ANKARA'DAN

Günümüzde Siyasi Lümpenlik

Hey gidi yıllar, aylar günler hey, o kadar şey ve şeyler yapıp, yaşadıktan sonra, üç beş siyasi lümpenin yönettiği, yönlendirdiği bir SİYASİ LÜMPENLİK dönemini mi yaşayacaktık, denk gele gele böyle bir döneme mi denk gelecektik.

Hey gidi yıllar, aylar günler hey, o kadar şey ve şeyler yapıp, yaşadıktan sonra, üç beş siyasi lümpenin yönettiği, yönlendirdiği bir SİYASİ LÜMPENLİK dönemini mi yaşayacaktık, denk gele gele böyle bir döneme mi denk gelecektik.

Tuh ki ne tuh, vah ki ne vah!..

Lumpen/ lümpen sözcükleri, batı dilleri kökenlidir.(alm. fr, vb) Bize ise bu sözcük, Batıdan hastalıklı tavır ve davranış olarak, değişim ve dönüşüm geçirerek gelmiştir.

Günlük yaşamda SEFİL, DÜŞKÜN, AHLAKSIZ, KURAL TANIMAZ gibi bütün vasıfları üzerinde bulunduran anlamlara ek olarak,

Haketmediği halde, arsızlığı ve kural tanımazlığı ile de her şeyi hak ettiğini sananlar; herkes sustuğu için de, yaptığı ve söylediğinin herkesçe kabul edildiğini düşünenler için kullanılır.

Siyasi alana gelince ise "LÜMPEN"liği ilk olarak Karl Marx ve Friedreich Engels, ortak çalışmaları olan "Alman İdeolojisi" adlı yapıtlarında "LÜMPEN PROLETERYA" olarak kullanmışlardır..

TÜRK DİL KURUMU sözlüğünde ise:

Toplumsal sınıf bilinci olmayan,

İçinde bulunduğu toplumun kültürüne yabancı düşen, sözde bilgili tutum ve davranışlarıyla İTİCİ olan, mensup olduğu sınıfın insanlarından kendini üstün görmeye çalışan, bu yolda itici tavır ve davranış sergileyen, "insan" olarak tanımlanmıştır.

Ne yazık ki günümüzde Sosyal yaşamda LÜMPENLİĞE,

Siyasi alanda da SİYASİ LÜMPENLİĞE, toplum izin vermektedir, GENETİK BİR HASTALIK olmaz umarım.

Üzgünüm ki "Önce ekmeklerin, sonra da her şeyin bozulmasıyla", sosyal ve siyasi ortam, kişileri SİYASİ LÜMPENLİĞE zorlar hale gelmiş, özellikle de kamunun bazı kaynakları ellerinde olanlar, "Bal Tutan parmağını yalar" özlü sözünden de çesaret alarak, yepyeni bir yaşam umudu ve hayali ile yaşamaya başlamışlardır.

Gerek kamusal eğitimin gerektiği gibi olmaması, gerekse de yeni nesilleri eğitip, yetiştirecek ailelerin gün geçtikçe azalması;

Yetişme/ yetiştirilme tarzları, olanaksızlıklar, sosyal ve siyasi çevreleri kişileri, LÜMPENLÜĞE zorlarken, işin enteresan olan tarafı ise, kişiler bir dönem bu olanların gerçek olduğuna inanıp, toplum ve çevre de buna prim verince;

Sen neymişsin be abi havasına girmişlerdir.

Günümüzde, ERGENLİK DÖNEMİNDE FARK EDİLMEK,

İLERLERİ YAŞLARDA DA, SAHİP OLMADIĞI MADDİ OLANAKLARA SAHİPMİŞ;

OLMADIĞI HALDE "BİLGE"YMİŞ, gibilerin artması acaba neden!..

Artık öyle bir noktaya gelinmiş ki, SELAM VERDİĞİ SİYASİNİN KANKASI, DANIŞMANI, AKRABASIYMIŞ;

"HER İŞİ BİTİREN ABİ/ ABLA" GİBİ SERGİLENEN TAVIR VE DAVRANIŞLAR İLE ORTAYA ÇIKARLARIN bir sebebi ne olabilir acaba!

Belki her dönemde kendine özgü bir lümpenlik vardı ama 1980 sürecinden sonra, günlük yaşamdaki LÜMPENLİK ile siyasi yaşamdaki SİYASİ LÜMPENLİK, olağan koşullarda görmezlikten gelinebilir mi!

İş, öyle bir noktaya geldi ki, bunun acısını yıllar sonra çekeriz gibi geliyor. SİYASİ LÜMPENLER, siyaseti etkileyip, belirledikleri yetmiyormuş gibi; bir de Devlet ve Yerel Yönetimleri/ Belediyeleri DEĞİŞTİRİP DÖNÜŞTÜRMEYE BAŞLADILAR.

Son yıllarda yapılan yerel, genel seçim ve referandumlara; bizlere sundukları seçim bildirge ve afiş-broşürlerine bir göz atın, NE DEMEK İSTEDİĞİMİ ANLARSINIZ!

Kendi adıma ya ben, biz çok salağız (ki kendi adıma salaklığımdan hiç kuşkum yok), ya da birileri SİYASİ LÜMPENLİĞİN zirvelerini zorluyorlar ve hala da, yaptıkları zırvalıklar ile hepimizden prim topluyorlar.

Bugün Pazar, isterseniz etrafımıza bir bakın bakalım, ne dersiniz!

Yayın Tarihi
19.10.2026
Bu makale 182 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

ÇOK OKUNAN

Arama Yap!