Yapay zekâdan avukat kooperatiflerine, ekonomik güvenceden şeffaf yönetime, genç avukatların sorunlarından savunma hakkının korunmasına kadar uzanan kapsamlı projeler… İstanbul Barosu Başkan Adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu ve Avukat Hakları Grubu, baronun meslektaşlarına sunduğu hizmetleri yeniden yapılandırmayı hedefleyen programını kamuoyuyla paylaştı. Programda yalnızca geleceğe yönelik vaatler değil, seçim öncesinde kullanıma sunulan teknolojik uygulamalar da bulunuyor.
ANTALYA BUGÜN | ÖZEL HABER
Haber: Tahsin Babat
Türkiye'nin en büyük barolarından İstanbul Barosu, Ekim 2026'da yapılacak seçimlere hazırlanırken adayların ortaya koyduğu projeler, avukatlık mesleğinin geleceğine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Avukat Hakları Grubu'nun İstanbul Barosu Başkan Adayı, anayasa hukukçusu Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu'nun açıkladığı program; mesleki bağımsızlık, ekonomik dayanışma, dijital dönüşüm, sosyal güvenceler ve kurumsal şeffaflık gibi geniş bir alana yayılıyor.
Programın temel yaklaşımı, baronun yalnızca mesleki kayıt ve idari işlemleri yürüten bir kurum olarak değil, avukatların günlük çalışma koşullarına ve ekonomik sorunlarına doğrudan çözüm üreten bir meslek örgütü olarak faaliyet göstermesi.
Avukat Hakları Grubu'nun resmî internet sitesinde yayımlanan projeler, özellikle genç avukatların ekonomik güçlükleri, adliyelerdeki çalışma koşulları, mesleki görevlendirmelerde eşitlik ve teknolojik gelişmelere erişim konularında çeşitli düzenlemeler öngörüyor.
AVUKAT KOOPERATİFLERİYLE EKONOMİK DAYANIŞMA
Programın dikkat çeken projelerinden biri avukat kooperatiflerinin kurulması.
Avukatlık bürolarının kira, donanım, yazılım, kırtasiye ve diğer işletme giderlerinin giderek artması, özellikle mesleğe yeni başlayan avukatlar açısından önemli bir ekonomik sorun oluşturuyor.
Avukat Hakları Grubu, bu giderlerin bireysel satın alma yerine ortak tedarik ve dayanışma modelleriyle azaltılmasını hedefliyor.
Kooperatif modeliyle meslektaşların ortak ihtiyaçlarının daha uygun maliyetlerle karşılanması ve avukatların ekonomik dayanışma imkânlarının geliştirilmesi amaçlanıyor.
Ancak bu modelin başarısı; kooperatifin kuruluş yapısı, finansman yöntemi, üyelik koşulları ve denetim mekanizmalarının nasıl oluşturulacağına bağlı olacak.
YAPAY ZEKÂDA VAATTEN UYGULAMAYA: AHG ASİSTAN
Programın teknoloji alanındaki en önemli başlıklarından biri, yapay zekâ destekli hukuk hizmetleri.
Kanadoğlu'nun 24 Eylül 2026 tarihinde açıkladığı yapay zekâ programında, avukatların teknolojik gelişmelerden güvenli biçimde yararlanması, hukuki araştırma süreçlerinin kolaylaştırılması ve mesleki verilerin korunması hedeflenmişti.
Bu yaklaşımın bazı unsurları, seçim öncesinde kullanıma sunulan AHG Asistan adlı masaüstü uygulamasıyla somut bir karşılık buldu.
Antalya Bugün'ün daha önce kamuoyuna duyurduğu uygulama; UYAP dosya takibi, toplu sorgulama, içtihat araştırması, belge analizi ve dilekçe taslağı hazırlanması gibi işlemleri tek platformda birleştiriyor.
Avukat Hakları Grubu'nun açıklamasına göre uygulama, 11 milyondan fazla yargı kararını kapsayan bir araştırma altyapısından yararlanıyor.
Sistemin avukatın kendi bilgisayarında çalışabilen masaüstü yapısı, mesleki verilerin korunması açısından dikkat çeken özellikleri arasında gösteriliyor.
Bununla birlikte masaüstü mimarisi tek başına bütün verilerin cihaz dışına çıkmadığını garanti etmiyor. Veri güvenliğinin değerlendirilmesi için uygulamanın ağ bağlantıları, veri işleme yöntemleri, saklama politikaları ve kullanılan yapay zekâ servislerinin ayrıca incelenmesi gerekiyor.
Kanadoğlu'nun seçim programında ise baro bünyesinde güvenli bir teknolojik altyapı oluşturulması ve avukatların bu araçlara erişiminin geliştirilmesi hedefleniyor.
Bu yönüyle yapay zekâ, programda yalnızca bir teknolojik yenilik olarak değil, mesleki hizmetlerin niteliğini artırmaya yönelik bir araç olarak ele alınıyor.
GENÇ AVUKATLAR İÇİN EKONOMİK DESTEK PAKETİ
Programda mesleğe yeni başlayan avukatların karşılaştığı ekonomik sorunlara yönelik çeşitli projeler bulunuyor.
İlk büro kurulum setinin ücretsiz verilmesi, paylaşımlı avukat ofislerinin yaygınlaştırılması ve mesleğin ilk on yılında mesleki sorumluluk sigortasının ücretsiz sağlanması bu projeler arasında yer alıyor.
Ruhsat, staj ve mesleğe giriş ödemelerinin kaldırılması da açıklanan hedeflerden biri.
Bu düzenlemelerle özellikle mesleğin ilk yıllarında ortaya çıkan mali yüklerin azaltılması amaçlanıyor.
Ayrıca genç avukatların baro yönetimindeki temsilini güçlendirmek üzere Genç Avukatlar Meclisine bağlayıcı yetki verilmesi öngörülüyor.
Söz konusu projenin uygulamaya geçirilmesi, genç meslektaşların yalnızca danışılan bir grup olmaktan çıkarılarak karar alma süreçlerine doğrudan katılmalarını sağlayabilecek bir kurumsal değişiklik anlamına geliyor.
STAJYER VE BAĞLI ÇALIŞAN AVUKATLARIN HAKLARI
Avukat Hakları Grubu'nun programında stajyer ve bağlı çalışan avukatların ekonomik ve mesleki haklarına da geniş yer ayrılıyor.
Stajyer avukatların ücret ve sosyal güvence sorunlarının çözülmesi, bağlı çalışan avukatların asgari ücretlerinin denetlenmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi hedefleniyor.
Programda ayrıca stajyer ve bağlı çalışan avukatlar için şikâyet ve mobbing hattı kurulması öngörülüyor.
Bu mekanizmayla meslek içindeki çalışma ilişkilerinde ortaya çıkabilecek hak ihlallerinin daha görünür hâle getirilmesi ve başvuruların kurumsal olarak değerlendirilmesi amaçlanıyor.
Doğum, hastalık ve bakım izinlerine ilişkin güvencelerin geliştirilmesi de sosyal haklar kapsamında ele alınıyor.
SİLİVRİ'DE AVUKAT MİSAFİRHANESİ
Seçim programındaki somut projelerden biri Silivri'de avukat misafirhanesi açılması.
Şehir merkezine uzak yargılama yerleşkelerinde görev yapan avukatlar, ulaşım ve konaklama bakımından çeşitli güçlüklerle karşılaşabiliyor.
Özellikle uzun süren duruşmalar, birden fazla gün devam eden yargılamalar ve erken saatlerde başlayan işlemler, avukatlar açısından ek maliyet ve zaman kaybına neden olabiliyor.
Avukat Hakları Grubu, Silivri'deki yargılama koşullarına yönelik eleştirilerini sürdürürken mevcut koşullarda görev yapmak zorunda kalan avukatların ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi hedefliyor.
Planlanan misafirhane, bu çerçevede meslektaşların konaklama ihtiyaçlarına yönelik bir sosyal hizmet projesi olarak öne çıkıyor.
ADLİYELERDE ÇOCUK BAKIM ODALARI VE SOSYAL TESİSLER
Programda avukatların aile yaşamıyla mesleki sorumluluklarını birlikte sürdürebilmelerine yönelik projeler de bulunuyor.
Merkez adliyelerde geçici çocuk bakım odaları oluşturulması bunlardan biri.
Duruşma, dosya inceleme veya diğer adli işlemler nedeniyle adliyede bulunmak zorunda kalan avukatların çocuklarını kısa süreliğine güvenli bir ortamda bırakabilmeleri amaçlanıyor.
Ayrıca İstanbul'un Avrupa ve Anadolu yakalarında erişilebilir sosyal tesisler kurulması hedefleniyor.
Bu tesislerin avukatlara ve ailelerine uygun maliyetlerle hizmet vermesi öngörülüyor.
Adliyelerdeki yeme-içme hizmetlerinin maliyet ve kalite bakımından iyileştirilmesi de programın günlük çalışma koşullarına yönelik başlıkları arasında.
CEZAEVLERİ VE GERİ GÖNDERME MERKEZLERİNDE SAVUNMA KOŞULLARI
Programın önemli bölümlerinden biri, avukatların cezaevleri, emniyet birimleri ve geri gönderme merkezlerinde karşılaştıkları çalışma güçlükleri.
Avukat Hakları Grubu, bu kurumlarda meslektaşların müvekkilleriyle görüşme koşullarının iyileştirilmesini ve uygun çalışma alanları oluşturulmasını hedefliyor.
İnternet ve yazıcı bağlantısı bulunan avukat odalarının oluşturulması, görüşme öncesi hazırlık imkânlarının geliştirilmesi ve geri gönderme merkezlerine ulaşım için servis hizmeti sağlanması projeler arasında.
Savunma hakkının etkili biçimde kullanılabilmesi yalnızca avukatın duruşma salonundaki varlığına bağlı değil.
Avukatın müvekkiline erişebilmesi, dosyasını inceleyebilmesi, gerekli hazırlıkları yapabilmesi ve mesleki faaliyetini güvenli koşullarda sürdürebilmesi de bu hakkın ayrılmaz unsurları arasında bulunuyor.
Bu nedenle çalışma koşullarına ilişkin projeler, doğrudan avukatları ilgilendirdiği kadar hukuki yardım alan kişilerin hakları bakımından da önem taşıyor.
BARO GÖREVLENDİRMELERİNDE AÇIK HAVUZ SİSTEMİ
Programın kurumsal yönetim bakımından dikkat çeken başlıklarından biri, mesleki görevlendirmelerde şeffaflık.
Vasi, kayyum, bilirkişi ve hakem heyeti görevlendirmelerinin açık havuz sistemine bağlanması hedefleniyor.
Bu yaklaşım, baronun görev ve yetkisi kapsamında yürütülen aday belirleme ve görevlendirme süreçlerinde objektif ölçütlerin benimsenmesini amaçlıyor.
Ancak söz konusu alanlarda nihai görevlendirme yetkisinin ilgili mevzuata göre farklı kurum ve mercilere ait olabildiği unutulmamalı.
Dolayısıyla açık havuz sisteminin hangi işlemleri kapsayacağı ve diğer kurumların yasal yetkileriyle nasıl ilişkilendirileceği uygulama aşamasında açıklığa kavuşturulması gereken konular arasında.
Programda ayrıca baronun mali hesaplarının üyelerin denetimine açılması, komisyon ve merkezlere katılımda açık başvuru yönteminin benimsenmesi ve disiplin süreçlerinde tarafsızlığın güçlendirilmesi öngörülüyor.
Bu başlıklar, kurumsal hesap verebilirliğin geliştirilmesi açısından önem taşıyor.
BARONUN MALİ HESAPLARI ÜYELERE AÇILACAK
Avukat Hakları Grubu'nun seçim programında yer alan bir başka proje, baronun mali yönetiminde şeffaflığın artırılması.
Baronun gelir ve giderlerinin üyeler tarafından denetlenebilir hâle getirilmesi hedefleniyor.
Meslek örgütlerinin mali kaynaklarının nasıl kullanıldığı, üyelerin yönetime katılımı ve kurumsal güven açısından önem taşıyor.
Bu nedenle mali bilgilerin erişilebilir, anlaşılır ve düzenli biçimde sunulması, açıklanan projenin uygulamadaki temel ölçütlerinden biri olacak.
CMK VE ADLİ YARDIM ÜCRETLERİNE YÖNELİK ÇALIŞMALAR
Programda avukatların ekonomik haklarına ilişkin bir diğer başlık, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yapılan görevlendirmeler ve adli yardım hizmetleri.
CMK ve adli yardım ücretlerinin iyileştirilmesi, görevlendirme koşullarının düzenlenmesi ve meslektaşların karşılaştığı uygulama sorunlarının takip edilmesi hedefleniyor.
Bu alandaki ücret tarifeleri ve ödeme mekanizmaları yalnızca baronun kararlarıyla belirlenmediğinden, programın hayata geçirilmesi ilgili kamu kurumları ve meslek kuruluşları nezdinde yürütülecek girişimlere de bağlı olacak.
AVUKATLIK AKADEMİSİ VE ULUSLARARASI EĞİTİM
Programın mesleki gelişim başlığında Avukatlık Akademisi kurulması öngörülüyor.
Uzmanlık eğitimleri, uluslararası sertifika programları ve mesleki bilgi paylaşımının geliştirilmesi hedefleniyor.
Ayrıca İstanbul'daki avukatların uluslararası alandaki mesleki görünürlüğünün artırılması ve uluslararası hukuk çevreleriyle ilişkilerin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Hukuk alanındaki teknolojik gelişmeler ve değişen mevzuat dikkate alındığında, sürekli mesleki eğitim avukatlık hizmetlerinin niteliği bakımından önem taşıyor.
AVUKATA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE
Avukat Hakları Grubu'nun programında meslektaşlara yönelik şiddet olayları ve savunma faaliyetlerinin engellenmesi de ayrı bir başlık altında ele alınıyor.
Avukata yönelik şiddetle mücadele edilmesi, savunma hakkının izlenmesi ve mesleki faaliyet nedeniyle karşılaşılan hukuki sorunlarda dayanışma mekanizmalarının geliştirilmesi hedefleniyor.
Programda görev suçlarında gönüllü savunma havuzu kurulması da yer alıyor.
Bu yaklaşım, avukatın mesleki faaliyetini yerine getirirken karşılaşabileceği baskı ve müdahalelere karşı kurumsal destek sağlanmasını amaçlıyor.
SAĞLIK, DAYANIŞMA VE EMEKLİLİK DÖNEMİ
Seçim programı, avukatların yalnızca aktif meslek yaşamına değil, sağlık ve sosyal dayanışma ihtiyaçlarına da odaklanıyor.
Avukat huzurevi açılması, meslektaşların sağlık sorunlarına yönelik destek mekanizmalarının geliştirilmesi ve Baro Acil Dayanışma Fonu kurulması projeler arasında bulunuyor.
Bu projelerle ekonomik veya sosyal güçlük yaşayan avukatlara yönelik kurumsal dayanışmanın güçlendirilmesi hedefleniyor.
Ancak sosyal tesis, huzurevi ve dayanışma fonu gibi projelerin sürdürülebilirliği; finansman kaynaklarının, yararlanma koşullarının ve denetim yöntemlerinin açık biçimde belirlenmesini gerektiriyor.
PROGRAMDA BAŞKA NELER VAR?
Avukat Hakları Grubu'nun açıkladığı projeler bunlarla sınırlı değil.
Programda ayrıca şu başlıklar yer alıyor:
- Avukatların vergi sorunlarına yönelik sürekli danışma birimi oluşturulması.
- Bankalarla promosyon ve kredi protokolleri yapılması.
- Avukatların kendi muhasebe kayıtlarını tutabilmelerine destek sağlanması.
- Yazılımcı ve girişimci avukatlar için fon ayrılması.
- Akıllı insan kaynakları platformu kurulması.
- Talimat ve tevkil yardımlaşma ağı oluşturulması.
- Kamu avukatlarının özlük haklarının takip edilmesi.
- Engelsiz adliye ve engelsiz baro uygulamalarının geliştirilmesi.
- İcra dairelerindeki sorunlara yönelik eylem planı hazırlanması.
- Afet ve deprem çalışma grubu kurulması.
- Mesleğin tarihsel hafızasının korunması.
Bu projeler, programın yalnızca belirli bir avukat grubuna değil, farklı çalışma alanları ve mesleki ihtiyaçlara yönelik düzenlemeler içerdiğini gösteriyor.
HUKUK DEVLETİ VE BAĞIMSIZ SAVUNMA VURGUSU
Kanadoğlu'nun seçim programı, mesleki ve ekonomik projelerin yanında hukuk devleti ilkesine de özel bir yer ayırıyor.
Avukat Hakları Grubu'nun resmî internet sitesinde programın temel yaklaşımı; hukuk devletinin güçlendirilmesi, avukatların mesleki güvencelerinin artırılması ve baro yönetiminde katılımcılığın geliştirilmesi ekseninde açıklanıyor.
Kanadoğlu, adaylık sürecindeki değerlendirmelerinde güçlü barolar ile demokratik hukuk devleti arasında doğrudan bağlantı bulunduğunu vurgulamıştı.
Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması, savunma hakkının korunması ve avukatların mesleki bağımsızlığı da bu yaklaşımın önemli başlıkları arasında.
Bu çerçevede program, baronun yalnızca üyelerinin ekonomik ve mesleki çıkarlarını takip eden bir kuruluş değil, hukukun üstünlüğünü ve savunma hakkını korumakla sorumlu bir meslek örgütü olduğu anlayışını öne çıkarıyor.
SEÇİM PROGRAMININ ÖNÜNDEKİ TEMEL SINAV: UYGULANABİLİRLİK
Avukat Hakları Grubu'nun açıkladığı projeler farklı alanlarda kapsamlı hedefler ortaya koysa da programın uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu.
Kooperatifler, sosyal tesisler, misafirhane, ücretsiz sigorta, dayanışma fonu ve dijital altyapı gibi projeler önemli mali kaynaklar ve kurumsal planlama gerektiriyor.
Bazı projeler doğrudan baronun kendi imkânlarıyla yürütülebilecekken bazıları kamu kurumları, yerel yönetimler veya diğer meslek kuruluşlarıyla iş birliği yapılmasını gerektirebilir.
Özellikle mevzuat değişikliği gerektiren konularda baro yönetiminin doğrudan karar alma yetkisi bulunmadığından, hedeflerin gerçekleşmesi ilgili kurumların ve yasama organının kararlarına da bağlı olacak.
Bu nedenle açıklanan projelerin hangi bütçeyle, hangi takvim içerisinde ve hangi öncelik sırasıyla hayata geçirileceği önem taşıyor.
Başarı ölçütlerinin önceden belirlenmesi ve uygulama sonuçlarının düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılması, seçim programının denetlenebilirliğini artırabilir.
İSTANBUL BAROSU'NDA SEÇİM TAKVİMİ
İstanbul Barosu'nun 2026 yılı olağan genel kurul sürecinde ilk toplantı 10–11 Ekim tarihlerine planlandı.
İlk toplantıda gerekli çoğunluğun sağlanamaması durumunda seçimli ikinci toplantının 24–25 Ekim 2026 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
Baronun yeni başkanı ve yönetim organlarının belirleneceği seçim sürecinde farklı gruplar ve adaylar kendi programlarını meslektaşlarının değerlendirmesine sunuyor.
Avukat Hakları Grubu ise anayasa hukukçusu Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu'nun başkan adaylığında seçim çalışmalarını sürdürüyor.
SONUÇ: PROJELERİN KARŞILIĞINI UYGULAMA BELİRLEYECEK
İstanbul Barosu seçimleri yaklaşırken Avukat Hakları Grubu'nun açıkladığı program, avukatlık mesleğinin ekonomik, teknolojik ve kurumsal geleceğine ilişkin çok sayıda öneriyi gündeme taşıyor.
Kooperatiflerden yapay zekâya, sosyal güvencelerden açık görevlendirme sistemine kadar uzanan projeler, baroların meslektaşlarına hangi hizmetleri sunması gerektiği sorusunu da beraberinde getiriyor.
Programın dikkat çeken özelliklerinden biri, AHG Asistan örneğinde olduğu gibi bazı teknolojik çalışmaların seçim öncesinde kullanıma sunulmuş olması.
Bununla birlikte tek bir uygulamanın hayata geçirilmiş olması, programın diğer vaatlerinin gerçekleşeceği anlamına gelmiyor.
Açıklanan projelerin uygulanabilirliği, mali sürdürülebilirliği ve meslektaşların ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayacağı, somut sonuçlar üzerinden değerlendirilebilecek.
İstanbul Barosu'nun yeni yönetimi kim tarafından oluşturulursa oluşturulsun, seçim sürecinde gündeme gelen ekonomik güvence, teknolojik dönüşüm, şeffaflık ve savunma hakkı gibi başlıkların meslek örgütünün geleceğine ilişkin tartışmalarda önemini koruması bekleniyor.
Çünkü avukatlık mesleğinin geleceği yalnızca seçim programlarıyla değil; mesleki bağımsızlığı güçlendiren, savunma hakkını koruyan ve avukatların çalışma koşullarını iyileştiren somut uygulamalarla şekillenecek.
ANTALYA BUGÜN | ÖZEL HABER
Haber: Tahsin Babat
https://www.avukathaklari.net/