Suçun İzi

Kapanmaması Gerekli Hesap; Epstein Dosyası

Küresel Hukukun, İstihbaratın ve Devlet Güvenliğinin Çöküş Belgesi.

Jeffrey Epstein dosyası artık bir “skandal” değildir. Bu dosya; uluslararası hukukun nasıl baypas edildiğini, istihbarat servislerinin nasıl devre dışı kaldığını ve küresel elitlerin nasıl dokunulmazlık kazandığını gösteren bir sistem arızası belgesidir.

Perde aralandı, gerçekler göründü. Ama adalet içeri giremedi. Jeffrey Epstein dosyası, hukukun ve güvenliğin nasıl devre dışı bırakıldığının belgesi olarak hâlâ karşımızda duruyor.

Bu olay, modern dünyada adaletin kimler için çalıştığını açık biçimde ortaya koymuştur.

Bazen bir dosya vardır, resmen kapanır ama gerçekte hiç kapanmaz. Jeffrey Epstein dosyası da tam olarak böyle bir dosyadır.

Kâğıt üzerinde her şey bitmiştir. Epstein ölmüştür. Sevgilisi ve suç ortağı Ghislaine Maxwell cezaevindedir. Mahkeme kararları verilmiştir. Sistem “görevini yaptı” görüntüsü vermektedir.

Ama toplum vicdanında dosya hâlâ açıktır.

Çünkü bu olay, sıradan bir suç dosyası değildir. Bu dosya, paranın ve gücün hukuku nasıl esnettiğinin açık bir göstergesidir.

Bir Cezaevi Skandalı Hatırlayalım…

Epstein, ABD’nin en korunaklı cezaevlerinden birinde, özel gözetim altındayken hayatını kaybetti.

Kameralar çalışmıyordu. Gardiyanlar görev başında değildi.

Kayıtlar silinmişti.

Bu kadar “tesadüf” aynı anda olur mu?

Olmaz.

Bu tablo, basit bir ihmal değil, sistemsel bir güvenlik çöküşüdür.

Normal şartlarda böyle bir tutuklu 24 saat izlenir. Ancak Epstein vakasında tüm protokoller aynı anda devre dışı kaldı. Bu, hukuk devleti açısından ağır bir skandaldır.

Gölgelere Karışan İsimler

Daha da önemlisi şu; Epstein hayattayken dünyanın en güçlü isimleriyle temas hâlindeydi. Siyasetçiler, iş insanları, akademisyenler, medya patronları…

Özel jetler, özel adalar, kapalı davetler…

Ortaya çıkan tablo, bireysel suçtan çok organize bir ağ görüntüsü veriyordu.

Ama o ağın büyük bölümü hiçbir zaman yargı önüne çıkmadı.

Bir kişi mezara gitti.

Bir kişi cezaevine girdi.

Diğerleri gölgelere karıştı.

Adalet, vitrinde kaldı.

“Kontrollü Adalet” Dönemi

Maxwell’in mahkûm edilmesi, sistem için bir “sigorta” işlevi gördü. “Bakın, ceza verdik” mesajı verildi. Dosya yavaş yavaş gündemden düşürüldü.

Oysa yüzlerce ismin adı geçmişti.

Kaçı sorgulandı?

Kaçı yargılandı?

Cevap ortada.

Hiç biri.

Bu tablo, hukukun eşit işlemediğini gösteriyor. Gücü olan korunuyor, zayıf olan bedel ödüyor.

Gizli Tehlike;şantaj ve güvenlik riski.

Epstein dosyasının en tehlikeli boyutu ise genellikle konuşulmuyor.

Bu ağ, aynı zamanda bir şantaj sistemiydi.

Gizli kayıtlar, özel görüntüler, kişisel zaaflar… Bunlar sadece magazin konusu değildir. Bunlar devletlerin, siyasetçilerin ve kurumların yönlendirilmesinde kullanılan araçlardır.

Yani mesele sadece ahlak değildir.

Mesele, ulusal güvenliktir.

Bugün hâlâ şu sorular cevapsızdır;

Kayıtlar nerede?

Kimlerin elinde?

Hangi arşivler açılmadı?

Hangi bilgiler saklandı?

Bu soruların cevabı verilmedikçe risk bitmez.

Türkiye Açısından Dolaylı Tehdit..

Bu tür küresel ağlar, sadece Batı’yı ilgilendirmez. Finans, lobi, medya ve STK’lar üzerinden birçok ülkeye nüfuz eder.

Türkiye gibi stratejik ülkeler de bu yapıların dolaylı hedefi olabilir.

Şantaj, baskı ve yönlendirme, modern siyasetin görünmeyen araçlarıdır.

Epstein dosyası, bunun nasıl çalıştığını gösteren canlı bir örnektir.

Hukuka Verilen Zarar...

Bu sürecin en ağır faturası, hukuk sistemine kesilmiştir.

Vatandaş şu mesajı almıştır;güçlüysen kurtulursun.

Bağlantın varsa korunursun.

Yalnızsan yargılanırsın.

Bu algı, devletlerin temelini sarsar.

Çünkü adalet, sadece mahkeme kararı değildir. Toplumun adalete inanmasıdır.

Epstein dosyasında bu inanç ciddi şekilde zarar görmüştür.

Askıda Kalan Dosya...

Bugün geriye kalan tablo nettir:

bir sapık ve suçlu milyarder mezarda.

Bir ünlü ve zengin isim cezaevinde.

Yüzlerce bağlantı karanlıkta.

Binlerce belge gizli ve kayıp.

Dosya kapanmadı.

Askıya alındı.

Ve askıya alınan her dosya, yarının krizidir.

Epstein meselesi geçmişte kalmış bir skandal değildir. Geleceğe dair bir uyarıdır.

Unutursak tekrar eder.

Sorgularsak değişir.

Tercih bizimdir.

Yayın Tarihi
10.02.2026
Bu makale 118 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Yazara Ait Diğer Makaleler

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!