YORUMLAR-YANKILAR..

Seçimler Muhtemelen Erkene Alınabilir

Siyasi iktidarın serbest seçimlerin sonucuna göre belirlendiği ülkelerde seçimler, iktidardaki partinin isteği doğrultusunda bazen erkene alınabilir. İktidarın bu tercihi yapmasının genellikle iki nedeni vardır.

Siyasi iktidarın serbest seçimlerin sonucuna göre belirlendiği ülkelerde seçimler, iktidardaki partinin isteği doğrultusunda bazen erkene alınabilir.  İktidarın bu tercihi yapmasının genellikle iki nedeni vardır:

  1. İktidarın yasama organı Meclis’te oylamalardaki çoğunluğunu kaybetmesi,
  2. Ekonomik ve sosyal sıkıntıların çoğalması, halkın şikâyet ve tepkilerinin artması, bunlara çözüm bulunamaması.
Her seçim siyasi iktidar açısından değişik oranlarda da olsa risk sorunu içerir. Bu nedenle iktidardaki parti mecbur kalmadıkça bu yola yönelmez.

Konuya Türkiye açısından bakıldığında birinci faktörün söz konusu olmadığı görülebiliyor. AK Parti 2015 Haziran seçiminden bu yana Meclis’te MHP’nin de desteğiyle oylamalarda hiçbir sıkıntı yaşamadı. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine geçilmesiyle 2018’den bu yana AK Parti 8 yıldır sadece yasama organında değil yürütme ve yargı organlarında da kesin hâkimiyet sağladı. Anayasa ve yasalarda yapılan değişiklikler, özellikle menfur darbe girişimi sürecinde çıkarılarak KHK’lerle bütün yetkiler Cumhurbaşkanı tarafından kullanıyor. Bütün atamalar, aziller, görev değişiklikleri onun karar ve iradesiyle yapılıyor. Bürokrasinin parlamenterdeki geleneksel yapısı büyük ölçüde değişti. Bakanlıkların yönetim yapılarının dışında sarayda sayılarının bin civarında olduğu söylenen “danışmanlar” kadrosu bulunuyor.

Oluşturulan bu sistemin tıkanmadan çalışabilmesi için Meclis’te çoğunluğu elinde tutan siyasi grupla, yürütmenin başı olan cumhurbaşkanının aynı siyasi partiden olmaları gerekiyor. Aksi halde tek yetkili konumundaki Başkan en kritik konularda Meclis tarafından engellenebilir.

Bu durumun farkında olan AK Parti 2023 seçimlerinin ardından önümüzdeki seçimlerde mutlak başarı arayışına girmiş bulunuyor. İBB operasyonu, diğer belediyelere yapılan “silkeleme” uygulamaları, tutuklamalar aslında seçim kampanyasının erken başlatıldığını gösteriyor. Ancak bunların yeterli olmadığı görüldüğünden yeni adımların atılması kaçınılmazdır.

Kronik CHP butlan davasının Temmuz’daki NATO toplantısının ardından karara bağlanıp CHP’nin Kılıçdaroğlu’na teslim edilmesi iç siyasette tsunami etkisine yol açar. Böyle bir ortamda yapılacak seçimde kazanan kim olursa olsun meşruiyet sorunun altında ezilir.

Önümüzdeki seçimin en kritik meselesi kuşkusuz “Terörsüz Türkiye açılımı”  olacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan “geri adım atılmayacak”  diyor, ama henüz bir adım atılmadan bekleniyor. DEM Partinin, KCK ve Kandil’in ne istediklerini biliyoruz. Devlet Bahçeli’nin Öcalan’ı sürecin sözcüsü ve kontrolörü yapma talebini hemen desteklemeleri, PKK’nın terör örgütü değil, Kürtlerin hakları, özgürlükleri için çalışan bir yapı olduğunu ısrarla öne sürmeleri ortadayken kimse hayal kurmaya kalkışmamalıdır.

DEM tarafı yüzde yedi görünen oy potansiyelini koz olarak kullanarak üniter milli devlet yapımızı değiştirme anlamına gelen isteklerini yasallaştırmak istiyor. Teröristbaşı Öcalan’a kamu görevlisi, devlet temsilcisi statüsü verilmesi önerisinin tartışılması bile gerekmez. Seçimler de, partiler de, siyasi liderler de gelip geçerler. Bu olguyu 1923’ten bu yana görüyoruz. Önemli ve kalıcı olan bu aziz milletin varlığı, devletimizin bekasıdır. Seçim mühendisliği yapıyoruz heyecanıyla kimse bu gerçeği unutmaya kalkışmasın.
Yayın Tarihi
10.05.2026
Bu makale 212 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!