TÜRKOLOG

Yusuf Has Hâcib’de Kut, Töre Ve Hükümdarin Sorumluluğu

Antik Yunan’da Eflatun’un, İslam felsefesinde Fârâbî’nin tartıştığı bilgelik ve iktidar ilişkisi, XI. yüzyıl Türk düşüncesinde farklı bir tarihî temelle karşımıza çıkar.

Türk devlet geleneğinin yeni medeniyet çevresindeki yeri

Muharrem Yellice

MUTLAK İYİ’DEN TÖREYE: DEVLET, KANUN VE İKTİDAR  •  3/4

Antik Yunan’da Eflatun’un, İslam felsefesinde Fârâbî’nin tartıştığı bilgelik ve iktidar ilişkisi, XI. yüzyıl Türk düşüncesinde farklı bir tarihî temelle karşımıza çıkar. Yusuf Has Hâcib’in Kutadgu Bilig’i, eski Türk devlet geleneğinin kut ve töre kavramlarını, İslamî dönemin ahlak ve yönetim sorunlarıyla birlikte ele alır.

Yusuf Has Hâcib’de Kut ve Töre: Türk Devlet Geleneğinin Devamı

Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig'i 1069–1070 yıllarında Karahanlı hükümdarı Tavgaç Uluğ Buğra Han'a sunmuştur.

Eser, Türklerin İslam medeniyeti içinde yeni bir siyasal ve kültürel kimlik geliştirdiği dönemin ürünüdür.

Kutadgu Bilig'de devlet yönetiminin dört temel ilkesi bulunmaktadır:

Kün Togdı doğru kanunu ve adaleti, Ay Toldı kutu ve saadeti, Ögdülmiş aklı, Odgurmış ise akıbeti ve hayatın geçiciliğini temsil eder.

Burada üzerinde durulması gereken kavram köni törü, yani doğru kanundur.

Eski Türk devlet geleneğinde töre, toplumun ve devletin düzenini sağlayan hukukî, ahlaki ve geleneksel ilkelerin bütünüdür.

Kut ise hükümdarlık yetkisi ve siyasal meşruiyetle ilişkili bir kavramdır.

Yusuf Has Hâcib'in devlet anlayışında bu eski Türk kavramları varlığını sürdürmektedir.

Ancak hükümdar yalnızca kut sahibi olduğu için iyi bir yönetici sayılmaz. Doğru kanunu uygulaması, bilgili kimselerle çalışması ve halkın refahını koruması da gerekmektedir.

Kutadgu Bilig'in 5574–5578. beyitlerinde halkın hükümdar üzerindeki üç hakkı açıkça belirtilmektedir.

Bunlar paranın ayarının korunması, doğru kanunların uygulanması ve yolların güvenliğinin sağlanmasıdır.

Bu yaklaşım, iktidarın halka karşı somut sorumluluklar taşıdığını göstermektedir.

Burada Eflatun ve Fârâbî'den farklı bir vurgu ortaya çıkmaktadır.

Yusuf Has Hâcib'in hükümdarı, yalnızca hakikati kavraması veya ahlaki bakımdan olgunlaşması gereken bir kişi değildir. Aynı zamanda ülkesinde ekonomik güvenliği, toplumsal huzuru ve adaleti sağlaması gereken bir yöneticidir.

Bu bakımdan Kutadgu Bilig, devletin halka karşı görevlerini uygulamaya dönük ilkelerle açıklayan önemli bir siyasetnamedir.

Kutadgu Bilig’de Şeriat ve Töre Arasındaki İlişki

Yusuf Has Hâcib'in yaşadığı Karahanlılar dönemi İslamî bir medeniyet çevresidir.

Kutadgu Bilig'in başlangıcında Allah'a övgü, peygamberin anılması ve dört halifeye ilişkin bölümlerin bulunması, eserin dinî düşünce ortamını açıkça göstermektedir.

Dolayısıyla Yusuf Has Hâcib'in devlet anlayışını İslamiyet'ten bağımsız bir düşünce sistemi olarak değerlendirmek mümkün değildir.

Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır.

Yusuf Has Hâcib'in Müslüman olması ve eserinde İslam ahlakına yer vermesi, onun devlet yönetimini bütünüyle şeriat hükümlerine dayandıran ayrıntılı bir hukuk sistemi kurduğu anlamına gelmez.

Kutadgu Bilig'de eski Türk töresi ve hükümdarlık geleneği belirgin biçimde yaşamaktadır.

Hükümdarın adaletli olması, doğru kanunu uygulaması ve halkını koruması eski Türk devlet anlayışıyla önemli bir süreklilik göstermektedir.

Bununla birlikte merhamet, doğruluk, iyilik ve hükümdarın ahlaki sorumluluğu gibi kavramlar İslam siyaset düşüncesinde de bulunmaktadır.

Bu nedenle eserdeki bütün adalet ilkelerini yalnızca Türk töresine, bütün ahlaki ilkeleri ise yalnızca İslamiyet'e bağlamak doğru değildir.

Asıl araştırılması gereken mesele, bu iki geleneğin hangi noktalarda birleştiğidir.

Yusuf Has Hâcib'in siyaset felsefesinde töre ile dinî ahlak birbirini dışlayan iki ayrı sistem olarak değil, aynı hükümdarlık düzeni içinde bir araya gelen değerler olarak görünmektedir.

Ancak bu birleşme, çağdaş anlamda din ve devlet işlerinin ayrılması düşüncesi değildir.

Kutadgu Bilig'in ideal hükümdarı hem doğru töreyi uygulayan hem de dinî ve ahlaki erdemlere sahip olması beklenen bir yöneticidir.

Eflatun’un Kanunu ile Yusuf Has Hâcib’in Töresi Aynı Şey midir?

İki düşünür arasındaki en önemli farklılıklardan biri burada bulunmaktadır.

Eflatun, Kanunlar adlı eserinde devletin kurumlarını ve yurttaşların hayatını düzenleyen ayrıntılı bir kanun sistemi tasarlamıştır.

Bu sistemde devlet görevlerinin belirlenmesi, yöneticilerin seçilmesi, yurttaşların eğitimi ve kamu hayatının düzenlenmesi gibi konular ele alınmaktadır.

Yusuf Has Hâcib'de ise töre daha geniş bir kavramdır.

Töre, yalnızca yazılı hukuk hükümlerini değil, doğru davranışı, geleneksel devlet düzenini ve hükümdarın adaletle yönetme yükümlülüğünü de kapsamaktadır.

Dolayısıyla Eflatun'un Kanunlar'ı ile Kutadgu Bilig'i aynı nitelikte hukuk eserleri olarak değerlendirmek doğru olmaz.

Eflatun bir devletin hukukî ve kurumsal düzenini ayrıntılı biçimde tasarlamaya çalışmıştır.

Yusuf Has Hâcib ise mevcut hükümdarlık düzeninin hangi ahlaki ve siyasal ilkelerle yönetilmesi gerektiği üzerinde durmuştur.

Bu farklılığın yanında önemli bir ortaklık da bulunmaktadır.

Her iki düşünür de doğru yönetimin yalnızca hükümdarın kişisel isteklerine bırakılamayacağını kabul etmektedir.

Ancak Eflatun'un Kanunlar'ında yöneticinin kanuna bağlılığı daha kurumsal bir çerçevede ele alınırken Kutadgu Bilig'de hükümdarın doğru töreyi uygulama sorumluluğu daha çok ahlaki ve siyasal bir yükümlülük olarak belirlenmektedir.

Değerlendirme

Yusuf Has Hâcib’in düşüncesi, hükümdarın yalnızca bilgili ve kut sahibi olmasını yeterli görmez; onun doğru kanunu uygulamasını ve halkın haklarını korumasını ister. Fakat doğru törenin varlığı, töreye aykırı davranan hükümdarı kimlerin nasıl sınırlayacağı sorusunu kendiliğinden cevaplamaz.

Böylece üç düşünürün düşüncesinde ortak bir gerilim ortaya çıkar: İyi hükümdar düşüncesiyle iyi devlet düzeni aynı şey değildir.

Kaynaklar

[2] Platon (Eflatun). Yasalar. Çev. Candan Şentuna ve Saffet Babür. İstanbul: Kabalcı Yayınevi, 2007. Özellikle III. kitap, 693d–e ve IV. kitap, 715b–d bölümleri.

[5] Yusuf Has Hâcib. Kutadgu Bilig II: Çeviri. Çev. Reşid Rahmeti Arat. 3. baskı. Ankara: Türk Tarih Kurumu, 1985. Özellikle 809–821 ve 5574–5583. beyitler.

[6] İnalcık, Halil. “Kutadgu Bilig’de Türk ve İran Siyaset Nazariye ve Gelenekleri.” Reşid Rahmeti Arat İçin. Ankara: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 1966, s. 259–271.

[7] Bakır, Muhammed Mustafa. “Kutadgu Bilig ile Antik Yunan Klasiklerinin İlişkisi: Platon ve Devlet.” Türkiyat Mecmuası, 35/2 (2025), s. 513–550.

Devamı yarın: İyi hükümdar mı, iyi devlet düzeni mi?



[5] Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig II: Çeviri, 809–821. beyitler; ayrıca [6] İnalcık.

[5] Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig II: Çeviri, 5574–5578. beyitler (halkın üç hakkı).

[5] Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig II: Çeviri, eserin giriş bölümleri.

[6] Halil İnalcık, “Kutadgu Bilig’de Türk ve İran Siyaset Nazariye ve Gelenekleri”, s. 259–271.

[2] Platon, Yasalar, devlet görevlileri, seçim ve kanun düzenlemelerine ilişkin kitaplar.

[2] Platon, Yasalar, IV. kitap; [5] Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig II: Çeviri, 809–821. beyitler.

Yayın Tarihi
29.10.2026
Bu makale 220 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Arama Yap!