SÜLEYMAN EROL
Antalya Lisesi, Antalya'nın ilk ortaöğretim kurumu olmasının yanı sıra Türkiye'nin de en köklü ilk 100 okulu arasında yer almaktadır.
Okul binaları, Sultan II. Abdülhamit döneminde, iki Rum aileden satın alınarak eğitim kurumuna dönüştürülmüştür.
1898 yılında beş sınıflı “Liva İdadisi” adıyla eğitim hayatına başlamıştır.
Tarihi okul, zamanla isim değişiklikleri geçirerek günümüzde “Antalya Anadolu Lisesi”ne dönüşmüştür.
1966 –1967 dönemi “Tarihi Antalya Lisesi”nden mezun olanlar arasında yerimizi aldık.
Süleyman Erol ve eşi Feride Erol “Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü”nden mezun olmuşlar.
Süleyman Erol, Antalya Lisesinde beden eğitimi öğretmenimizdi.
Feride Erol, Kız Meslek Lisesinde beden eğitimi öğretmenliği yapıyordu.
Antalya Lisesindeki kız öğrencilerin beden eğitimi derslerine giriyordu.
Antalya’nın ilk kadın beden eğitimi öğretmeniydi.
Süleyman Hoca, 1960’lı yıllardan 1979’daki vefatına kadar, “Beden Terbiyesi Bölge Müdürü” görevinde bulunmuştur.
Görev yaptığı sürede, birçok spor tesisinin Antalya’ya kazandırılmasında emeği vardır.
Uluslararası standartlarda ilk koşu pisti eski Antalya Stadyumu’nda yapılmıştı.
Antalya ilk olarak kapalı spor salonu hizmetine kavuştu.
Antalya Yüzme Havuzu ilk Su Spor tesisi olarak hizmete girdi.
Süleyman Hoca’nın hayali, yeterli spor tesislerini tamamlayarak Akdeniz Olimpiyatlarının Antalya’da yapılmasını sağlamaktı.
100. yıl Spor Tesislerinin bulunduğu alan bu dönemde tahsis edilmişti.
Antalya’da ilk olarak, Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü organizasyonunda, “Üniversiteler Spor Haftası” düzenlenmişti.
Süleyman Hoca bu organizasyonu, Antalya Lisesi son sınıftan bir grup öğrenci ile gerçekleştirdi.
Antalya Lisesi yönetiminden bizlere bir hafta izin aldı.
Ben de futbol takımları karşılaşmalarında görev almıştım.
Topçular Askeri Tesislerinde, bir karşılaşmada, hakeme itirazlar nedeniyle maç durdu.
Süleyman Hoca bizi uçurur diyerek, yalvar yakar maçı tekrar başlattık.
Beş dakika sonra denetime çıkan hocayı karşımızda bulduk.
Her şeyin yolunda olduğunu rapor ettik, ancak ter tırnaklarımızdan aktı.
Süleyman Hoca disiplinli ve spor ahlakında tavizsiz bir insandı.
Spor Tesislerine gözü gibi bakardı.
Antalya Lisesi’nde sınıflar arası futbol karşılaşmaları planladık.
Ancak günün koşullarında futbol sahası bulmak çok zordu.
Antalya Stadyumu o yıllarda toprak saha olarak hizmet vermekteydi.
Yağmurlu havalarda futbolcular çamurdan adama dönerlerdi.
Süleyman Hoca’dan zar zor stadyumu kullanma izni çıktı.
Stadyumda maç sırasında, koşu pistinde bisikleti ile tur atan arkadaşımız işi bozdu.
Hocaya haber ulaştı ve bizim maçlar da böylece yarıda kalmış oldu.
Soğuk bir gündü, spor malzemesi almadan okula geldim.
Soğuk havalarda bazen sınıfta teorik dersler yapılırdı.
Benim gibi düşünen dört arkadaş daha spor malzemesi getirmemiş.
Hoca geldi, “siz neden hazır değilsiniz?” diye sordu, mazeret bulamadık.
Hoca beden dersinde bizi yok yazdı ve gidebilirsiniz dedi.
Hapı yuttuk, okul idaresi gözümüzün yaşına bakmaz cezayı basar.
Ders sonu spor odasının kapısını çaldık hocadan özür diledik.
Süleyman Hoca dolaptan bir sopa aldı, “bunu yerseniz bir daha unutmazsınız” dedi.
“Açın ellerinizi bakalım” dedi ancak, biz el açmamakta direniyoruz Hoca da ısrarlı.
Aslında biz bu cezaya dünden razıyız.
Feride Hocanım da kız öğrencilerin dersinden geldi odada oturmakta.
Feride Hocanım yerinden kalktı hocanın elindeki sopayı aldı.
“Bu çocuklar delikanlı oldular benden utanıyorlar, ben kefilim, bir daha böyle hata yapmayacaklar” diyerek bizi kurtarmıştı.
Amerikan (ABD) savaş gemiler gelir, eski liman açıklarına demirler, birkaç gün kalırlardı.
Süleyman Hoca gemiyi ziyaret eder, askerleri basket maçına okula davet ederdi.
ABD’li askerler basket toplarıyla gelirlerdi ve Hoca bu toplara el koyardı.
Bizim basket topları deriden yapılmış ilkel toplardı.
Süleyman Hoca kendi oynayacağı zaman o topları çıkarırdı.
Süleyman Hoca ile maç yapmak için olmadık dümenler çevirirdik.
Süleyman Hoca, gençlere sporu sevdirdi, spora yönlendirdi.
Öğrencileriyle yerine göre arkadaş olabilen kişiliği vardı.
Süleyman Erol’un Antalya’nın Spor Altyapısına hizmetleri unutulmadı.
Muratpaşa Yeşilbahçede, “Süleyman Erol Olimpik Yüzme Havuzu” adını yaşatmaktadır.
Süleyman Erol; öğretmen kimliği, spora hizmetleri ile Antalya Lisesi ve spor camiasında İZ BIRAKANLAR’dan olmuştur.
SÖZÜN ÖZÜ:
Spor; sevgi, saygı, kardeşlik ve dostluktur.