Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close

Siyaset bu değil…

Bu oligarşik lider sisteminde Demokrasiyi maalesef tam olarak işletemiyoruz. Lider ne söylerse tebaası, motamot o’nu tekrar ediyor. Tabanına mesaj vermek için Muhalefet partisinin lideri mi eleştirilecek, partinin üst düzeyinden başlayarak ilçe teşkilatlarına kadar başkanlar ve vekiller hakaret de veryansın ediyorlar.

Ancak Demokrasinin kurumları ve kuralları ile işlemesinin önüne set vuran TBMM ve yerelde belediye ve İl Genel Meclislerindeki uygulanan sistem ilerlememize büyük bir köstek vuruyor. Çünkü işleyişte iktidar partisinden gelen önerileri muhalefet, muhalefetten gelen önerileri iktidar yok hükmünde sayıyor, ‘’İstemezük politikası’’ tercih ediliyor.

Hadi TBMM’de tek adam yönetimi geçerli olduğu için muhalefetten gelen kanun tekliflerinin, daha komisyonda iken kabul edilmemesini, lider ‘’Hayır’’ dediği için kabul edilmemesini anlarım, ancak yerel yönetimlerde öyle mi?

Evet aynı olmamalı… Kabul edilemez.

Çünkü bu kentte yaşayan her bireyin geleceğine, iyiliğine, huzur için çağdaş bir biçimde yaşamasını sağlayacak kararların alındığı Belediye Meclislerinde oybirliğinin öne çıkması lazım. Çünkü yerel meclislerde parti, particilik ikinci planda kalmalıdır.

Bu konuda belki daha önce de yazdığım bir anımı tekrar etmek isterim. 1970’li yıllardaydı, o zaman Eskişehir’de gazetecilik yapıyorduk. Rahmetli Belediye Başkanı Adalet partili Sabahattin Günday, meslektaşının daveti ile İtalya’nın Milano kentine gitmişti. Dönüşte yaşadıklarını anlattı. En ilgisini çeken de Belediye Meclisinde tüm kararların oybirliği ile alınması olmuştu.

Verilen arada, iktidardaki sağ partinin getirdiği önerilere evet oyu veren Komünist Parti temsilcisine, bunun neden yaptıklarını sorduğunu anlattı. Komünist parti Grup başkanının verdiği cevap; yukarıda anlatmaya çalıştıklarımın açıklamasıydı adeta. Şunu söylemişti;

  • Ben önce İtalya’nın, sonra Milanolu, sonra da Komünistim. Kentimin yararına olacak bir karara nasıl hayır diyebilirim.

***

Gelelim bugün anlatmak istediğim konuya:

Partisi ne olursa olsun. Seçildikten sonra parti rozetini bir kenara koyarak hizmet ettiğine inandığım Korkuteli Belediye Başkanı Ömer Niyazi İşlek, hafta ortasında bir basın toplantısı düzenleyerek Büyükşehir Meclisi’nin iktidar üyelerine sitem etti.

İşlek, göreve geldiğinden bu yana 5 yılda yapmaya söz verdiklerini bitirmiş, kentin çehresini değiştirmek için yeni projeler üretiyor. Araçlardan vazgeçtim, yaz aylarında nüfusu beşe katlayan kentte yayaların bile yürümekte zorluk çektiği şehri yaşanabilir bir kent yapmaya çalışıyor. Şehrin göbeğinde kalmış, haftada bir gün hizmet veren Kapalı Pazaryerini, 600 metre ileriye taşıyarak yıkmak istiyor. Pazaryerinde yapısal deformasyonların gözlendiği, yağışlı havalarda çatının çökme ihtimali olduğunu da Akdeniz Üniversitesi’nin Teknik Raporu ile de belgeliyor. Raporda ‘’Yapının mevcut hali can ve mal güvenliği açısından riskli durumdadır’’ ibaresi yer alıyor. Yıkım öncesi de pazarcı esnafının ve halkın sıkıntı çekmemesi için de yeni pazaryerini çatısı hariç düzenleyerek, pazarı yeni yere taşıyıp yıkıma başlıyor.

 

Meclisten 3 ayda iki ayrı karar

Olayın bundan sonrası ilginç… Başkan İşlek, yeni pazaryerinin imar planına işlenmesi konusunu 10 Temmuz 2020’de konuyu Büyükşehir Meclisine getirdi. Durumu özetleyen bir giriş konuşması yaptı ve particiliği bir kenara bırakıp herkesin desteğini istedi. Netice CHP, İYİ Parti ve SP’nin oyları ile red kararı çıktı.

Bu oylama sonrası Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in Başkan İşlek’e; ‘’Git abim, sen bu işi şehircilik Bakanlığı’ndan hallet’’ dediği konuşuldu. İşlek’de Başkanın dediğini yaptı ve planı Şehircilik Bakanlı’ğında halletti. Ve bakanlığın resen verdiği aynı planın 1/1000’lik uygulama İmar Planına eklenmesi konusunda 16 Ekim tarihli Meclis toplantısında oybirliği ile kabul edildi.

***

Hemen iş bitti sanmayın, siyaset bu ya… Bu kez Pazarcı esnafının yeni pazaryerinin uzak olmasını gerekçe göstererek CHP’nin kapısına dayanması üzerine CHP’li yöneticiler ve bir vekille yıkılan eski pazaryerinde esnafla görüşme yaparak, alınan kararın yanlış ve usulsüz olduğunu kamuoyuna duyurdular.

Şimdi Korkuteli Belediye Başkanı Ömer Niyazi İşlek, Büyükşehir Belediye Mecllisi’ndeki CHP, İYİ Parti ve SP’li üyelere sesleniyor; ‘’Bize yol gösterin, sizlerin de tecrübelerinden yararlanalım. Ama yeter ki siyaseten hizmetimize engel olmayın. Gölge etmeyin’’

Ve ekliyor: Biz Korkuteliliyiz, yörük kültüründen gelmişiz, kışı geçiririz, yediğimiz ayazı unutmayız’’

***

Olayın bir de basın yönü var. Hani bir laf vardır; ‘’Delikli demir çıktı, mertlik bozuldu’’ diye… Bu sözü günümüze uyarlarsak; ‘’Sosyal medya çıktı, mertlik bozuldu’’ gibi, ya da benzerleri olabilir.

Konu ile ne ilgisi var demeyin; Oldukça tecrübeli bir gazeteci arkadaşımız, belediyenin arsa satarak hizmet götürdüğü anlatarak, Korkuteli Belediye Başkanı İşlek’in fotoğrafının altına, ‘’Ohh böyle belediye başkanlığını dedemde yapar’’ demiş. Başkan toplantısında bu değerli arkadaşımızı da cevapsız bırakmadı; ‘’Böyle gazeteciliği babaannemde yapar’’ diyerek…

Başka bir gazeteci arkadaşımız da, bir kişinin sosyal medyadaki sözlerini aynen yazarak, üstelik ‘’Bu haber ağır hakaret içermektedir’’ üst başlığını da yazıp, hakarete aracılık ederek kamuoyu oluşturmuş.

Ben buradan gazeteci meslektaşlarıma, ‘’Gazetecilik başka, sosyal medya da yazıp çizenler başka. Onlar Art niyetli olabilir, üslup, adap, etik kuralları bilmeyebilir, ama siz gazeteci olarak onları kullanmayı hiç, ama hiç düşünmeyin’’ demeyi de görev bilirim…

MAKALE Yorumları

ERDOĞAN KAHYA
ANTALYANIN KAHYASI
mail_outline : erdogan.kahya@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

16.01.2021

Okunma Sayısı

13664

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler