SÖYLEMEZSEM ÇATLARIM

Gördüklerim ve Öğrendiklerim

Hipokrat’ın birçok hastalığı iyileştirdikten sonra kendisinin de hastalandığını öğrendim, Herakleitos’un, dünyanın ateşle yok oluşu hakkında çok şey yazdıktan sonra, iç organları su ile dolu ve inek gübresiyle kaplı bir şekilde öldüğünü öğrendim

Hipokrat’ın birçok hastalığı iyileştirdikten sonra kendisinin de hastalandığını öğrendim,

Herakleitos’un, dünyanın ateşle yok oluşu hakkında çok şey yazdıktan sonra, iç organları su ile dolu ve inek gübresiyle kaplı bir şekilde öldüğünü öğrendim,

Demokritos’un bitler tarafından öldürüldüğünü, Sokrates’in ise başka bir haşere tarafından öldürüldüğünü öğrendim,

İskender ve Julius Sezar’ın çok sayıda şehri yakıp yıtığını ve  yüz binlerce insanı  katlettiklerini ve sonun da onların da bir gün öldüklerini öğrendim,

Büyükbabam Mehmet Baykan’dan iyi ahlakı ve öfkeden uzak durmayı öğrendim,

Babam Hasan Baykan’dan alçak gönüllülüğü ve mertliği öğrendim,

Annemden dindarlığı, cömertliği, paylaşmayı ve zenginlerin alışkanlıklarından uzak, sade bir yaşam sürmeyi öğrendim,

Dayım Davut Yücedağ’dan bana Orta Okul yıllarımda hediye ettiği Dale Garnegia’nın “SÖZ SÖYLEME VE İŞ BAŞARMA” adlı kitabını okuyup toplum karşısında ezilip büzülmeden söz söyle yeteneğini öğrendim. (Çocukluğumda tutuklu bir yapıda olduğumu görmüş olmalı ki sevgili dayım sayesinde bu eksiğimi gidermiş oldum ve hayatımın her aşamasında dayım rol modelim oldu.)

Dayım Ramazan Yücedağ’dan mağdurların yanında olmayı ve onların haklarının nasıl alınacağını öğrendim. (Mağduriyet yaşayan kız kardeşlerinin haklarını nasıl koruduğunun yakın tanığı oldum. Her iki dayımın da meziyetleri şimdi bende.)

Kavgacı gençlerin ağırlıkta olduğu, doğup büyüdüğüm bir mahallede yakın döğüşü öğrendim.

Öğretmenlerimden:

*Planlı çalışmayı,

*Rekabete dayalı oyunlardan uzak durmayı,

*Zararlı maddelerden uzak durmayı,

*En iyi bildiğim ve sevdiğim işi yapmayı,

*Hiçbir iftiraya kulak asmamayı,

*Önemsiz şeylerle meşgul olmamayı, mucize yaratanların ve büyücülerin sihir ve ruh çıkarma gibi iddialarına şüpheyle yaklaşmayı,

*Kuşları dövüştürmek için yetiştirmemeyi ve bunlardan heyecan duymamayı,

*Felsefeyi öğrenerek sorgulamayı,

*Arkadaşlarımdan gelen iyiliklerle töhmet altında kalmadan veya reddedip onları incitmeden nasıl kabul edeceğimi,

*Arkadaşlarımıza ve ailemize olan görevlerimizi ertelememeyi,

*Bir üniversite hocamın: “YANLIŞ OLMAK ŞARTIYLA DOĞRUDUR” sözünün bazen geçerli olduğunu öğrendim.

Sevgi ve Saygılarımla

Yayın Tarihi
13.10.2026
Bu makale 266 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

ÇOK OKUNAN

Arama Yap!