YAŞAMAK ZAMANI

Kasabanın Işığı

“Bir okul, öğretmeni kadar iyidir.”

Bir an için öğretmen olduğunuzu düşünün. Sözgelişi Tekirdağ ilimizin “Hayrabolu Ortaokulu”na atanıyorsunuz. Yıl 1949… Okul falan yok ortada. İlçede ilk kez açılacak bir ortaokulun kurucu müdürü ve tek öğretmeni sizsiniz. Terkedilmiş bir kamu binası var elinizde sadece. Yetmez mi?

O güne dek çocuklarını ilkokuldan sonra başka bir okula gönderme alışkanlığı olmayan aileleri ikna etmek için gece gündüz uğraşıp sonunda 12 öğrenciyle yeni bir eğitim yılına başlıyorsunuz. İlçe merkezi olan bir kasabada yalnızca 12 ortaokul öğrencisi!.. Varsayımı bırakıp yaşanmış gerçek bir öykü anlatayım ben size şimdi:

Öğretmenimizin adı Sait Esircan… 1917’de Kırklareli’de doğar. Küçük yaşta yetim kaldığı için Adana İlköğretmen Okuluna parasız yatılı olarak yerleştirilir. 1938’de öğretmen diploması alarak mezun olup Tekirdağ’ın Şarköy ilçesi Hoşköy İlkokuluna atanır. Askerlik görevini de bu köyde yedek subay öğretmen olarak tamamlar.

1941’de Ankara Gazi Eğitim Enstitüsüne gidip matematik öğretmeni olarak mezun olur. İlk görevi Ankara Atatürk Lisesidir. Aynı yıl maaşına zam yapılıp Ardahan Ortaokuluna atanır. Bir süre çalıştıktan sonra önce müdür yardımcısı sonra müdür olarak görevlendirilir.

Ardahan’da altı yıl görev yaptıktan sonra Hayrabolu Ortaokuluna kurucu müdür olarak atanır.

Burada 12 yıl başarıyla çalışır. 1962’de İstanbul Anadoluhisarı Ortaokuluna nakledilirse de Hayrabolu halkının ısrarlı isteği üzerine yaklaşık dört ay sonra yeniden kurucusu olduğu Hayrabolu Ortaokuluna döner. Halk desteğinin gücünü gören öğretmenimiz bu sevgiyi olumlu yönde kullanmak ister. “Kasaba çocuklarının ortaokulda okuma hakkı var da köy çocuklarının neden olmasın?” diye düşünür.

İyi de karda, kışta köyünden kasabaya nasıl gelip gidecek çocuklar? O yıllarda henüz kamyonu, minibüsü bırakın; traktörü bile yok köylünün. Bir sorun, bir engel varsa, düşünen insan için bir çözüm yolu da vardır mutlaka. Ortaokulun genişçe bir bahçesi vardır. Buraya bir lise ve bir pansiyon binası yapılsa… İyi de para nerde? Kaymakam ve belediye başkanını ikna eder önce. Sonra bir yardımlaşma derneği kurar.

Halk isteyince neler yapılmaz! Yeter ki inandır sen onu, yapılacak işin köyün, kasabanın, kentin dahası ülkenin hayrına olacağına. Çorap söküğü gibi kendiliğinden gelir arkası. Gerçekten de kısa bir süre sonra Hayrabolu Ortaokulunun bahçesinde bir bina yükselmeye başlar. Köy çocukları için pansiyon olacaktır o. Çabucak bitirilip köylü çocukları öğrencilerin hizmetine açılır hemen. Bu sorunu çözmekten öyle mutlu olur ki öğretmenimiz!

Bu başarısıyla yetinmeyip okul kütüphanesi ve lise inşaatlarını da başlatır. Yıl 1967… Üç bakanlık müfettişi gelir Ankara’dan. Ortaokul diye gelirler ama bakarlar ki yanında bir pansiyon işletmesi ve bir inşaat… Sorguya çekerler müdürü hemen:

“Kendi başına ne işler yapıyorsun sen böyle? Pansiyon işletmesi yönetmeliğe uygun mu? İzin aldın mı bakanlıktan?” diye çıkışırlar

Öyle ya canım? Haklı elbet adamlar! Okul müdürü dediğin makamında oturur, gelip gidenle sohbet ederek çay içer, kahve içer. Mimar mısın, inşaat mühendisi misin sen arkadaş? Elinde kazma kürek, elinde mala ile müdürlük mü olurmuş! Nerde görülmüş bu?

Ve teftiş sonucu bakanlığa zehir zemberek bir rapor sunup müdürün derhal görevine son verilmesini isterler. O sırada Milli Eğitim Bakanı Edirne Milletvekili İlhami Ertem’dir. Trakya’yı avucunun içi gibi bilmektedir. Hayrabolu’daki ilgilileri arayıp sorar. Müdür hakkında övgüler duyar herkesten. Bakınız, 2 Eylül 1967 günlü Tekirdağ Valiliğine gönderdiği resmi yazıda nasıl yorumlamış müfettişlerin raporunu:

“İliniz Hayrabolu Ortaokulunun genel durumunu denetleyen Başmüfettiş Rifat Bayer, Enver Koray ve Müfettiş Ayhan Doğan tarafından ortaklaşa düzenlenen 13/03/1967 gün ve 222-1851-58 sayılı raporun incelenmesi sonucunda:

Okul olarak 716 sayılı Tebliğler Dergisindeki (E) tipi bir binanın yapılmakta olduğu, adı geçen binanın yapılmasında okul müdürünün çevre ile iş birliği kurarak maddi ve manevi yardım sağladığı ve bu işin yürütülmesinde büyük bir çaba gösterdiği anlaşılmıştır.

Olumlu ve gayretli çalışmalarından dolayı okul müdürü Sait Esircan’a teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim.

İlhami Ertem
Milli Eğitim Bakanı

1949’da 12 öğrencisi olan Hayrabolu Ortaokulunun 1960’lara gelindiğinde öğrenci sayısı arttığı için eski bina yetersiz kalır. Bakanlık da o zamanlar küçük bir kasaba olan Hayrabolu’ya okul yapmakta gönülsüzdür. İşte bu nedenle okul müdürünün öncülüğünde “Okul Aile Birliğ” ile “Ortaokul ve Lise Binalarını Yaptırma ve Pansiyon Yaşatma Derneği” elbirliğiyle işe girişir. Model proje seçilir. Tamamen yardımlarla ve Hayrabolu halkının katkılarıyla ortaokul inşaatı başlar. Ders dışında öğrenciler bile bu imeceye katılırlar. Öte yandan yine kendi emekleriyle yapılan pansiyon da hizmet vermeye devam etmekteyken yukarıda adı geçen üç müfettiş gelir okula.

Üstte de görüldüğü gibi müfettişlerin sorguya çekip azarladıkları müdürü, bakan teşekkür ederek kutlar. Bunun üzerine ortaokul diye başlayan inşaat liseye dönüştürülür. Üstelik okul adının “Sait Ercan Lisesi” olarak onaylandığı bakanlık yazısıyla duyurulur. Ancak Sait Bey bunu kabul etmeyip adının yapılmakta olan kütüphaneye verilmesini ister.

Sonuçta Hayrabolu Lisesi 1969-1970 öğretim yılında hizmete açılır.

Öğretmen Sait Esircan’ın öğrencilerinden Abdullah Damar ve Aytekin Erdem’in hazırladıkları “Kasabanın Işığı Öğretmen Sait Esircan” adlı kitaptan öğrendim bu gerçekleri. Yaklaşık 40 arkadaşlarının anılarını toplamışlar; 172 sayfalık bu kitapta.(*)

On yıl önce okuyup birçok sayfasına notlar yazıp birçok satırını işaretlediğim bu kitabı bir kez daha okudum. Ne mutlu Sait Esircan gibi eğitimcilere ve ne mutlu onun gibi özverili öğretmenlerin öğrencisi olanlara!..

Bu değerli eseri hazırlayarak sevgili öğretmenlerini unutulmazlar listesine ekleyen Abdullah Damar ve Aytekin Erdem’i yürekten kutluyorum!

Kötü örneklerden bıktık artık. İyi örnekler görmek istiyoruz biraz da.


(*) Kasabanın Işığı: Öğretmen Sait Esircan, 1917-1987 Hazırlayanlar: Abdullah Damar-Aytekin Erdem   Tekirdağ 2016, E-Posta: abdullah.damar@hotmail.com 

Yayın Tarihi
19.09.2026
Bu makale 174 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Arama Yap!