve Regülasyon Kırbacı: Doğrudan el koymanın hukuken zor olduğu büyük holdingler ani ve astronomik vergi cezaları, ruhsat iptalleri ve kamu ihalelerinden men edilme veya iptal etme gibi yöntemlerle hizaya getirilmiştir.
Modern müsadere yöntemi çok açıktır; sadakatini kaybeden siyasi yakınlara ve sermayeye verilen mesaj nettir: "Siyasi otoriteye biat etmeyen, hürriyet ve mülkiyet güvenliğini kaybeder."

Sonuç: Kurumsal Yıkım ve "Servet Kaçışı."
Bu kadim geleneğin modern Türkiye'de bu denli sert uygulanması, Osmanlı’dakine benzer bir yapısal sonucu doğurmuştur: Güvensizlik.

Osmanlı devlet adamları ve saray yanaşmalarının mallarını korumak için, "biz vakıf medeniyetiyiz" kandırmacasıyla vakıflara sığınması gibi, yakın dönem Türk iş dünyası da (hem muhalif hem de mevcut düzenden zenginleşen ancak geleceğinden emin olamayan iktidar yanlısı kesimler) servetlerini korumak için sermayelerini yurtdışına (İngiltere, Yunanistan, Malta, Dubai vb.) kaçırma, varlıklarını yabancı fonlara aktarma veya yurtdışından gayrimenkul alma yoluna gitmişlerdir.

YENİ BOYUT; ŞİMDİ SIRA KİMLERE GELDİ?
Gündemin magazinleşmiş dedikodularına konu olan ve kamu imtiyazlarıyla servet sahibi olanlarla, sadakatini kaybederek risk faktörü haline gelen siyaset eskilerinde mi sıra?

SON SÖZ VE SONUÇ:
Hukukun üstünlüğünün yerini siyasi sadakate ve kamu eliyle servet sahibi olmasına bırakması, uzun vadeli ve üretken yatırımları yok ederken, ülkeyi sadece "siyasi gücü elinde tutanın ekonomiyi de yönettiği" kırılgan, kuralsız ve kurumsuzlaştırılmış bir yapıya hapsedilmektir.

Rubil GÖKDEMİR
Demokratik Değişim Hareketi Sözcüsü

Yayın Tarihi
04.09.2026
Bu makale 160 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!