YORUMLAR-YANKILAR..

Türk Kültürüne Hizmet Vakfı’nın Millî Kültürümüze Hizmetleri Yeterince Biliniyor mu?

Taner Ay, basınımızda çok okuyan, düşünen ve yazan nitelikli aydınlarımızdan biridir. Zengin bir hafıza koleksiyonu vardır. Eski güzel İstanbul’u semtleriyle, insanlarıyla iyi bilir. Karar gazetesindeki yazılarını kaçırmadan okurum. Geçen haftaki yazısında ülkemizde giderek derinleşen okuma sorunumuza değiniyor. Yazının başlığı şöyle: “TÜRK KÜLTÜRÜNE HİZMET VAKFI'NI KAÇ KİŞİ BİLİYOR?”

Yazıda bu soruyu açarak tekrarlıyor: “Türk Kültürüne Hizmet Vakfı'nın biyografik kitaplarını kaç kişi biliyor veya biliyorsa alıp okuyor?  Benim bile okuduklarım sayılı. Mehmet Genç, Erol Güngör, Mustafa Çokay, Cengiz Dağcı, Sadri Maksudi Arsal, Yılmaz Öztuna, Sultan Galiye, bu kadar; Şevket Süreyya, İbnülemin Mahmut, Sencer Divitçioğlu ve İdris Küçükömer biyografilerini en kısa zamanda alıp okuyacağım. Aslında vakfın biyografik eserlerinin sayısı 100'ü geçti… Benden size söylemesi, Türk Kültürüne Hizmet Vakfı’nın biyografi dizisinden eserleri mutlaka edinin.”

Bu konuları iyi bilen ve içerisinde yaşayan Taner Ay’ın bu samimi uyarılarının etkisinin ne olacağını elbette bilemeyiz. Çünkü zaten asırlardır okuma sorununu aşamamış olan bir toplumuz; okuyarak öğrenmek yerine dinlemeyi ve konuşmayı tercih ediyoruz. Bunda muhtemelen kısmen de olsa göçebe bir geleneğimizin olmasının da etkisi vardır. Kitaba yoğun bir okuyucu talebi olmadığından matbaa ülkemize geç girdi.

Türk Kültürüne Hizmet Vakfı dönemin Kültür Bakanı rahmetli Mükerrem Taşçıoğlu tarafından kuruldu. Vakfın başkanı Hulusi Çetinoğlu’nun vefatı üzerine yönetim değişti. 1990 yılında Metin Eriş başkan, Şerafettin Yılmaz başkan vekili oldu. Şerafettin Yılmaz’ın Kültür Bakanı ve yakın dostu Namık Kemal Zeybek nezdindeki girişimiyle Bakanlıkta atıl hâlde beklemekte olan “Türk Tarihi ve Devletleri Kültür Atlası” projesi Bakanlıktan devralındı ve Zeybek’in sağladığı iki yüz bin lira da kullanılarak eser 12 cilt halinde on beş yılda basıldı.

Şerafettin Yılmaz, 2009 yılında Vakıf Mütevelli Heyeti kararıyla başkan oldu. Vakfın aktif hâle getirilmesini tasarlıyordu ama binaları çok yetersizdi. İstanbul Valisi Hüseyin Mutlu ile görüşerek desteğini aldı. Vali Mutlu, millî kültürün önemini bilen, görevlerini bu anlayışla yapan, bilinçli bir yöneticiydi. Özel İdare imkânlarını kullanarak, bütün masrafları yüklenerek binanın etraflı şekilde restore edilmesini, mükemmel bir çalışma mekânı haline getirilmesini sağladı.

Meslek hayatı boyunca bütün görevlerini bu anlayışla yapan ve başarılı olan Hüseyin Avni Mutlu, 15 Temmuz menfur darbe dönemindeki karmaşada maalesef büyük bir haksızlık yaşadı, mağdur edildi. Hukuken geçerli sayılacak somut bir belge vs. olmamasına rağmen FETÖ ile ilişkili sayılarak tutuklandı. 2.5 yıl cezaevinde kaldı ve yargılandı. Mahkeme FETÖ’den beraatına karar verdi ama Gezi olaylarına engel olmadığı gerekçesiyle mahkûm etti. Bu karar da hukuka aykırı bulunarak Yargıtay’da bozuldu. Şerafettin Yılmaz, Mutlu’nun bu çileli döneminde hukukçu kimliğiyle yardımcı oldu; ziyaret edip, görüştü.     

Hüseyin Avni Mutlu beraatı üzerine cezaevinden çıktı, ama üç yıla yakın hayatını karartan bu haksız işlemin ailece yaşadıkları elemi, hüsranı onarmak mümkün mü? İnsanın onuru, saygınlığı üç yıla yakın özgürlüğüne el konulan bir insana “suçun yokmuş, serbestsin” demekle yetinilecek kadar ucuz mu? Sayın Mutlu’ya bu ağır mağduriyeti yaşatanların özür borcu vardır.

Şerafettin Yılmaz, başkan vekili sıfatıyla göreve başlayınca uzun zamandır düşündüğü yayın faaliyetlerine yöneldi. Kültür Bakanı ve yakın dostu Namık Kemal Zeybek ile görüştü. O’nu bakanlıkta, raflarda atılı duran Türk Tarihi ve Kültürü Atlası Projesi’nin vakfa devredilmesine ve baskı için biraz da maddi destek vermeye ikna etti. Altı ciltlik bu eser rahmetli Faik Reşit Unat’ın 80 yıl önce basılan muhtasar Atlas’ından sonra yayımlanan çok kapsamlı bir eser oldu. Ayrıca okullar için iki Tarih ve Kültür Atlası çıkarıldı.

Vakıf Genel Kurulu (Mütevelli Heyet) 32 kişiden oluşuyor. Vefat, istifa gibi nedenlerle boşalma olmadığı takdirde yeni bir isim alınmıyor. Mütevelli Heyet, başkanı ve 6 yönetim kurulu üyesini seçiyor.

Cumhuriyetin yüzüncü yılı yaklaşırken Şerafettin Yılmaz ve yönetim kurulu, bu tarihî olayı anlamına uygun, yüksek seviyeli kültürel bir programla kutlamanın gerektiğini düşündüler. Çok kapsamlı  “Yüzüncü Yıla Yüz Kitap” adıyla bir yayın projesi hazırlandı. Şerafettin Yılmaz, projeyi Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a sundu. Bakan, çok beğendi ve “aslında bu tarz bir projeyi bizim hazırlamamız gerekirdi, ama ihmal edildi. Sizin Vakıf olarak bu projeyi gerçekleştirmeniz için her türlü desteği vereceğim” dedi. Bakan, bütçesi sınırlı olduğundan büyük çaplı yardım yapamadı ama ilgili işlerde sözünü samimiyetle yerine getirdi ve elinden gelen desteği verdi.  Zaten Kültür Bakanlığının dışında ilgilenen de olmadı. Millî Eğitim Bakanlığı her yıl Türgev, İlimYayma, Ensar Vakfı gibi belli kuruluşlara üç milyar lira civarında destek dağıtır. Şerafettin Yılmaz, Bakan ile görüşüp yayınlanan kitaplarını sundu. Bakan Yusuf Tekin, beğendiğini ifade ederek okul kitaplıklarına bir miktar alacaklarını vaat etti ama üç yıldır arkası gelmedi. İşte “bizimkiler”  ve “ötekiler”  ayrımı !!

Vakıf devletten mali yardım alamıyor. Ama buna rağmen Şerafettin Yılmaz geri adım atmadı. Nasıl özveriyle çalıştığını yakından bilen, O’na güvenen Tevfik ve Müşfik Yamantürk, Mehmet Ali Aydınlar, Ahmet Malkan, Namık Tanık gibi millî hassasiyeti yüksek dostlarının desteğiyle, bazı valilik ve rektörlüklerin alımlarıyla projeyi düzenli tarzda yürütüyor. Basılan eser sayısı yüzü buldu, bunları iki yüze ulaştırmak azminde. Beşir Ayvazoğlu, Prof. İlyas Kemaloğlu, Prof. Asım Özcan, Prof. Mehmet Akif Okur, Taha Akyol gibi isimlerin aralarında olduğu üç yüzden fazla akademisyen ve uzmanla çalışıyor. Bu eserlerden Türklerin Mimari Mirası, bütün tarihi kültür coğrafyamızı cami, medrese külliye, han, hamam vb. tüm eserleri kapsayacak hacimde 50 cildi bulacak. Basımı üstlenen Mehmet Ali Aydınlar, yabancıların ilgilenmesi için bir kısmının İngilizce yazılmasını istedi. Keza Türk Edebiyatı Coğrafyası 6 ciltlik değerli bir eser olarak basılıyor.

Tarihinin ve kültürünün temelini oluşturan ecdadımızın etraflı tarzda bütün yönleriyle anlatıldığı biyografileri,  ilim heyetinin süzgecinden sonra basılıyor. Her bakımdan birer kültür ve bilgi hazinesi bu biyografilerin ve diğer eserlerin en azından bir kısmını, aydınlarımız mutlaka okumalıdır.
Yayın Tarihi
08.02.2026
Bu makale 39 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!