Suçun İzi

Güvenlik Lüks Değil, Haktır...

Son günlerde Türkiye’nin birçok şehrinde, okullarında (Şanlıurfa Siverek’te lise'de ve dün Kahramanmaraş'ta ortaokul da yaşanan) saldırısı gibi parklarında, trafikte yollarında art arda yaşanan silahlı saldırılar ve bireysel şiddet olayları, güvenlik risklerinin alarm verici düzeyde yükseldiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Uzun namlulu silahlar, tüfekler ve tabancalarla şehir merkezlerinde gerçekleştirilen bu saldırılar artık “münferit olay” olarak nitelendirilip geçiştirilemeyecek bir boyuta ulaşmıştır. Bu olaylar, yalnızca basit bir asayiş meselesi değil; yıllardır biriken yapısal sorunların toplumun günlük hayatına yansımasıdır. Bugün Türkiye, can ve mal güvenliği açısından kırılgan bir süreçten geçmektedir.

Türkiye'de Güvenlik politikalarının sonuçlarına öncelikle 2025 yılı ve 2026 başının ilk iki ayını da kapsayan, ortaya çıkan verileriyle bakmakta fayda var.

Ruhsatsız Silah ve Şiddet Mücadelesi (Sıfır Tolerans); 2025'te 110.104 ruhsatsız silah ele geçirildi (50 binden fazlası tabanca).

119 bin 175 kişi hakkında işlem yapıldı.

81 ilde haftalık/aylık baskınlar hız kesmeden sürüyor. Silah kaçakçılığına karşı güvenlik kurumlarının merkezi teşkilatlarının koordinasyonunda operasyonlar devam ediyor. Ruhsatsız tabanca taşımakla ilgili ceza alt sınırı 2 yıla, üst sınır 4 yıla çıkarıldı (2024 sonu yasası).

Organize Suç ve Kaçakçılık;

552 suç örgütü çökertildi, 6.788 üye tutuklandı ancak adil ve hızlı yargılamayla mahkumiyetlerin onanması gerekli.

Uyuşturucu ve finans kaynakları hedefte; uluslararası iş birliği (FATF, INTERPOL) son yıllar da güçlendirildi. Otorite boşluklarını doldurma odaklı operasyonlar etkili, ancak yapısal sorunlar (siyasi nüfuz, gençlerin suç döngüsü,ruhsatsız tabanca taşıma merakı) devam ediyor.

İnfaz ve Cezasızlık Algısı;

10.11.YargıPaketleri(2025-2026)

Denetimli serbestlik genişletildi, bazı suçlarda (terör/örgüt hariç) erken tahliye/3 yıl avantaj sağlandı (50 bin kişi etkilendi). Kasten öldürme, cinsel suçlar gibi ağır suçlar kısmen kapsam dışı bırakıldı.

12.Paket hazırlık aşamasında gözüküyor.

TCK ve infazda "eşitlik" odaklı değişiklikler bekleniyor; genel af yok, "cezasızlık algısını bitirme" hedefi vurgulanıyor,ancak bu durum Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir durum yaratacağı kanaatindeyim.

Genel Çerçeve;

İçişleri Bakanlığı bütçesi ve "Terörsüz Türkiye" hedefiyle iç güvenlik öncelikli gözüküyor. Kent güvenliği modernleşiyor (yaka kamerası, istihbarat), ancak sosyo-ekonomik nedenler, göç yönetimi ve kalıcı reformlara ihtiyaç tüm şiddetiyle sürüyor. TBMM'de infaz/TCK çalışmaları kritik; güvenlik "haktır" vurgusu politikaların temelinde.

Kök nedenlerle mücadele (sosyolojik analiz, finans kurutma) hâlâ eksik görünüyor ortaya çıkan sonuçlara göre. Sahada operasyonel başarı yüksek olsa da kalıcı politika için daha kapsamlı adımlar şart.

Hiçbir vatandaş sokağa çıktığın da tedirgin olmamalı,

Okula gönderdiği çocuğundan bu gün başına bir şey gelir mi diye düşünmemelidir,

Hiçbir vatandaş sokağa çıktığında endişe duymamalı,

Çocuğunu okula gönderirken kaygı yaşamamalı,

Yaşadığı mahallede silah sesleriyle uykuya dalmak zorunda kalmamalıdır.

Bu, devlet olmanın en temel ve vazgeçilmez sorumluluğudur. Güvenlik, bir ayrıcalık ya da lüks değil; Türkiye cumhuriyeti Anayasa'sının koruma altına aldığı en temel bir haklardan bir tanesidir.

Kanunlarda ve kamu bürokrasisinde ki uygulamalar da boşluk varsa, suç bunu doldurur.

Bazı bölgelerde zamanla oluşan güvenlik ve otorite boşlukları, hızla illegal yapılar tarafından doldurulmaktadır.

Bu yapılar

sokakta baskı kurmakta,

Yerel siyasete nüfuz etmekte,

Kaçakçılık faaliyetlerini kontrol etmekte,

Özellikle gençleri suç döngüsüne sürüklemektedir.

Devletin otoritesinin zayıfladığı yerde, örgütler ve suç şebekeleri kendi düzenlerini kurar. Son dönemde yaşanan olaylar, bu acı gerçeğin en somut göstergesidir.

Günü Kurtarmak Yetmez: Kalıcı Çözüm Şart...

Artık geçici operasyonlarla, günü kurtaran uygulamalarla yol alınamaz.Türkiye’nin ihtiyacı, kök nedenlerle yüzleşen, kalıcı ve sürdürülebilir bir güvenlik politikasıdır. Bu doğrultuda acilen atılması gereken temel adımlar şunlardır:

Günü kurtaran değil, kalıcı çözümler şart:

Ruhsatsız silaha karşı denetim, caydırıcı ve eşit infaz sistemi,

Hızlı ve adil yargılama (cezasızlık algısını bitiren net sonuçlar),

Gençleri suçtan uzaklaştıracak eğitim, istihdam ve sosyal politikalar,

Yerel düzeyde güçlü kamu otoritesi ve denetim,

Suç ekonomisinin finans kaynaklarını kurutan sistematik mücadele,

Göç, kentleşme ve sosyolojik risklere yönelik uzun vadeli planlama, Kolluğun asayiş kısmına bakanların da yaka kamerası takması,

Önleyici istihbarat,

Suç öncesi, mahalle bazlı “güvenlik konseyleri” veya suç ekonomisine karşı mali istihbaratın güçlendirilmesi çalışmalarına hız verilmesi gerekmektedir.

Güvenlik bir ayrıcalık değildir.

Güvenlik bir lütuf değildir.

Güvenlik, devletin varlık sebebidir.

Yayın Tarihi
15.04.2026
Bu makale 140 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!