Avukatlıkta Yapay Zekâ Dönemi: TBB Sınırları Çizdi

Dilekçenin ilk iskeletinden içtihat ön elemesine, belge özetlemeden sözleşme karşılaştırmasına kadar yapay zekâ artık hukuk bürolarının gündeminde. Türkiye Barolar Birliği’nin yayımladığı “Avukatlar İçin Yapay Zekâ Kullanımı Tavsiye Rehberi”, teknolojinin avukatlıkta hangi şartlarda...

Dilekçenin ilk iskeletinden içtihat ön elemesine, belge özetlemeden sözleşme karşılaştırmasına kadar yapay zekâ artık hukuk bürolarının gündeminde. Türkiye Barolar Birliği’nin yayımladığı “Avukatlar İçin Yapay Zekâ Kullanımı Tavsiye Rehberi”, teknolojinin avukatlıkta hangi şartlarda kullanılabileceğini ve hangi kullanımların ciddi hukuki ve mesleki riskler doğurabileceğini ortaya koyuyor. Ana ilke ise açık: Yapay zekâ yardımcı olabilir; nihai hukuki muhakeme ve mesleki sorumluluk avukatta kalır.

HABER HAZIRLAYAN: TAHSİN BABAT

Yapay zekâ artık hukuk dünyasının kapısında değil; içeride.

Hukuki araştırma yapabiliyor, yüzlerce sayfalık belgelerin özetlenmesine yardımcı olabiliyor, sözleşmeleri karşılaştırabiliyor, içtihatlar arasında ön eleme yapabiliyor ve dilekçelerin ilk iskeletlerinin oluşturulmasında kullanılabiliyor.

Ancak teknolojinin sağladığı hız ve kolaylık beraberinde çok daha önemli bir soruyu getiriyor:

Bir avukat yapay zekâyı nereye kadar kullanabilir?

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu tarafından hazırlanan “Avukatlar İçin Yapay Zekâ Kullanımı Tavsiye Rehberi – 2026”, bu soruya mesleki sorumluluk, müvekkil sırrı, kişisel verilerin korunması, insan denetimi ve doğrulama yükümlülüğü ekseninde kapsamlı bir çerçeve sunuyor.

TBB’nin yaklaşımı yapay zekâyı avukatlık mesleğinden dışlamak değil. Rehber, avukatların bu araçlardan güvenli, bilinçli ve mesleki sorumluluklarına uygun biçimde yararlanabilmesini amaçlıyor.

Belgenin temel yaklaşımı ise açık:

Avukat yapay zekâdan yararlanabilir; ancak mesleki sırrını, kişisel verileri, müvekkilin menfaatini, nihai hukuki muhakemeyi ve mesleki sorumluluğunu yapay zekâya veya üçüncü kişilere devredemez.

ARTIK SORU “YAPAY ZEKÂ KULLANILACAK MI?” DEĞİL

TBB Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu’nun tespiti dikkat çekici.

Yapay zekâ; araştırmadan belge incelemeye, sözleşme analizinden metin taslağı oluşturmaya, içtihat taramasından büro içi iş akışına kadar pek çok alanda fiilen kullanılan güncel bir araç hâline gelmiş durumda.

Dolayısıyla asıl mesele artık yapay zekânın kullanılıp kullanılmayacağından ziyade hangi sınırlar, güvenceler ve mesleki standartlar içerisinde kullanılacağı.

Rehber, 14-15 Şubat 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen TBB “Yapay Zekâ ve Avukatlık Çalıştayı” kapsamında ortaya çıkan birikimin ürünü.

YAPAY ZEKÂ DİLEKÇE HAZIRLAMADA KULLANILABİLİR Mİ?

TBB’nin risk temelli sınıflandırmasına göre dilekçe veya sözleşmenin ilk iskeletinin oluşturulmasında kontrollü biçimde kullanılabilir.

Rehber yapay zekâ kullanımını dört grupta değerlendiriyor:

Serbest yardımcı kullanımlar, sınırlı ve kontrollü kullanımlar, özel güvenceye ve gerekli hâllerde onama bağlı kullanımlar ile ilgili mevzuat ve meslek kuralları kapsamında yasak kullanım şekilleri.

Sınıflandırmada veri türü, müvekkil üzerindeki etki, hukuki sonuca yakınlık, kullanılan sistemin açık veya kapalı olması ve yurt dışına veri aktarımı ihtimali birlikte dikkate alınıyor.

Dilekçe veya sözleşmenin ilk iskeleti, anonimleştirilmiş belge özeti, içtihat ön elemesi, müvekkil e-postası taslağı ve sözleşme karşılaştırması “sınırlı ve kontrollü kullanım” örnekleri arasında gösteriliyor.

Bu kullanımlarda veri maskeleme, onaylı araç, insan denetimi, kayıt, ikinci göz incelemesi ve gerektiğinde müvekkilin bilgilendirilmesi öngörülüyor.

Başka bir ifadeyle yapay zekâ metnin hazırlanmasına yardımcı olabilir.

Ancak hukuki sorumluluğu üstlenemez.

“YAPAY ZEKÂ YAZDI” SORUMLULUĞU ORTADAN KALDIRMIYOR

Rehberin en önemli ilkelerinden biri:

Nihai sorumluluk avukatta.

Yapay zekâ çıktısının nihai hukuki görüş veya işlem olarak kabul edilmemesi; avukat tarafından denetlenmeden müvekkile, mahkemeye, idareye veya üçüncü kişilere sunulmaması gerektiği belirtiliyor.

Avukatın yapay zekâ çıktısını hukuki doğruluk, olayla uyum, delil durumu, süreler, usul hükümleri, yetki-görev, güncel mevzuat ve içtihat bakımından denetlemesi gerekiyor.

Rehber, yüksek riskli dosyalarda başka bir avukat tarafından “ikinci göz” kontrolü yapılmasını da öngörüyor.

YAPAY ZEKÂ OLMAYAN İÇTİHADI VARMIŞ GİBİ SUNABİLİR

Rehberin özellikle üzerinde durduğu risklerden biri “halüsinasyon.”

TBB bunu, yapay zekânın gerçekte bulunmayan mevzuat, içtihat, kaynak, olay veya hukuki sonucu doğruymuş gibi üretmesi şeklinde tanımlıyor.

Bu nedenle yapay zekânın verdiği bir Yargıtay veya Anayasa Mahkemesi karar numarasının, kanun maddesinin ya da başka bir hukuki kaynağın sırf sistem tarafından son derece ikna edici biçimde sunulması onun doğru olduğu anlamına gelmiyor.

TBB’nin ifadesiyle, avukat yapay zekâ aracının “kendinden emin üslubunu doğruluk göstergesi olarak kabul edemez.”

Uydurma içtihat, hatalı mevzuat veya yanlış hukuki sonuç içeren çıktıların kullanılması hâlinde sorumluluk avukata ait. Yapay zekâdan yararlanmak avukatın özen yükümlülüğünü azaltmadığı gibi denetim ve doğrulama yükümlülüğünü artırıyor.

MAHKEMEYE SUNMADAN ÖNCE DOĞRULAMA ŞART

TBB, yapay zekâ aracından elde edilen mevzuat hükmü, içtihat, atıf veya maddi vakıanın resmî ve güvenilir kaynaktan teyit edilmeden mahkemeye, hakeme, arabulucuya veya idari mercilere sunulmaması gerektiğini belirtiyor.

Uydurma içtihat veya atıf sunulması ise somut olayın özelliklerine göre mesleki özen yükümlülüğünün ağır ihlali olarak değerlendirilebilir.

Özetle:

Yapay zekâ araştırmayı hızlandırabilir; kaynak doğrulamasının yerini alamaz.

UYAP DOSYASINI YAPAY ZEKÂYA YÜKLEMEDEN ÖNCE DİKKAT

Rehberin en kritik bölümlerinden biri dosya gizliliği ve kişisel verilerle ilgili.

TBB; kamuya açık veya sözleşmesel güvenceleri yetersiz yapay zekâ araçlarına anonimleştirilmemiş müvekkil verisi, dava veya icra dosyası içeriği, taraf bilgileri, deliller, özel nitelikli kişisel veriler, ticari sırlar veya stratejik müzakere bilgilerinin girilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Rehberde UYAP da açıkça anılıyor.

UYAP, mahkeme kararları, icra dosyaları veya diğer dosya içeriklerinin yetkisiz biçimde ve anonimleştirme yapılmaksızın hukuk teknolojisi sistemlerine veya yapay zekâ araçlarına aktarılmaması gerektiği ifade ediliyor.

Özel nitelikli kişisel veri içeren ceza, aile hukuku, çocuk hukuku, sağlık, göç-sığınma, vergi, finans, sermaye piyasası veya ticari sır niteliğindeki dosyalarda ise açık sistem niteliğindeki yapay zekâ araçlarının kullanılmaması gerektiği belirtiliyor.

Dolayısıyla bir dava dosyasının hiçbir güvenlik değerlendirmesi yapılmadan olduğu gibi genel amaçlı bir yapay zekâ sistemine yüklenmesi, rehberin ortaya koyduğu çerçeveyle bağdaşmıyor.

SADECE ADI VE T.C. NUMARASINI SİLMEK YETMEYEBİLİR

TBB anonimleştirme konusunda da önemli bir uyarıda bulunuyor.

Müvekkilin adının açıklanmaması her zaman yeterli değil.

Olay tarihi, yer, tutar, şirket unvanı, dava türü, ilişki ağı ve benzersiz vakıalar da kişinin belirlenebilir hâle gelmesine yol açabilir.

Bu nedenle özellikle ceza dosyaları, çocuklara ilişkin dosyalar, aile hukuku, sağlık verileri, sığınma-göç, ticari sır ve sermaye piyasası işlemleri yüksek hassasiyetli kullanım alanları olarak değerlendiriliyor.

Rehber bu alanlarda açık sistem yerine kapalı, denetlenebilir, sözleşmesel güvenceleri bulunan ve veri lokasyonu belirli sistemlerin tercih edilmesini öneriyor. Gerekli şartlar sağlanmıyorsa kullanımın genel araştırma ve anonim konu planlamasıyla sınırlandırılması öngörülüyor.

MÜVEKKİL “DOSYAMDA YAPAY ZEKÂ KULLANILMASIN” DİYEBİLİR

Rehber, müvekkil haklarına da ayrı bir bölüm ayırıyor.

Yapay zekâ yalnızca genel araştırma, anonim konu planlaması veya idari destek amacıyla kullanılıyor ve müvekkil verisi işlenmiyorsa ayrıntılı onam zorunlu olmayabilir.

Buna karşılık müvekkil verisi, dosya içeriği, hukuki strateji, özel nitelikli veri veya müvekkil adına üretilecek esaslı bir metin söz konusu olduğunda bilgilendirme yapılması; gerekli hâllerde açık rıza/onam mekanizmasının işletilmesi öngörülüyor.

Dahası, müvekkil makul veri güvenliği kaygıları nedeniyle dosyasında yapay zekâ kullanılmamasını talep edebilir.

Avukatın bu talebi mesleki bağımsızlık ve işin gereklilikleriyle birlikte değerlendirmesi gerekiyor.

YAPAY ZEKÂ KULLANMAK AVUKATLIK ÜCRETİNİ OTOMATİK OLARAK DÜŞÜRMÜYOR

Rehberde dikkat çekici bir başka konu da ücretlendirme.

TBB’ye göre yapay zekâdan yararlanılması, avukatlık ücretinde otomatik indirim nedeni değil.

Çünkü hukuki hizmetin değeri yalnızca bir metnin hazırlanması için harcanan zamandan ibaret değil; hukuki bilgi, sorumluluk, strateji, risk yönetimi, temsil yetkisi ve mesleki özen de hizmetin değerini oluşturuyor.

Ancak bunun karşılığında önemli bir etik sınır çiziliyor:

Yapay zekânın kazandırdığı süre, fiilen avukat tarafından harcanmış süre gibi gösterilerek faturalandırılmamalı.

Ayrıca yapay zekâ öğrenme giderleri, genel teknoloji maliyetleri veya büronun olağan yazılım giderleri de önceden bilgilendirme ve anlaşma olmaksızın müvekkile ayrıca yansıtılmamalı.

“KESİN KAZANMA ANALİZİ” VE “MAHKEME SONUCUNU TAHMİN EDER” GİBİ İFADELERE DİKKAT

Rehber yapay zekânın reklam amacıyla kullanımını da ele alıyor.

Yapay zekâ kullanıldığı gerekçesiyle “garantili sonuç”, “insansız danışmanlık”, “en hızlı dava çözümü”, “mahkeme sonucunu tahmin eder” veya “kesin kazanma analizi” gibi yanıltıcı beyanlarda bulunulmaması gerektiği belirtiliyor.

Ayrıca yapay zekânın avukatlık tekelini aşacak şekilde bağımsız hukuki danışman gibi sunulmaması gerektiği ifade ediliyor.

AVUKATLIK BÜROLARINA YAZILI “YAPAY ZEKÂ POLİTİKASI” ÖNERİSİ

Rehber yalnızca bireysel kullanımı değil, hukuk bürolarının kurumsal yapısını da ele alıyor.

Her avukatlık bürosunun kendi ölçeğine uygun yazılı bir yapay zekâ kullanım politikası oluşturması tavsiye ediliyor.

Bu politikanın; kullanılabilecek araçları, yasak veri türlerini, yetkilendirme düzeylerini, kullanım kayıtlarını, doğrulama adımlarını, müvekkil bilgilendirme usullerini, veri ihlali bildirimlerini ve büro içi disiplin süreçlerini kapsaması öngörülüyor.

Dolayısıyla yapay zekâ, önümüzdeki dönemde yalnızca avukatların kullandığı teknolojik bir yardımcı değil, hukuk bürolarının veri güvenliği ve mesleki risk yönetiminin de önemli bir parçası hâline gelebilir.

STAJYER AVUKATLARA DA YAPAY ZEKÂ EĞİTİMİ

TBB, yapay zekâ okuryazarlığını avukatlık mesleğinin güncel yetkinlik alanlarından biri olarak değerlendiriyor.

Avukatların ve stajyer avukatların yapay zekânın çalışma mantığı, sınırlılıkları, halüsinasyon riski, veri güvenliği, prompt teknikleri, doğrulama yöntemleri, KVKK, meslek kuralları ve müvekkil bilgilendirmesi konularında eğitim almadan kritik kullanımlara yönelmemeleri gerektiği belirtiliyor.

Stajyer avukatlar ve büro personeli için de ayrıca sınır çiziliyor: Avukatın açık talimatı ve denetimi olmaksızın müvekkil verisi içeren dosyalarda yapay zekâ kullanılmaması gerektiği ifade ediliyor.

YAPAY ZEKÂ KULLANMAK TEK BAŞINA DİSİPLİN YAPTIRIMI NEDENİ SAYILMAMALI

Rehberin önemli denge noktalarından biri de burada.

TBB, salt yapay zekâ kullanımının disiplin yaptırımı sebebi sayılmaması gerektiğini; yaptırım değerlendirmesinin somut ihlal, zarar, kusur, veri güvenliği ihlali veya mesleki özen eksikliği üzerinden yapılması gerektiğini belirtiyor.

Bu yaklaşım rehberin teknoloji karşıtı olmadığını da ortaya koyuyor.

Mesele yapay zekânın kullanılıp kullanılmaması değil; nasıl kullanıldığı.

YAPAY ZEKÂ HIZLANDIRABİLİR, SORUMLULUĞU DEVRALAMAZ

TBB’nin rehberi hukuk dünyasının önündeki yeni döneme ilişkin oldukça belirgin bir çerçeve çiziyor.

Yapay zekâ araştırmaya yardımcı olabilir, dosya özetleyebilir, dilekçenin ilk iskeletini oluşturabilir, sözleşmeleri karşılaştırabilir ve içtihatları ön elemeden geçirebilir.

Ancak nihai hukuki değerlendirmeyi yapacak, doğruluğu kontrol edecek ve mesleki sorumluluğu taşıyacak olan yine avukat.

Çünkü yapay zekâ uydurma bir içtihat ürettiğinde mahkeme karşısına algoritma çıkmayacak.

Müvekkil sırrının korunmasında sorun yaşandığında mesleki sorumluluğu algoritma üstlenmeyecek.

Yanlış veya doğrulanmamış bir hukuki metin mahkemeye sunulduğunda da altında yapay zekânın imzası bulunmayacak.

İmza avukatın olacak.

TBB’nin rehberinden çıkarılabilecek en yalın sonuç belki de burada:

Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, yapay zekâ hukukçunun mesleki muhakemesinin yerine değil, onun denetimi altında yanına konumlandırılıyor.

Hukuk yalnızca bilgiye ulaşmak veya hızlı metin üretmek değildir.

Hukuk aynı zamanda o bilginin doğruluğunu kontrol etmek, müvekkilin haklarını korumak ve ortaya çıkan hukuki sonucun sorumluluğunu taşımaktır.

Yapay zekâ çağında araç değişiyor. Ama sorumluluğun adresi değişmiyor.

HABER HAZIRLAYAN: TAHSİN BABAT

#YapayZeka #HukuktaYapayZeka #AvukatlıktaYapayZeka #TürkiyeBarolarBirliği #TBB #Avukatlık #Hukuk #HukukTeknolojileri #LegalTech #YapayZekaHukuku #KVKK #KişiselVeriler #MüvekkilSırrı #UYAP #MeslekEtiği #HukukiSorumluluk #DijitalDönüşüm #Teknoloji #Avukat #TahsinBabat

Yayın Tarihi
18.09.2026
Bu haber 180 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun.

ÇOK OKUNAN

Arama Yap!