Önümüzdeki hafta Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi toplantısının gündeminde rutin güncel meselelerin dışında olağanüstü konuların yer alıp konuşulması beklenmiyor; muhtemelen sakin bir toplantı olacak. Fakat Başkan Trump’un dikkatleri üzerinde toplamak amacıyla Avrupa ülkelerinin liderlerine “fırça” niteliğinde tehdit içeren eleştiriler yapması, İran savaşında harika bir başarı sağladıklarını iddia etmesi, Avrupalı ortaklarını Hürmüz Boğazı ablukasında kendisini yalnız bırakmakla suçlaması sürpriz olmaz.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un liderler toplantısından dört gün önce üye ülkelerin Meclis başkanlarını Dolmabahçe’de toplaması kendini öne çıkarmaya yönelik gereksiz bir çıkıştır. Zaten ülke bütçesinden çok ağır masraflar yapılarak düzenlenen bu toplantıya bir de bu anlamsız toplantıyı eklemek tam anlamıyla “israf”tır.
Sayın Meclis Başkanı sadece NATO toplantısı konusunda değil, önümüzdeki günlerde Meclis gündemine alınması muhtemel “Terörsüz Türkiye” başlıklı yasal düzenlemelerde de öne çıkma amacında. Çok iddialı bir açıklaması var, “Türkiye’de terör yüzde 80-90 bitmiştir” diyor. Örgüt silahlarını bırakmış, kendini fesh etmiş, yani sözünü tutmuş oluyor. Kurtulmuş’a göre Meclis artık gereken yasal düzenlemeleri yapmalı, çerçeve yasa niteliğinde ve kesinlikle af yasası olmayan yasal bir düzenleme yapılarak tatile girmeden Meclis’ten acilen geçirilmeli.
HDP çevrelerinde Öcalan’ın bu yasayı “kök yasa” diyerek onayladığı söyleniyor. Af yasası niteliğinde olmasını kesinlikle istiyorlar. Çünkü PKK’nın terör örgütü olmadığını, yaptığı eylemlerin terör değil, Kürt halkının tanınmayan haklarını elde etmek amacıyla yaptığı girişimler olduğunu iddia ediyorlar.
Hazırlanacak yasanın af yasası olmayacağı sıkça tekrarlanarak terör örgütü ve mensupları şimdiden, ibra adilmiş olmuyorlar mı?
Kurtulmuş, üç yıldır silahlı eylem yapılmamasına bakarak terörün yüzde 80-90 sona erdiğini söylüyor. Acaba elinde terör örgütünün silah bıraktığına ilişkin MSB ve MİT’ten aldığı tespit raporu mu var?
Terör örgütü “çekiliyoruz” açıklamasının ardından azıcık güneye inip yeni mekânlarına yerleşmediler mi? Bay Kurtulmuş şahsi görüşlerini yetkili Devlet organlarının resmî tespitiymiş gibi sunmamalı.
Terör örgütü ilk kurulduğu dönemdeki amacından, hedeflerinden vaz geçmiş değil. Silahlı eylem yaparak istediklerini gerçekleştiremeyeceklerini defalarca deneyerek gördüler.
Devrimci halk savaşı adıyla bölge halkını ayaklandırmaya çalıştılar, on yıl önceki “Hendek savaşlarını” yapanlar kimlerdi?
Askerimiz, polisimiz on bine yakın şehit vererek hainleri durdurdu. Öcalan’a “kurucu lider” sıfatı veren siyasetçilerin aksine, Öcalan ve terör örgütü Türk milletinin vicdanında suçları sabit görülerek mahkûm edilmişlerdir. Bu gerçek siyasi hesaplarla değiştirilemez.
Terör örgütü isteklerinden geri adım atmıyor sadece “yöntem” değiştiriyor.
Etnikçi ayrılıkçı eylem hareketi amacına adım adım siyasi yollardan, demokratik cumhuriyette birlik, halkların özgürlüğü ve eşitliği gibi retorik kavramlarla ulaşmak istiyor. Etnik bölücülüğü siyasi görünümlü gösteriler toplantılar düzenleyerek, hatta bir futbol takımını bile vasıta yaparak kitlesel bir hareket haline getirmeye çalışıyor.
Çerçeve yasa ilk aşama; hemen ardından Meclis’in yeni çalışma döneminde PKK mensubu olarak yargılanıp ceza alan cezaevindeki veya dışarıdaki örgüt mensuplarının serbestçe yaşayabilecekleri statünün düzenlenmesi TCK ve TMK yasalarında değişiklikler yapılması aşamasına geçilecek.
Üçüncü aşamada Anayasa’nın değiştirilmesi ve Öcalan’ın statüsüne sıra gelecek. Terörsüz Türkiye konusu bugünkü haliyle uzanacağı belirsiz, terör örgütü mensuplarının istismarına ve hatta şantajına açık bir labirente benziyor.