
Antalya Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın geçmişten tanıdığı ve Antalya büyükşehir belediyesinden ihale alan bir müteahhitle yaptığı organizasyonlar vasıtasıyla
“Rüşvet almak, işlerine aracılık etmek, dolandırıcılık ve haksız mal varlığı" suçlamasıyla önce görevden alınması, ardından hakkında gözaltı kararı verilmesi ve devamında geçen sene Eylül ayında tutuklanması gözlerin Antalya ilimize çevrilmesine sebep olmuştu.
Şimdiyse dikkatlerimize yine geçen sene Mart ayında başlayan ancak bu sene devam eden ve geçen hafta 4.dalga jandarma operasyonuyla biten başka bir suç örgütünün çökertilmesi şehre odaklanmamıza ve bana bu yazıyı kaleme alma gereğini hissettirdi.
Alanya, Kestel Tapu Dolandırıcılığı Vurgunu
Dosyası Devlet İçin Bir Uyarıdır..
Türkiye'nin en değerli turizm bölgelerinden Alanya'nın Kestel Mahallesi'nde patlak veren tapu vurgunu, sadece bir dolandırıcılık vakası değil; devletin mülkiyet güvencesi sistemindeki derin bir yarayı gözler önüne seriyor. Almanya'da yaşayan 68 yaşındaki gurbetçi Ümmü Demirkıran'ın (Ü.D.) yaklaşık 1,5 milyon euro değerindeki denize nazır 958 metrekarelik arsası, haberi olmadan sahte pasaport ve belgelerle 24 milyon liraya satıldı.
Bu olay, 28 Mart 2025'te başladı ve aylar süren operasyonlarla organize bir çetenin çökertilmesiyle sonuçlandı.
Antalya İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekipleri ile Alanya KOM birimleri, dört dalga halinde eş zamanlı baskınlar düzenledi. Toplam 17 şüpheli yakalandı, 13'ü tutuklanarak Alanya L Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. Şebekenin beyni, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde görev yapan beyin cerrahı F.A. çıktı. Sağ kolu emekli Tapu Genel Müdürlüğü müfettişi H.K., Tapu Müdürü Yardımcısı R.I., memur E.A., avukat V.V. gibi isimler de aralarında. Şebeke, sahte pasaport, vekaletname ve tapu belgeleriyle özellikle yurt dışındaki gurbetçilerin mülklerini hedef almış gözüküyor. Sadece bu tek arazi üzerinden 24 milyon TL'lik vurgun yapıldığı tespit edildi; toplam haksız kazanç yaklaşık 20 milyon TL olarak düşünülüyor.
Bu dosya, sıradan bir suç değil; kurumsal bir zaafın ürünü. Alanya Tapu Müdürlüğü içinden destek olmadan sahte belgelerle işlem yapılamazdı. Suç artık sokaklarda değil, makam odalarında işleniyor .Bir beyin cerrahının (doktor)örgüt lideri olması, çürümenin ne kadar yayıldığını gösteriyor. Tapu sistemi, devletin vatandaşa verdiği en temel güvencedir. Eğer bir vatandaş tapusuna güvenemezse, hiçbir şeye güvenemez. Bu güven çökerse yatırım durur, sermaye kaçar, piyasa daralır, sosyal huzur bozulur. Tapu güvenliği artık idari bir mesele değil; doğrudan milli güvenlik meselesidir.
Operasyon önemli bir adım;
13 tutuklama, emlak piyasasına nefes aldırdı ancak asıl belirleyici olan yargının vereceği karardır. Zayıf cezalar yeni çeteleri cesaretlendirir; caydırıcı hükümler kalıcı güven sağlar. Bu dosyada yapılacak yargılama sonucunda güçlü kararlar ve mahkumiyetler çıkmazsa, yarın başka Alanya'larda benzer yapılar kurulur.
Devletin yapması gerekenler bellidir ;Tapu işlemlerinde biyometrik doğrulama zorunlu hale getirilmeli,
Uzaktan ve vekaletli satışlar çok katmanlı güvenlikten geçirilmeli,
Şüpheli işlemler merkezden anlık izlenmeli,
Personel yoğunluğu ve işlem hacmi otomatik alarm üretmeli,
İç denetim bağımsız ve etkili kılınmalı.
Bunlar lüks değil, zorunluluktur. Aksi takdirde her operasyon geçici kalır.
Gurbetçiler ve yatırımcılar için acil uyarı ise;
Tapunuzu hemen "kilitleyin". e-Devlet üzerinden "İşlem Yapılmaz Beyan Tesisi" (Tapu Kilitleme) ücretsiz ve 3-5 dakikada yapılır.
Aktifken onayınız olmadan hiçbir işlem (satış, devir, ipotek) geçersiz olur.
Adımlar çok basit;
www.turkiye.gov.tr'ye e-Devlet ile giriş yapın.
"Web Tapu" aratın.
"Beyan İşlemleri" /"İşlem Yapılmaz Beyan Tesisi"ni seçin.
Taşınmazınızı seçip onaylayın.
Ayrıca "Tapu Telefon Bilgileri Beyanı" ile işlem anında SMS alın, tapu bilgilerinizi düzenli sorgulayın. Vekalet verirken sınırlı ve süreli olsun, kötüye kullanımda azil edin.
Kestel dosyası devlete tokat gibi bir uyarı: "Her şey yolunda" diyenlere cevap, "Denetim yeterli" iddialarına bir tokattır. Alanya bugün nefes aldı ama bu nefesin kalıcı olması reformlara ve kararlılığa bağlıdır. Görmezden gelinirse bedeli ağır olur; ciddiye alınırsa sistem güçlenir. Tercih devlete ait.
Son söz ;Tapunuzu kilitleyin, geleceğinizi koruyun. Çünkü mülkiyet hakkı, en temel insan hakkıdır.