SUÇUN İZİ

On Yıldır Neredeydiniz?

Yine bir sabah, yine aynı manşet: "Emniyet'te FETÖ operasyonu... Dün internet sitelerine düşen haberlere göre, Emniyet Genel Müdürlüğü merkez teşkilatındaki daire başkanlıklarında görev yapan 80 aktif rütbeli personel hakkında gözaltı kararı verildi.

Yine bir sabah, yine aynı manşet: "Emniyet'te FETÖ operasyonu..."

Dün internet sitelerine düşen haberlere göre, Emniyet Genel Müdürlüğü merkez teşkilatındaki daire başkanlıklarında görev yapan 80 aktif rütbeli personel hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltı kararı çıkarılan personelin 70'i yakalandı. İddialara göre şüpheliler, örgütün "vekil emniyet mahremi" olarak toplantılar düzenliyor, sohbetler yapıyor ve örgütün üst kadrolarıyla irtibatlarını sürdürüyorlardı.

15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden yaklaşık on yıl geçti.

Peki şimdi sormak gerekmiyor mu?

On yıldır neredeydiniz?

Eğer bu kişiler gerçekten örgütsel bağlarını koruyorlarsa, Türkiye'nin en kritik güvenlik kurumlarından birinde yıllarca nasıl görev yapabildiler?

Hangi güvenlik soruşturmalarından geçtiler?

Hangi istihbarat taramalarında risk unsuru olarak görülmediler?

Kimlerin onayıyla görevlerine devam ettiler, kimlerin imzasıyla terfi ettiler?

Yoksa sistem, onları göremeyecek kadar kör müydü?

Her operasyonun ardından aynı ifadeleri duyuyoruz:

"Mahrem yapılanma..."

"Kripto üyeler..."

"Gizli haberleşme..."

Peki bu örgütün devlet içerisindeki varlığı neden hâlâ tamamen ortaya çıkarılamadı?

On yıl boyunca yapılan binlerce operasyon, on binlerce ihraç ve yüz binlerce adli işleme rağmen, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün merkez teşkilatında bu ölçekte bir operasyon yapılması, sadece örgütün gizlenme kabiliyetini değil; aynı zamanda denetim mekanizmalarının yeterliliğini de sorgulatıyor.

Vatandaş artık sadece gözaltı sayılarını öğrenmek istemiyor.

Şu soruların da cevabını bekliyor:

Bu 80 kişi son on yılda hangi kritik görevlerde bulundu?
Hangi birimlerde çalıştılar?
Kimlerin referansıyla atandılar ve yükseldiler?
Haklarında yeni deliller mi ortaya çıktı, yoksa geçmişteki ihmaller mi bugün telafi ediliyor?
Benzer sızmaların tekrar yaşanmaması için hangi yapısal reformlar hayata geçirildi?

Terör örgütleriyle mücadelede kararlılık elbette vazgeçilmezdir.

Ancak güçlü devlet sadece operasyon yapan değil, aynı zamanda geçmişteki hatalarla yüzleşen, hesap verebilen ve aynı yanlışların tekrarını önleyen devlettir.

Her yeni operasyon, beraberinde şu sorunun da cevabını vermelidir:

"Bu insanlar on yıl boyunca nasıl sistemin içinde kalabildi?"

Çünkü kamuoyu artık sadece sonuçları değil, süreçleri de sorguluyor.

Şeffaflık arttıkça güven artar.

Hesap verilebilirlik güçlendikçe devlet güçlenir.

Aksi halde her yeni operasyonun ardından aynı soru yeniden sorulacaktır:

"On yıldır neredeydiniz?"

Sayılarla FETÖ ile Mücadele (2016-2026)

Toplam adli işlem yapılan kişi: 720.338
Takipsizlik (KYOK): 373.594
Beraat kararı verilen kişi: 124.743
Halen cezaevinde bulunanlar: 10.485
Tutuklu: 480
Hükümözlü: 375
Hükümlü: 9.630
Hakkında işlemleri devam eden kişi sayısı: 83.404
Hakkında yakalama kararı bulunan kişi sayısı: 33.827

Bu rakamlar, mücadelenin büyüklüğünü ortaya koyarken aynı zamanda şu gerçeği de hatırlatıyor: Devletin güvenlik mekanizmaları sadece geçmişi temizlemekle değil, gelecekte benzer yapıların yeniden oluşmasını engelleyecek kurumsal kapasiteyi inşa etmekle de yükümlüdür.

Yayın Tarihi
14.07.2026
Bu makale 276 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!