YORUMLAR-YANKILAR..

Bu Savaşın Bir An Önce Bitirilmesi Herkesin Yararınadır

28 Şubat’ta ABD-İsrail ittifakının İran’a saldırısıyla başlayan savaş, haftalardır ateşkes sürecine girmiş durumda. ABD ve İran arabulucu konumdaki Pakistan’ın aracılığında görüşerek nihai anlaşma konusundaki tekliflerini birbirlerine iletiyorlar.

28 Şubat’ta ABD-İsrail ittifakının İran’a saldırısıyla başlayan savaş, haftalardır ateşkes sürecine girmiş durumda. ABD ve İran arabulucu konumdaki Pakistan’ın aracılığında görüşerek nihai anlaşma konusundaki tekliflerini birbirlerine iletiyorlar. Trump’ın daha masaya oturmadan anlaşma ihtimalini tıkayan tutarsız ve çelişkili açıklamaları barış girişimlerini engelliyor, sorunu çıkmaza sürüklüyor.

Aslında İsrail’den başka savaşın devamını isteyen yok. ABD, İsrail ve Yahudi lobilerinin baskısıyla bu savaşa girmekle büyük zarar gördü.  Bu gerçeği stratejik İstihbarat Merkezi’nin istifa eden direktörü Joe Kent dahil,  üst düzeyden çok insan seslendirdi. Fakat Trump, yakın günlere kadar Netanyahu’nun güdümünde kaldığından bunlara kulak vermedi.

Bu savaş konvansiyonel klâsik savaş türünde köklü değişikliklere yol açtı. Trump, savaşın ilk haftasındaki açıklamasında, “kara ve deniz güçlerini yok ettik, rejim muhalifleri her an ayaklanabilir. İran’ın kayıtsız şartsız teslimden başka tercihi yok” diyecek kadar sonuçtan emindi.

İHA VE DRON FAKTÖRLERİNİN ETKİSİ

Ama ABD ve İsrail İran’ın süpersonik füze kapasitesini ve İHA-DRON gücünün etkisini hesaplamamışlardı. Bunların 25 yıl öncesine kadar sayılı birkaç devletin inhisarında olan teknolojisi çoktan aşıldı. Artık üretim tekniğini Türkiye dahil birçok ülke biliyor. Bunlar büyük çaplı fabrikalarda değil ufak atölyelerde seri halinde yapılabiliyor. İran, böylece binlerce DRON’u ve İHA’yı devreye soktu; Çin yapımı uzay cihazı vasıtasıyla kritik hedefleri belirleyip vurdu. ABD’nin Körfez ülkelerindeki askerî tesislerini tahrip etti. Hava savunma cihazları patlayıcı yüklü bu küçücük kamikaze dronlara çaresiz kaldı.

Aynı durum Rusya’nın da başına geldi. Ukrayna binlerce DRON’u cephe hatlarına soktu. Rus askerlerinin veya stratejik askerî tesislerin yerini belirleyerek nokta ateşiyle vuruyorlar. Rusya, çok sayıda askerini kaybedince çaresiz kaldı. Cephe hattındaki birliklerinin bazılarını geri çekti. Akaryakıt üretim tesisleri de Ukrayna’nın hedefinde. Rusya’nın enerji üretimi yüzde yirmi azaldı. Yüksek fiyatlar, kaybı telafi etmediğinden ekonomi sıkıntıya girdi.

Trump, üç binden fazla hedefi vurduk diye övünüyor; ama ellerindeki füze stoklarının azaldığını belirtmiyor. İran’ın halen füze stoklarında ciddi bir azalma görülmüyor. ABD, bu savaştan kaynaklanan ekonomik sıkıntılardan, petrol-doğalgaz krizinden etkilenen ülkelerden biri; önceleri bunların rezervlerine sahip olması nedeniyle tam tersinin olacağını düşünüyordu ama olmadı. Amerika’da benzin ve motorin fiyatları çok arttı, enflasyon da yükseliyor. Halk yönetime tepkili. Trump’a destek yüzde 37’nin altında. Savaşı kazanacaklarının inancıyla bu savaşı başlatan Trump ve Netanyahu Ekim ve Kasım seçimlerinin ardından muhtemelen ORBAN ile aynı kaderi paylaşacaklar.

Türkiye savaşın dışında kaldı. Ama ekonomisi en fazla zarar gören ülkelerden biri oldu. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki yüzde 60’a yakın artışlar dış ticaret dengesini altüst etti. TÜİK rakamlarına göre geçen ayki petrol ithalatından kaynaklanan açık 11 milyar doları buluyor. Hürmüz Boğazı’nın durumu ihracatı etkiliyor. Bölgedeki gerginliğin etkisiyle ülkemizde değişik alanlara yatırım yapan sıcak para, evvelki ay 55 milyar dolarını alarak çekilip gitti. Motorin fiyatındaki artış tarım sektörünü etkiliyor. Adalet Bakanı’nın yabancı sermayeye ekonomik ve ticari güvence vererek tahkim yolunu açacak yasal güvence verebileceği açıklaması yeni adımların atılacağını işaret ediyor.

Aslında 2001 yılında benzer sıkıntıları yaşamıştık. Ama tam yetkili olarak göreve getirilen merhum Kemal Derviş sorunları ve nedenlerini çok iyi biliyordu. Cesurdu, radikal adımlar attı,  ayda 16 kanun çıkarıldı. Banka sayısı 80’den 48’e düşürüldü. Merkez Bankası bağımsız hâle getirilince IMF ve Dünya Bankası’ndan çok düşük faizle, yedi yıl vadeli 30 milyar dolar kredi alındı. Piyasalar nefes aldı. Dibe vuran göstergeler bir yıl sonra AK Parti’nin iktidara geldiği dönemde yükselmeye başladı. Bu programın eksiksiz uygulandığı takip eden yedi yılda fert başına millî gelir 3 bin dolardan 12 bin dolara yükseldi. Çünkü ilmî esaslara uygun rasyonel politika yürütülüyor, enflasyonun sebebinin ne olduğu doğru algılanıyordu.

Benzer yöntemlere dönülebilir mi,  sorunların daha da ağırlaşacağından endişe edilerek erken bir seçim gündeme gelir mi bilemeyiz. Ama Kemal Derviş tarzında cesur ve rasyonel radikal adımlar atılmadıkça makyaj görünümlü palyatif girişimlerin olumlu sonuçlarının olmayacağını biliyoruz.

Yayın Tarihi
03.05.2026
Bu makale 136 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!