YORUMLAR-YANKILAR..

Ünal Erkan Bu Sabah Hakk’a Yürüdü

Ünal Erkan, bu âlemdeki yolcuğunu ikmal ederek bu sabah ebedi mekânımız ahiret yurduna avdet eyledi. Menzili inşallah mübarek, makamı âli, mekânı Cennet olur.

Ünal Erkan, bu âlemdeki yolcuğunu ikmal ederek bu sabah ebedi mekânımız ahiret yurduna avdet eyledi. Menzili inşallah mübarek, makamı âli, mekânı Cennet olur.

O, benim sadece altmış yıllık, aziz ve değerli bir gönül dostum, can kardeşim değil, tam anlamıyla “millî bir kahraman” idi. Şuurlu, inançlı, kararlı milliyetçi ve vatansever bir görev adamıydı. Ankara ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü,  Edirne Valiliği, Emniyet Genel Müdürlüğü, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği, Devlet Bakanlığı gibi çok önemli görevlerde devletimize başarıyla hizmet etti.

O’nun 1992-95 yılları arasındaki Bölge valiliği ders olarak okutulması gereken bir kahramanlık hikâyesidir.  PKK’nın en azgın döneminde göreve başladı. Terör örgütü 1992 yılının Mart ayında Şırnak’a yığınak yaparak kısa süre de olsa burada özerklik ilan etmek istiyor. Bölge Valisi, Tugay Komutanını yanına alarak helikopterle kente gelmek istiyor. Kentin üzerine geldiklerinde alttan yoğun bir ateşle karşılaşırlar. PKK Şırnak’ta yerleşmiş durumdadır. Ünal Erkan, dönelim tekliflerini kabul etmez, askerî birliğin alanına ateş altında inerler ve kaymakama talimat verir : “Buranın en büyük toplantı salonunu açın ve halka duyuru yapın, konuşma yapacağım”. Çok tehlikeli olacağını öne sürerek engel olmak isterlerse de kabul etmez; üstelik salona yürüyerek gideceğini söyler ve uygular.

Bölge valisinin bu cesurca tavrı güvenlik güçlerinin moralini yükseltir. Terör örgütü sabaha kadar süren çatışmada kenti eline geçiremeyeceğini anladığından defolup gider. Ünal Erkan’ın gelmesi çok etkili olur. PKK’ya yönelik etkili operasyonlar başlar. Terör örgütü,  ağır darbeler karşısında saldırı stratejisini terk etmek zorunda kalır, Irak’a çekilir.

Bölge valisi halkın içerisine girer, onlarla sohbet eder, tavla oynar ve bunları etrafında kalabalık bir koruma ekibi olmadan yaptığından, halkın saygısını, sevgisini ve güvenini kazanır. Kendine özgüveni yüksek olduğundan siyasetçinin güdümüne girmez. Saddam’ın Halepçe katliamı üzerine Silopi’ye gelen beş yüz bine yakın aşiret mensubuna, yukarının isteğine uymayarak ikamet izni vermez, sığınmacılar iki ay sonra ülkelerine dönerler.

1995’de milletvekili ve bakan oldu. Seçim kampanyasında ısrarlı yardım ve destek tekliflere itibar etmedi. Tüm kampanyayı yakın bir dostunun arabasıyla tek başına yürüttü. Mütevazı bir insandı, örtülü ödenekler dahil, büyük kamu imkanlarını kullanmasına rağmen bunlara dönüp bakmadı, maaşıyla yetindi. Ankara’da otuz iki yıl, ailece Turan Güneş Caddesindeki kooperatif evinde oturdular. Her bakımdan örnek alınacak, ilkeli, nitelikli, onurlu, karakterli bir insandı. Siyasete ısınamadı, bu sebeple tekrar aday olmadı. Oysa istediği yerden seçilebilecek itibarı vardı.

Aziz dostumu rahmetle, muhabbetle, hürmetle anıyorum. Ruhu şad olsun.
Yayın Tarihi
29.10.2026
Bu makale 128 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Arama Yap!