İş Güvenliği Günlüğü

Yıllık İzinde 5 Yıllık Sessiz Sınır

Eski alimler, ertelediğimiz ve "nasıl olsa hakkımdır" diyerek bir kenarda unuttuğumuz değerlerin zamanla nasıl eriyip gittiğini anlatmak için "Su uyur, düşman uyur; zaman uyumaz" derler.

Eski alimler, ertelediğimiz ve "nasıl olsa hakkımdır" diyerek bir kenarda unuttuğumuz değerlerin zamanla nasıl eriyip gittiğini anlatmak için "Su uyur, düşman uyur; zaman uyumaz" derler.

İş hukukunun en temel haklarından biri olan yıllık ücretli izin alacağı da tam olarak bu zaman çarkının ortasındadır.

Yıllarca dökülen alın terinin karşılığı olan ve iş sözleşmesi sona erdiğinde nakde dönüşen bu hak, yakın zamanda yapılan yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararlarıyla kritik bir "zaman aşımı" sınavına girdi.

Geçmiş yıllarda iş hayatında alışkanlık haline gelen ve 10 yıllık zaman aşımına dayanan rahatlık dönemi artık tamamen geride kaldı.

Yargıtay dairelerinin birleşmesi ve İş Kanunu’na eklenen yeni maddeler sonucunda, yıllık izin ücreti alacaklarında zaman aşımı süresi net bir şekilde 5 yıla indirilmiştir.

İşten ayrıldıktan sonra "nasıl olsa daha vaktim var" diyerek hakkını aramayı erteleyen çalışanlar, yılların birikimini bir kalemde kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır.

Bu noktada iki kritik kurala dikkat etmek gerekir:

Zaman Aşımının Başlangıcı: Yıllık izin alacağında 5 yıllık süre siz çalışırken işlemeye başlamaz. İzin hakkı çalıştığınız dönemde doğar; ancak bu hakkın paradan ibaret bir alacağa dönüşüp zaman aşımı saatinin çalışmaya başladığı an, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihtir.

"Kazanılmış Hak" Yanılsaması: Yıllarca izin kullanmamış olmanız, fesihten sonra zaman aşımı engeline takılmayacağınız anlamına gelmez.

İşten ayrıldığınız tarihten itibaren 5 yıl geçtiği an, işveren mahkemede zaman aşımı itirazında bulunarak ödeme yapmaktan tamamen kurtulabilir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin emsal kararları da bu 5 yıllık süreyi tavizsiz bir şekilde uygulamaktadır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/12104, K. 2023/16845).

Yüksek Mahkeme; 2017 sonrasında gerçekleşen tüm işten ayrılmalarda 5 yıllık sürenin katı bir şekilde uygulanacağını vurgulayarak "Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz" ilkesini bir kez daha hatırlatmaktadır.

Romalı hukukçu Ulpianus’un dediği gibi; "Hukuk, uyanık olanlar için vardır; hakkını arayıp sormayanlar için değil."

İzin hakkı, emekçinin anasının ak sütü gibi helal hakkıdır; ancak zamanında talep edilmeyen ve hukuki yollara başvurulmakta gecikilen haklar, kanunun soğuk maddeleri karşında geçerliliğini yitirmeye mahkûmdur.

Atalarımızın "Demir tavında dövülür" sözünde olduğu gibi, işten ayrıldıktan sonra hakkını aramak isteyen çalışanın takvimi ve zamanı çok iyi takip etmesi şarttır.

Sonuç olarak, yıllık izin alacağında 10 yıllık eski alışkanlıkları bir kenara bırakmak hayati önem taşımaktadır.

Zira zaman aşımı, hakkı tamamen yok etmese de onu dava yoluyla almayı imkânsız hale getirir; geriye sadece hakkını zamanında aramamış olmanın pişmanlığı kalır.

Yayın Tarihi
24.10.2026
Bu makale 118 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

ÇOK OKUNAN

Arama Yap!