EĞİTİM-GENÇLİK

Teknolojinin insanları birbirine hiç olmadığı kadar yakınlaştırdığı bir çağda, iletişim uzmanları tam tersine dikkat çekiyor: İnsanlar artık daha çok konuşuyor ama daha az anlaşıyor.

İletişim Uzmanı Şenay Ekin'in paylaşımları dikkat çekiyor

Antalya Bugün Özel Haber

Teknolojinin insanları birbirine hiç olmadığı kadar yakınlaştırdığı bir çağda, iletişim uzmanları tam tersine dikkat çekiyor: İnsanlar artık daha çok konuşuyor ama daha az anlaşıyor.

Spiker ve Diksiyon Eğitimi Uzmanı Şenay Ekin'in son dönemde sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımlar da bu dikkat çekici gerçeği gözler önüne seriyor. Yaklaşık 29 bin takipçisi bulunan Ekin, yalnızca Türkçenin doğru kullanımına değil, aynı zamanda nezaketin ve iletişim ahlakının giderek kaybolmasına da dikkat çekiyor.

TÜRKÇEDE KÜÇÜK HATALAR BÜYÜK ANLAM KAYIPLARI DOĞURUYOR

Şenay Ekin'in en fazla ilgi gören paylaşımlarının önemli bölümü günlük hayatta fark edilmeden yapılan dil yanlışlarına odaklanıyor.

"Diyerekten", "gelerekten", "söyleyerekten" gibi kullanımların yanlış olduğunu belirten Ekin, Türkçenin gereksiz eklerle ağırlaştırılmaması gerektiğini savunuyor. Benzer şekilde "müsaitliğiniz var mı?" yerine "müsait misiniz?", "Merhabalar" yerine "Merhaba", "Şenay ben" yerine "Ben Şenay Ekin" gibi kullanımların tercih edilmesini öneriyor.

Dil uzmanlarına göre bu tür hatalar yalnızca gramer meselesi değil; aynı zamanda düşünme ve ifade etme biçiminin de bir göstergesi.

HERKESİN HERKESE "AŞKIM" DEDİĞİ BİR DÜNYA

Ekin'in en dikkat çeken paylaşımlarından biri ise hitap biçimleri üzerine.

Bir hastanede sıra beklerken duyduğu "Aşkım, sonuçlar çıktı mı?" hitabından yola çıkan Ekin, toplumda yabancılar arasında hızla yayılan "aşkım", "canım", "tatlım", "birtanem" gibi ifadeleri sorguluyor.

Ona göre nezaket, herkesi zorla yakın çevreye dahil etmek değil; kişiler arasındaki sağlıklı mesafeyi koruyabilmek. Çünkü mesafe soğukluk değil, saygının bir parçası.

ASIL SORUN DİL DEĞİL, SAYGI EKSİKLİĞİ

Paylaşımların ortak noktası incelendiğinde ortaya daha derin bir tablo çıkıyor.

Şenay Ekin, insanların randevularına gitmemesini, mesajlara yanıt vermemesini ve söz verdikleri yerde bulunmamasını iletişim sorununun ötesinde bir saygı problemi olarak değerlendiriyor.

Ekin'e göre ölüm, hastalık veya ciddi bir mazeret yoksa verilen sözün tutulmaması ve insanların cevapsız bırakılması modern çağın normalleştirilmiş kabalıklarından biri haline geldi.

İLETİŞİMİN MERKEZİNDE EMPATİ VAR

Paylaşımlarında yalnızca dil kurallarına yer vermeyen Ekin, iş hayatındaki liderlik anlayışına da değiniyor.

Hasta çocuğu olan, kalp krizi geçiren bir yakını bulunan ya da kişisel sorunlarla mücadele eden çalışanlara karşı daha anlayışlı olunması gerektiğini belirten Ekin, gerçek liderliğin empatiyle başladığını vurguluyor.

"SÖZÜ SÜZMEK" ÇAĞRISI

Yaş, kilo, medeni durum ya da çocuk sahibi olup olmamak gibi özel soruların gereksiz yere sorulmaması gerektiğini belirten Ekin'in sık kullandığı bir ifade var:

"Sözü süzmek iyidir."

Bu yaklaşım yalnızca dil bilgisine değil, iletişim ahlakına da işaret ediyor.

KAYBOLAN ŞEY TÜRKÇE Mİ, NEZAKET Mİ?

Şenay Ekin'in paylaşımları topluca değerlendirildiğinde ortaya ilginç bir sonuç çıkıyor. Görünen o ki mesele yalnızca yanlış kullanılan kelimeler değil.

Asıl tartışma; hız çağında kaybolan nezaket, zayıflayan empati, sınırların belirsizleşmesi ve insanların birbirine karşı giderek daha özensiz davranması.

Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey yeni kelimeler öğrenmek değil; mevcut kelimelere yeniden anlam kazandırmak.

Çünkü iletişim yalnızca konuşmak değil, karşımızdakine verdiğimiz değerin de aynasıdır.

Haber: Tahsin Babat

Yayın Tarihi
22.06.2026
Bu haber 116 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun.

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!