Akdeniz Üniversitesi’nde Mustafa Akaydın’ın yerine İsrafil Kurtcephe’nin Rektör atanmasından sonra görevden almalar ve yer değiştirmeler tamamlandı. Bazı fakültelerin dekanları, Yüksekokul ve Enstitü yöneticileri değiştirildi, idari personelde kaydırmalar gerçekleştirildi. Müdürler, memur ya da sekreter olarak başka bölümlere verildi. Kamuoyunda İsrafil Kurtcephe’yi ilk kutlayanlar arasında Birlik Vakfı, Resanet Vakfı gibi cemaat vakfı temsilcilerinin bulunması, sadece Akdeniz Üniversitesi’nde değil, Antalya’da yeni bir dönemin başladığının işareti olarak gösteriliyor. AKEV’in “Antalya Üniversitesi” için üniversite alanı bulmasından sonra Gaye Eğitim ve Sağlık Vakfı için yeni bir üniversite alanının yaratılmış olması, alanın alelacele bu vakfa tahsis edilmesi, aynı bölgede ikinci bir üniversite alanının ayrılıp bekletilmesi; “vakıf üniversiteleri” aracılığı ile cemaat üniversitelerinin yaygınlaştırılması, eğitimde dini temayüllü alternatif örgütlenmenin yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor. “Vakıf üniversiteleri” şeklinde önceden başlatılmış olan bu alternatif örgütlenmenin Türkiye genelinde yaygınlaşacağı kabul ediliyor. Bütün bunlar Antalya’da üniversitenin kamplara mı bölünmeye başladığı sorusunu akla getiriyor.

Üniversite kamplara mı bölünüyor?
Akdeniz Üniversitesi, kamuoyunda gündem teşkil eden konuların başında geliyor. Mustafa Akaydın’ın yerine İsrafil Kurtcephe’nin seçilmiş olması, Kurtcephe’nin daha başlangıçtaki tasarrufları, tartışmaların başlıca nedeni. İlk açıklamalarında “üniversiteyi kamplara böldürmeyeceğini” söyleyen Kurtcephe’yi, Ankara dönüşü karşılayanlar arasında Birlik Vakfı, Resanet Vakfı, Aydınlar Ocağı gibi kurum temsilcilerinin ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve eski Rektörlerden Yaşar Uçar’ın bulunmasına dikkat çekiliyordu. Kurtcephe’ye muhalif çevreler, Üniversitede sadece AKP yanlılarının değil, tarikatların da kadrolaşma çabasında olduğundan, tasfiyelerin buna bağlı olarak gerçekleşeceğinden söz ediyordu. Akdeniz Üniversitesi’ndeki gelişmeler şimdilerde buna örnek gösteriliyor: Zira yeni Rektör, kırkını doldurmadan Genel Sekreter Yardımcısı Cemal Öcal, Mali İşler Daire Başkanı Mahmut Akbaş, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Adem Akyürek, Güvenlik Müdürü Yahya Varış, Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Akgün Keskin gibi isimleri hem de memur ya da sekreter olarak başka bölümlere kaydıracaktı. İsrafil Kurtcephe’nin görevden aldığı ve bu görevlere atanan isimler aşağıdaki gibi:
Görevi Görevden alınanlar Yerine atananlar Göreve devam eden
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sadık Çakmakçı Prof. Dr. Muharrem Certel
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Rıfkı Aktekin Prof Dr. Abit Demircan
Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Kemal Balcı
Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Uzun Prof.Dr. Osman Karagüzel
Fen Edebiyat Fak. Dekanı Prof. Dr. Mustafa Gökçeoğlu
İkt. Ve İdari Bil. Fak. Dek.Prof Dr. Fulya Sarvan Prof. Dr. Şafak Aksoy
Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meral Sağır Öztoprak
Mühendislik Fakültesi Dek Prof. Dr. Hikmet Rende
Güzel Sanatlar Fak. Dek. Prof. Dr. Abdullah Uz
Eğitim Fak. Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yalçın
İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümit Atabek (Kurtcephe uhdesinde.)
Su Ürünleri Fak. Dek. Prof. Dr. Ramazan İkiz
Alanya İşletme Fak. Dek. Prof. Dr. Ahmet Aktaş
Sağlık Bilimleri. Enstitüsü Md. Prof. Dr. Nurettin Oğuz Prof. Dr. İsmail Üstünel
Fen Bilimleri Ens. Md. Prof. Dr. İ. Zafer Arık Prof. Dr. Hüseyin Sümbül
Sosyal Bilimler Ens. Md Prof. Dr. Nevzat Çevik Prof. Dr. Burhan Varkıvanç
Güzel Sanatlar Ens. Md. Prof Dr. Nevzat Çevik Doç. Ömür Bütev Dolgun
Turizm-Otelcilik Y. O. Md. Doç. Dr. A. Akın Aksu
Beden Eğitimi ve Spor Y. O. Md. Prof. Dr. Kamil Özer (?)
Ant. Sağlık Y. O. Md. Prof. DR. Kadriye Buldukoğlu (?)
Akseki Sağlık Y. O. Md. Yrd. Doç. Dr. Dudu Karakaya Yrd. Doç. Dr. Ayşegül İşler
Ant. Devlet Konservatuvarı Md. Doç. Dr. Orhan Ahıskal (?)
Teknik Bilimler M. Y. O. Md. Prof. Dr. İbrahim Akıncı Prof. Dr. Bülent Topçuoğlu
Sosyal Bilimler M. Y. O. Md. Yrd. Doç. Dr. Serpil Yılmaz Yrd. Doç Dr. İrfan Özcan
Sağlık Hiz. M. Y. O. Md Doç Dr. Öznur Ongun Öğr. Gör. Ramazan Yılmaz
Elmalı Meslek Y. O. Md. Öğr. Gör. Hasan Kitiş Öğr. Gör. M. Nadir Eker
Kumluca M. Y. O. Md. Öğr. Gör. Mustafa Çeltikçi
Korkuteli M. Y. O. Md. Doç. Dr. Orhan Özçatalbaş Doç. Dr. M. Soner Balcıoğlu
Serik Meslek Y. O. Md. Nükhet Lüleci Öğr. Gör. Bahadır Kerimoğlu
Akseki Meslek Y. O. Md. Öğr. Gör. Emin Doğan Öğr. Gör. Bahadır Kerimoğlu
Manavgat Meslek Y. O. Md. Prof. Dr. Ali Erdoğan
Alanya Meslek Y. O. Md. Öğr. Gör. Aydın Özdemir
Genel Sekreter Nusret Çelik Vedat Saban
Genel Sekr. Yrd. Lütfi Küçükkubaş
Mali İşler D. Bşk. Mahmut Akbaş Nevzat Saban
Sağlık Kültür Spor D. Bşk. Adem Akyürek (?)
Basın ve Halkla İlişkiler Md. Akgün Keskin (?)
Güvenlik Müdürü Yahya Varış (?)
Dergimizin yayına verildiği günlerde, göreve devam etmekte olanların durumunda her an değişiklik olabilirdi. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hikmet Rende ve Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Abdullah Uz, istifa etmeleri istendiği halde istifa etmeyip direnen akademisyenlerdi. Hukuk Fakültesi Dekanı Meral Sağır Öztoprak’ın durumu ise belirsizliğini korumakta idi.
Yukardaki tabloda yer alan ve göreve devam ediyor görünen kesim içinde de görevden almaların ve kaydırmaların devam edeceği beklentisi hakim.
‘Beyin’ Lütfi Küçükkubaş mı?
Üniversitedeki yeni oluşum konusunda Rektör İsrafil Kurtcephe’nin, Genel Sekreter Yardımcılığına atanan Lütfi Küçükkubaş ve Mali İşler Daire Başkanlığına atanan Nevzat Saban tarafından yönlendirildiği konuşuluyor. Lütfi Küçükkubaş ve Vedat Saban’dan üniversitedeki atamaları yönlendiren kişiler olarak söz ediliyor.
Akdeniz Üniversitesi’nin çiçeği burnunda bürokratlarından Vedat Saban, Nevzat Saban’ın kardeşi. Vedat Saban’ın Rektör İsrafil Kurtcephe’nin otuz yıllık arkadaşı olması nedeniyle üniversiteye getirildiği söyleniyor. Vedat Saban’ın, Milli Eğitim Bakanlığı’nda Şube Müdürü olarak görev yaparken Akdeniz Üniversitesi’ndeki yeni yapılanmada rol alması için görevlendirildiği çok konuşulan bir başka konu. Kurtcephe’nin başlattığı uygulamaların “üniversitedeki sitemi değiştirip yerine yenisini koymak amacını taşıdığı”, sadece görevden alınanların değil, Kurtcephe’ye muhalif tüm öğretim üyesi ve görevlilerin ortak yorumu.
‘Atamalar taraflı, atananlar yetersiz’
Yeni atamalarda taraflı davranılması yetersiz isimlerin devreye sokulmasına neden olmuştur deniyor ve bu konuda şu örnekler veriliyor:
Atamalarda iktidar partisine yakınlık kıstas alınmakla birlikte bazı dengelerin de dikkate alındığı söyleniyor:
Rektör Yardımcısı olarak Büyük Birlik Partisi yanlısı olduğu konuşulan Ramazan Certel’in, Ziraat Fakültesi Dekanı olarak MHP’li olduğu söylenen Osman Karagüzel’in belirlenmesi, milliyetçi kesimin desteğini almaya yönelik kabul ediliyor. Ramazan Certel, aynı zamanda Akdeniz Üniversitesi’nin eşi kapalı giyinen bir akademisyeni. Diğer Rektör Yardımcısı Abit Demircan’ın kayınpederinin AKP’li olması atanmasında rol oynadı deniyor. …………… Abdullah Aziz Ergin, Rektör İsrafil Kurtcephe ile askerlik yıllarında birlikte görev yaptıkları ve emekliye ayrıldıkları, Kurtcephe-Ergin yakınlığının buradan kaynaklandığı söylenmekte. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şafak Aksoy ve Abdullah Aziz Ergin, Türkiye’deki önemli cemaatlerden birine yakınlığıyla da anılıyor. Sağlık Meslek Yüksekokulu’na atanan Ramazan Yılmaz’ın ve diğer bazı Yüksek Okul Müdürlerinin yüksek lisansının olmadığı söyleniyor.
Telefonlar dinleniyor mu?
Yeni yönetimle birlikte üniversitede telefonların dinlendiği yoğun bir şekilde konuşuluyor. Üniversitenin çeşitli bölümlerindeki yöneticilerin ya da görevlilerin özellikle iç hatları kullanmamaya “özen göstermesi” dikkat çekilen bir başka konu.
Tarikat eliyle ‘vakıf üniversiteleri’
Yeni yönetimle birlikte başlayan süreçle ilgili konuşulan ikinci konu Vakıf Üniversitelerinin Antalya merkezli olarak atağa geçmiş bulunması. Türbanın devlet kurumlarında, hepsinden önemlisi üniversitelerde serbest bırakılması için verilen mücadeleye kaldığı yerden devam edilebilmesi için Vakıf Üniversitelerinin tarikatlar yoluyla yaygınlaştırılacağı, Yüksek öğretim kurumlarında belli kesimlerin bu yolla egemenlik kuracağı söyleniyor. Antalya’nın, Vakıf Üniversiteleri yoluyla üniversitelerin muhafazakârlaştırılmasının önemli bir merkezi haline getirileceği inancı, bu endişelerin kaynağı.
Cemaat Yurtları Üniversitede
Fethullahçı Cemaate yakınlığıyla bilinen Sağnak Öğrenci Yurdu temsilcilerinin, üniversite kampusü içinde stant kurarak öğrenci kayıtlarına başladığı söyleniyor. Sağnak Yurdu temsilcilerinin öğrencilerin cep telefonu numaralarını “bilinmeyen kimseler”den alarak, öğrencilere tek tek telefon ettikleri, yurda kayıt olmaları için üzerlerinde baskı oluşturdukları bir başka şikayet konusu.
Sağnak Yurdu temsilcilerinin üniversitede stant açmasına önceki dönemlerde izin verilmiyordu.
Antalya’ya yeni üniversite
Antalya’da Üniversite kurmak Antalya Kültür ve Eğitim Vakfı AKEV’in kırk yıllık rüyası. Amaçlarını demokratik ve laik eğitime katkıda bulunmak olarak belirleyen AKEV, Antalya’da üniversite kurmayı, ortaöğretimdeki başarısını yükseköğretimde de sürdürmeyi hedefliyordu.
AKEV Koleji kurulduğu zaman halk yadırgamıştı. AKEV’in kurulduğu alan için “kervan geçmez kuş konmaz” tabiri kullanılıyordu. Okul yapılmadan önce, çevrede birkaç gecekondunun dışında sivri taşlar, çalılar ve dikenli otlar vardı.
“Burada özel okul mu olur?”, “bu okula kim çocuğunu gönderir?” denildi.
Eleştirilerin aksine, AKEV Koleji Antalya’nın en çok rağbet gören ortaöğretim kurumlarından ve Antalya’nın seçkin okullarından biri olmanın yanında bölgenin gelişmesinde önemli rol oynadı.
‘Eğitim gönüllüleri’nden ‘eğitim seferberliği’
AKEV Genel Müdürü Selahattin Çiçek, AKEV’in Mütevelli Heyetini, yöneticilerini, çalışanlarını “eğitim gönüllüleri”, “Antalya Üniversitesi” girişimini de “eğitim seferberliği” olarak niteleyecekti.
Kadriye’deki arazi, Üniversite kurmaya uygunluğu açısından düşünüldüğünde, yine “kervan geçmez kuş konmaz” bir yerdi. Kadriye Belediyesi bu noktada devreye girip, AKEV’in “eğitim gönüllüleri”ne yardımcı oldu. Alan imarsız turizm alanı iken, 2004 yılında çıkarılan imar planıyla üniversite alanı olarak belirlendi. Kadriye Belediye Başkanı Hüseyin Kantuz’un da yardımı ve desteğiyle, üniversite kurulacak alanın önündeki yasal engeller ortadan kalktı.
Özel Üniversitelerin kurulabilmesi için devlet üniversitelerinden birinin garantörlük belgesi vermesi gerekiyordu. Akaydın’ın Rektörlüğü döneminde bu belge AKEV yönetimine verildi. Yasal prosedür bir yandan devam ederken diğer yandan AKEV’in “eğitim gönüllüleri” Kadriyelilerle el ele verip kazma kürekle araziyi bakımsızlıktan kurtardılar.
Selahattin Çiçek, üniversite alanının beden gücü ve el emeği ile temizlenmesinden sonra duygularını şöyle dile getirecekti:
“Yıldızlara bakan çamura girmek zorundadır.”
Serik Mal Müdürlüğü tarafından geçen yılın Temmuz ayında açılan ihaleye Ankara merkezli Atılım Üniversitesi de katıldı. İhaleyi AKEV kazanarak Kadriye’de bulunan 107 dönüm arazide üniversite kurma hakkına sahip oldu.
Projeler yapıldı, inşaat başlatıldı, araziye 5 binin üzerinde ağaç dikildi. Proje son aşamasına geldi ve belli kriterlerin yerine getirilmesinden sonra Üniversitenin yasallık kazanması için YÖK’ün izni gerekiyor. AKEV, gelinen aşamada çalışmaları hızla devam ettirerek üniversiteye ait binaların inşaatını tamamlamaya çalışıyor.
10 bin öğrenci okuyabilecek
AKEV yönetimi üniversite kurarken, verilecek eğitimin niteliğine ve bir turizm kenti olan Antalya’nın ihtiyaçlarına yönelik kriterler belirlemiş; açılacak bölümler bu kriterler dikkate alınarak gerçekleştirilecek. Kriterlerden biri, Akdeniz Üniversitesi’nde olmayan bölümlerin açılması. Antalya Üniversitesi’nden mezun olanların “diplomalı işsizler” ordusuna katılmaması için Antalya’nın ve Turizm başta olmak üzere Bilişim, Tarım, Ticaret sektörlerinin ihtiyacı olan ve şu anda Türkiye’de sıkıntısı çekilen branşlarda öğrenci yetiştirilecek. Işık ve ses sistemleri uzmanı gibi iş garantisi olan uzmanlar yetiştireceğiz diyor Selahattin Çiçek. Antalya’ın bu tür uzmanlara çok ihtiyacı var.
AKEV Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Selahattin Çiçek, yabancı dil ağırlıklı eğitim verecek olan Antalya Üniversitesi’nde ilk etapta 6 fakülte 10 Meslek Yüksekokulu kurmayı düşündüklerini, hedeflerinin Antalya Üniversitesi’nde 2009-2010 öğrenim yılında 1000 öğrenci ile öğretime başlamak olduğunu belirtti. “Dünya üniversitesi” olması amaçlanan Antalya Üniversitesi’nde tüm hazırlıklar tamamlandıktan sonra 10 bin öğrenci okuyabilecek. Selahattin Çiçek, eğitimin kalitesine verecekleri önemi, “öğrenciler Antalya Üniversitesine askerlikten kaçmak için gelmeyecek” sözleriyle dile getirdi.
Açılışta olanlar, olmayanlar
AKEV’in üniversite inşaatının temel atma törenine Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Köksal Toptan, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik telgrafla katıldılar. Açılışta Vali Yardımcısı Yıldırım Uçar, Milletvekili Osman Kaptan, Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Akdeniz Üniversitesi eski Rektörü Mustafa Akaydın, Serik Kaymakamı Ahmet Ümit, Kadriye Belediye Başkanı Hüseyin Kantuz, CHP İl Başkanı Ömer Melli ve daha birçok siyasetçi ve bürokrat hazır bulunurken, Akdeniz Üniversitesi’nin çiçeği burnunda rektörü İsrafil Kurtcephe “Ankara’da bir başka toplantıya katıldığı için” Kadriye’de olamadı.
‘Vakıf üniversitesi’ ‘cemaat üniversitesi’ mi?
Bu noktaya gelinmesi elbette kolay olmadı. AKEV 1987 yılından bu yana Üniversite hayalinin gerçekleşmesi için kaynak ayırmaya, kaynak yaratmaya ve bu kaynakları büyütmeye çalıştı. 1994 yılında Kepez Bölgesinde Üniversite alanı bulunması çabaları sonuçsuz kaldı.
Akdeniz Üniversitesi’ne Kepez’de ayrılması beklenen arazi ise Organize Sanayi’nin güneydoğusunda bulunan, kente uzak bir bölgeye taşındı.
Antalya’da üniversite alanı olarak yer bulmak yıllardır mümkün değilken nasıl olduysa Defterdarlık tarafından 300’er dönümlük bir değil iki üniversite alanı yaratılıp ihaleye çıkarıldı. İhalelerden birini Gaye Eğitim ve Sağlık Vakfı alırken ikinci araziye fiyatın yüksek bulunması nedeniyle sahip çıkan olmadı.
Fiyatın düşmesinden sonra birilerinin sahip çıkacağı şimdiden konuşulmaya başlandı.
Diğer yandan, Alanya’da Hamdullah Emin Paşa Vakfı adına AKP Milletvekillerinden Yusuf Ziya İlbeç’in üniversite arazisi aradığı, YÖK düzeyinde “işi takip ettiği” konuşulmakta. Şu anda farklı vakıflar adına üç girişim söz konusu.
Bahçeşehir Üniversitesi’nin de üniversite kurmak için girişimlerinin olduğu biliniyor. Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın “Antalya’ya on üniversite lazım” sözleriyle de ilişki kurularak orta vadede bu sayının artacağı düşünülebilir.
Üniversitede son durum
Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hikmet Rende, geçen ay rektörlük görevine atanan Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe hakkında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Rende, YÖK'e de şikayet başvurusu yaparak, Kurtcephe hakkında idari soruşturma açılmasını talep etti.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, AÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rende, Antalya Cumhuriyet Savcılığına verdiği suç duyurusu dilekçesinde, 8 Ağustosta Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe'nin göreve geldiği tarihten itibaren üniversitenin tüm idari kadroları ve akademisyenleri üzerinde baskı uygulamaya başladığını, üniversitedeki tüm dekan ve müdürleri istifaya zorladığını söyledi.
Dilekçede, Akdeniz Üniversitesindeki görevlerinden istifa eden 4'ü dekan, 16'sı müdür 20 öğretim üyesi ve idarecinin adlarına yer verildi.
İstifaların baskı ve tehditle alındığını, bu kişilerin başlatılabilecek soruşturmada savcılık tarafından dinlenmeleri halinde iddialarının doğrululuğunun ortaya çıkacağını belirten Prof. Rende, halen görevde bulunan iki dekanın adlarını verdi ve istifaya zorlandıklarını iddia etti. Rende'nin, dilekçesinde Rektör Prof. Dr. Kurtcephe hakkındaki suçlamalarıyla ilgili şu ifadelere yer verildi:
''Şüpheli, başta şahsım olmak üzere dekan, idareci ve öğretim üyesi ve görevlileri bazen bizzat makamında ziyaret ettiği sırada, bazen de kendisine yakın öğretim üyeleri ile (Görevinizden istifa edin. Aksi halde hakkınızda bir şekilde soruşturma açılarak, görevinizden alınırsınız. Bu durumda çok büyük zarar görürsünüz. Yetkileriniz elinizden alınır ve görevinize son verilir) şeklinde baskı uygulamaktadır. Yapılan hukuksuz ve keyfi işlemin gerekçesi şüpheli tarafından, (Doğal olarak ben kendi ekibimle ve kadrom ile çalışmak isterim. Buna karşı çıkmanız halinde yetkilerimi kullanırım) demek suretiyle, rektörlük görevi kötüye kullanılmıştır.''
''Devlette devamlılık esas olduğuna göre, görevini layıkıyla yerine getiren üniversite idareci ve öğretim üyelerinin, her gelen rektör ve yöneticiye göre değiştirilmesi, kamu görevi ve yöneticilik sıfat ve yetkileri ile bağdaşmaz. ‘Şüpheli rektör’ün basın ve televizyonlar yolu ile açıkladığı kendi ekibini oluşturma çaba ve eylemleri, gerek idare hukuku, gerek ceza hukukunda suç teşkil etmektedir. Bu eylemler arasında şüphelinin uyguladığı tehdit ve şantaj eylemi, Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturulması gereken bir eylemdir. Konu idari soruşturma boyutu nedeni ile YÖK'e iletilmiş olup, konunun idari tahkikat boyutunun dışında suç teşkil eden kısmı ile ilgili savcılığa başvurmak zorunda kalınmıştır.''
Dekan Hikmet Rende, YÖK'e de Rektör Kurtcephe hakkında idari soruşturma başlatılması istemiyle gönderdiği şikayet dilekçesinde aynı iddiaları sıraladı.
Suç duyurusu dilekçesiyle ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Rende, şunları söyledi:
“Halen dekanlık görevini yürütüyorum ve kimsenin adamı olmadığım gibi kendi kimliği ile dolaşan, görevimi liyakati ile yapan birisi olarak bu şekilde istifaya zorlanmam, inanılmaz şekilde onur kırıcıdır. Zorla istifa ettirmeler ve halen devam eden istifa baskıları nedeniyle Akdeniz Üniversitesinde çok onur kırıcı bir süreç yaşıyoruz. İstifa etmemin nedeni yok. Etmeyeceğim. Görevimi layıkı ile yerine getirdiğime inanıyorum. Maruz kaldığım baskıyı, tehdidi ve keyfi davranışı savcılığa ve YÖK'e bildirdim.”