El Alamein – Fathi Al-Dabaa
Mısır’ın Akdeniz kıyısındaki El Alamein kenti, dünyanın farklı ülkelerinden hava kuvvetlerini, savunma sanayii kuruluşlarını ve havacılık şirketlerini bir araya getiren önemli bir uluslararası buluşmaya ev sahipliği yaptı.
El Alamein Uluslararası Havalimanı’nda 8-10 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen 2. El Alamein Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı (EIAS 2026), hava gösterilerinin yanı sıra savunma, havacılık ve uzay teknolojilerindeki küresel rekabetin de sergilendiği bir platforma dönüştü.
SİSİ FUARIN AÇILIŞINI YAPTI
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, EIAS 2026’nın açılışını El Alamein Uluslararası Havalimanı’nda gerçekleştirdi.
Açılışta Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Savunma ve Askerî Üretim Bakanı Korgeneral Ashraf Salem Zaher, Genelkurmay Başkanı Korgeneral Ahmed Khalifa, Sivil Havacılık Bakanı Sameh El Hefny ve Mısır Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Amr Saqr da hazır bulundu.
Fuarda gerçekleştirilen temaslar, hava gösterilerinin ötesinde savunma sanayii, havacılık, teknoloji transferi ve uluslararası iş birliklerinin de gündeme geldiği geniş kapsamlı bir organizasyon ortaya çıkardı.
TÜRKİYE’DEN DİKKAT ÇEKEN KATILIM
EIAS 2026’nın Türkiye açısından en dikkat çekici bölümlerinden birini Türk Yıldızları oluşturdu.
Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi, El Alamein semalarında yedi uçakla gerçekleştirdiği yüksek hassasiyetli formasyon ve gösteri uçuşlarıyla Türkiye’yi temsil etti. Türk Yıldızları, fuar kapsamında Mısır piramitleri üzerinde de gösteri uçuşu gerçekleştirdi.
Türkiye’nin katılımı yalnızca gökyüzündeki gösteriyle sınırlı kalmadı. MKE, ASELSAN ve TUSAŞ gibi Türk savunma sanayiinin önemli kuruluşlarının fuardaki varlığı, Türkiye’nin geliştirdiği yerli ve millî sistemlerin uluslararası platformlarda tanıtılması açısından dikkat çekti.
Böylece Türkiye, El Alamein’de yalnızca hava gösterisi kabiliyetiyle değil, son yıllarda geliştirdiği savunma sanayii ve ileri teknoloji kapasitesiyle de temsil edildi.
SU-57’DEN RAFALE’E: FARKLI EKOLLER AYNI FUARDA
EIAS 2026’nın en önemli özelliklerinden biri, farklı ülkelerin geliştirdiği hava platformlarının aynı organizasyonda buluşması oldu.
Rusya, Fransa, ABD ve diğer katılımcı ülkelerin savaş ve destek uçakları fuarda sergilenirken, farklı ülkelerin hava kuvvetleri de uçuş gösterileri gerçekleştirdi.
Mısır Cumhurbaşkanlığının açıklamasına göre açılış programındaki hava gösterilerine Mısır’ın yanı sıra Rusya, İspanya, Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa ve Hindistan ekipleri katıldı.
Rus Su-57 ile Fransız Rafale gibi platformlar fuarın dikkat çeken uçakları arasında yer aldı. Ancak El Alamein’deki tablo yalnızca belirli bir savaş uçağının teknik özelliklerinden çok, farklı ülkelerin havacılık teknolojilerinin ulaştığı seviyeyi aynı ortamda gözlemleme imkânı sundu.
ABD F-15E, F-16, A-10 VE C-130J İLE KATILDI
ABD Hava Kuvvetlerinin fuardaki statik sergisinde F-15E Strike Eagle, F-16 Fighting Falcon, A-10 Thunderbolt II ve C-130J Super Hercules platformları yer aldı.
ABD Hava Kuvvetleri Merkez Komutanlığı, EIAS 2026’nın 80’den fazla ülkeden katılımı bir araya getiren bir platform olduğunu açıkladı.
Farklı görev profillerine sahip uçakların aynı fuarda bulunması, modern hava gücünün yalnızca savaş uçaklarından değil; nakliye, lojistik, keşif, destek ve müşterek harekât kabiliyetlerinden oluşan bütüncül bir yapı olduğunu da ortaya koydu.
HİNDİSTAN VE DİĞER ÜLKELER GÖKYÜZÜNDE
Hindistan’ın katılımı da EIAS 2026’nın uluslararası niteliğini güçlendiren unsurlardan biri oldu.
Farklı ülkelerin uçuş ekiplerinin art arda gerçekleştirdiği gösteriler, El Alamein semalarını farklı havacılık ekollerinin buluştuğu büyük bir uluslararası sahneye dönüştürdü.
Buradaki tablo aynı zamanda ülkelerin yalnızca uçaklarını değil, pilot eğitiminden bakım kabiliyetine, elektronik sistemlerden komuta-kontrol altyapısına kadar geniş bir teknolojik kapasiteyi sergilediğini ortaya koydu.
YARIŞ ARTIK SADECE UÇAĞIN MANEVRASINDA DEĞİL
EIAS 2026’nın verdiği en önemli mesajlardan biri de geleceğin hava gücünün yalnızca savaş uçaklarının hız veya manevra kabiliyeti üzerinden değerlendirilemeyeceği oldu.
Uzay teknolojileri, uydu sistemleri, insansız hava araçları, otonom sistemler, yapay zekâ, elektronik harp, sensör teknolojileri ve ağ merkezli harekât kabiliyetleri modern savunma teknolojilerinin ayrılmaz parçaları haline geliyor.
Nitekim fuarın resmî tanıtımında da hava silah sistemlerinin yanı sıra uzay endüstrisi, uydular ve yeni teknolojiler öne çıkarılıyor.
Bu dönüşüm, Türkiye açısından da ayrı bir önem taşıyor. Türkiye’nin son yıllarda insansız hava araçlarından mühimmata, radar ve elektronik sistemlerden uçak ve helikopter projelerine kadar geliştirdiği millî kabiliyetler, uluslararası havacılık fuarlarını yalnızca birer tanıtım organizasyonu değil, aynı zamanda teknolojik rekabetin doğrudan gözlemlenebildiği stratejik platformlara dönüştürüyor.
MISIR TEKNOLOJİ VE ÜRETİM KAPASİTESİNİ GELİŞTİRMEK İSTİYOR
Ev sahibi Mısır açısından EIAS 2026, ülkenin havacılık ve savunma sektöründeki uluslararası ilişkilerini genişletme arayışının önemli araçlarından biri olarak öne çıktı.
Mısırlı kurumlar ve sanayi kuruluşları kendi kabiliyetlerini sergilerken, uluslararası şirketlerle yeni ortaklıkların geliştirilmesi, yatırım imkânlarının değerlendirilmesi ve ileri teknolojilere erişim de fuarın önemli boyutlarından birini oluşturdu.
Mısır’ın Afrika, Akdeniz ve Orta Doğu arasındaki stratejik konumu ise El Alamein Fuarı’nın gelecekte bölgesel ölçekte daha önemli bir havacılık ve savunma platformuna dönüşme potansiyelini artırıyor.
EL ALAMEİN’DEN ÇIKAN MESAJ: GÖKYÜZÜNDEKİ REKABET TEKNOLOJİYE TAŞINIYOR
El Alamein’de üç gün boyunca sergilenen tablo, dünya havacılık ve savunma sektöründeki dönüşümü açık biçimde ortaya koydu.
Rus Su-57’den Fransız Rafale’e, Amerikan F-15E’den farklı ülkelerin diğer hava platformlarına kadar geniş bir yelpazenin aynı fuarda yer alması, küresel hava gücü rekabetinin ulaştığı teknolojik çeşitliliği gözler önüne serdi.
Türkiye açısından ise EIAS 2026’nın görüntüsü daha farklı bir anlam taşıdı.
Türk Yıldızları gökyüzünde ay-yıldızlı bayrağı temsil ederken, Türk savunma sanayii kuruluşları da Türkiye’nin mühendislik ve üretim kabiliyetlerini uluslararası arenaya taşıdı.
Bu nedenle El Alamein’den yükselen mesaj yalnızca “hangi savaş uçağı daha güçlü?” sorusundan ibaret değil.
Asıl yarış; kendi teknolojisini geliştirebilen, kritik sistemlerini millîleştirebilen, yetişmiş insan kaynağını koruyabilen ve savunma sanayiinde dışa bağımlılığını azaltabilen ülkeler arasında yaşanıyor.
EIAS 2026 da gökyüzündeki gösterilerin arkasında şekillenen bu büyük teknolojik rekabetin Akdeniz’deki önemli vitrinlerinden biri oldu.
Haber: Fethi El-Dabaa | El Alamein – Mısır
Antalya Bugün Dış Haberler Servisi: Tahsin Babat