GÜNCEL

Kızıma ne oldu?

Apartmanın penceresinden düşerek yaşamını yitiren 2 aylık hamile Emel Akbaş Bayhan’ın annesi adalet arıyor..

Gaziantep’te 9 ay önce yaşadığı apartmanın penceresinden düşerek yaşamını yitiren 2 aylık hamile Emel Akbaş Bayhan’ın annesi Muazzez Akbaş, aradan aylar geçmesine rağmen kızının ölümüyle ilgili şüphelerinin giderilemediğini belirterek, bir an önce yargılamanın yapılıp olayda şüphelerin giderilmesini istedi. Muazzez Akbaş, “Ben evladını kaybetmiş bir anneyim ama benim acım sadece kaybım değil, cevap bulamadığım sorular. Bu soruların bir an önce yanıt bulmasını istiyorum” dedi.

26 Haziran 2025 tarihinde meydana gelen olayda, Gaziantep’te 2 aylık hamile olan Emel Akbaş Bayhan (38) yaşadığı apartmanın 3. katındaki evlerinden düşerek yaşamını yitirdi. Kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Emel Akbaş Bayhan’ın ailesi, olayın intihar değil, kocası tarafından işlenmiş bir cinayet olduğunu iddia ederek şikayetçi oldu.  Maliye Bakanlığında gelir uzmanı olarak çalışan Gaziantepli Emel Akbaş, 1,5 yıl önce aynı kurumda müfettiş olarak çalışan Şirin Bayhan ile yaşamını birleştirmişti.

Anne Muazzez Akbaş, kızının uzun bir süre boyunca şiddet gördüğünü belirterek, "Kızım defalarca darp edildi ve sürekli tehdit altında yaşadı. Ben bir anne olarak bunları gördüm. Bunları yaşadım. Bunun yanında kızım çok ağır bir maddi yükün altına girdi. Sürekli borçlarla mücadele ediyordu. Kızımın bana anlattığına göre, kocası borsa ve sanal kumar nedeniyle ciddi bir borç yükü altındaymış ve kızımı da maddi olarak mahvetmişti. Kızım elindeki tüm imkânları da bu süreçte tükendiğini, para yetiştiremediğini, büyük bir baskı altında olduğunu söylüyordu. Kızıma uygulanan şiddet nedeniyle karakolluk da olduk. Kocası olaydan hemen sonra evi temizlemiş, polise de ‘Karım intihar etti’ demiş. O nedenle evde doğru dürüst bir inceleme yapılmadı. Bizim ısrarımız üzerine sonradan kapalı olan ev açılarak parmak izi ve diğer detaylara bakıldı. Kocası kızımın telefonunu polise vermek yerine alıp yanında memleketi Diyarbakır'a götürmüş. O telefon incelendi mi bilmiyorum. Gece başımı yastığa koyduğumda ‘Kızıma ne oldu?’ diye düşünmeden uyuyamıyorum. Ben sadece kızımın başına ne geldiğini bilmek istiyorum. Hiçbir şey gizli kalmasın. Hiçbir delil görmezden gelinmesin. Hiçbir soru cevapsız kalmasın. Çünkü bir annenin yüreği, bu kadar belirsizliğe mahkûm edilmemelidir. Ben adalet istiyorum. Sadece adalet…” dedi.

Ailenin avukatları Tayfun Gül ve İsmet Tiryaki ise, Emel Akbaş’ın vefatına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, dosyada yer alan mevcut teknik bulgular, kamera kayıtları ve adli raporlar birlikte değerlendirildiğinde, olayın oluş şekline dair ciddi şüpheler ve giderilmemiş çelişkilerin bulunduğunun anlaşıldığını söyledi.

Dosyada cevaplanmamış sorular bulunduğunu belirten avukatlar, “Bazı kritik delillerin akıbeti hâlen belirsizdir. Öncelikle; tarafımızca flaş bellek içerisinde teslim edilen olay anına ilişkin orijinal kamera görüntülerinin kriminal incelemeye gönderilip gönderilmediği, bu görüntülerin bütünlüğünün korunup korunmadığı ve inceleme sürecine dâhil edilip edilmediği hususları belirsizliğini korumaktadır. Maktule ait cep telefonunun ve dosya şüphelisinin cep telefonu başta olmak üzere olayla bağlantılı olabilecek diğer kişilere ait dijital materyallerin kapsamlı bir incelemeye tabi tutulup tutulmadığına ilişkin dosyada net bir açıklık bulunmamaktadır. Dijital verilerin aydınlatıcı niteliği dikkate alındığında, bu incelemelerin eksiksiz yapılması hayati önemdedir. Ayrıca bu hususta uzman bilirkişiye inceleme yaptırılıp yaptırılmadığı da bilinmemektedir. Ayrıca; otopsi sırasında alınan ve belirli bir süre muhafaza edileceği açıkça belirtilen doku örnekleri kapsamında, özellikle maktule ait tırnaklar ve diğer biyolojik materyaller yönünden, imha edilmeden önce ilgili makamlarca gerekli incelemelerin yapılıp yapılmadığı, bu hususta süresi içinde talepte bulunulup bulunulmadığı ve yapılan işlemlerin neticesinin ne olduğu konusunda dosyaya yansımış herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bu durum, olayın aydınlatılması bakımından son derece kritik bir eksiklik teşkil etmektedir” dedi.

Soruşturma kapsamında uygulanan gizlilik kararının, mağdur tarafın sürece etkin katılımını fiilen ortadan kaldıracağını savunan avukatlar şunları dile getirdi:

“Mevcut durumda, müşteki taraf olarak dosyaya erişimimizin ciddi şekilde kısıtlandığı, delillere ulaşamadığımız ve bu nedenle soruşturma sürecine etkili ve anlamlı bir katılım sağlayamadığımız açıktır. Bu uygulama, ölçülülük ilkesinin ötesine geçerek adil yargılanma ve etkili başvuru hakları bakımından ciddi tartışmalar doğurmaktadır. Soruşturmanın tüm yönleriyle ele alınması, eksik bırakılan incelemelerin gecikmeksizin tamamlanması ve mevcut çelişkilerin bilimsel, teknik ve bağımsız uzman incelemeleriyle giderilmesi zorunludur. Aksi durumda hem maddi gerçeğe ulaşılması hem de kamu vicdanının tatmini bakımından telafisi güç sonuçların doğması kaçınılmaz olacaktır. Bu dosya yalnızca bir ölüm olayı değil, aynı zamanda yürütülen soruşturmanın etkinliğinin, şeffaflığının ve hukuka uygunluğunun bir sınavıdır. Bu çerçevede talebimiz nettir: Soruşturma, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde, eksiksiz, tarafsız ve etkili biçimde yürütülmeli; gerekli tüm incelemeler derhal yapılarak maddi gerçek ortaya çıkarılmalıdır.”

Yayın Tarihi
03.04.2026
Bu haber 56 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun.

ÇOK OKUNAN

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!