ÖZ/GÜVEN

Sağlık Çalışanlarına Şiddet

Herkes gibi bendeniz de hasta ve hasta yakını olarak sağlık kuruluşlarına çok sık gittim, en çok da hasta yakını olarak. Hatta rahmetli kardeşimin hastalığı sürecinde tam 5 ay boyunca her gün Ankara’daki bir üniversite hastanesinde, nöroloji servisi yoğun bakım ünitesi önünde kamp kurdum. Ne yazık ki her şey yapılmış olmasına rağmen şifa bulamadı ve hastanede rahmetli oldu. Kardeşimin acil servisten nöroloji servisine sevkinde, yoğun bakımda ve serviste tedavi ve bakımında emeği olan tüm sağlık çalışanlarına hatta özel güvenlik görevlisine minnet borçluyum.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen), Sağlıkta Şiddet Raporu'na göre 2021 yılında, (364) saldırganın gerçekleştirdiği olaylarda (316) sağlık çalışanı şiddet kurbanı olmuş. (143) olaya hasta ve hasta yakınları, (13) olaya yöneticiler, (34) olaya magandalar sebebiyet vermiş. (190) şiddet olayının (162)’si hem sözlü hem fiili, (22)’si sözlü, (5)’i mobbing, (1)’i ise taciz şeklinde cereyan etmiş. (146) şiddet hastanelerde, (13)’ü aile sağlığı merkezlerinde, (31)’i de saha çalışmalarında meydana gelmiş. Yaşanan olaylarda; (92) doktor, (59) hemşire, (50) güvenlik görevlisi, (46) 112 çalışanı, (69) da diğer sağlık çalışanı mağdur olmuş (1). 2022 Ocak ayında da (68) saldırganın neden olduğu (30) şiddet olayında, (57) sağlık çalışanının mağdur olduğu bildirildi (2).
Sağlık çalışanlarına şiddetin nedenleri olarak; “eğitimsizlik ve bilgisizlik, hoşgörüsüzlük ve sabırsızlık, hasta veya yakınlarının kendi kusurlarını sağlık çalışanlarına yansıtması, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı, psikiyatrik hasta grubu, medyada yer alan provokatif yayınlar, tedavi sürecinin beklendiği şekilde gitmemesi, geçmiş yıllardaki yaygın sağlık sistemi sorunlarının günümüze taşınması, hastanın sevk edildiği merkezlerdeki hekimlerin tutumu, sağlık çalışanlarının tutumları, siyasetçi ve sağlık yöneticilerinin tutumu” gösteriliyor (3).
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter sosyal medya hesabından, 24 hastanemizde yeni güvenlik uygulamasına geçirildiğini, hasta ve çalışan güvenliğini tehlikeye atabilecek yasa dışı maddeler ya da cisimlerin hastaneye girişini engellemeyi amaçlayan "Kapı Güvenlik Sistemleri" uygulamasının ve güvenlik tedbirlerinin ülke genelinde yaygınlaştırılmasının planlandığını duyurdu.
Bu önlem “sağlıkta şiddet” sorununu çözebilecek mi?
Bu yazıyı hazırlarken görüştüğüm Ankara’da bir Vakıf Hastanesindeki Profesör, “Kenan Evren’den bu yana bir itibarsızlaştırma politikası devam ediyor, imam cuma hutbesinde ‘dövmez misin öldürmeyip ne yapacaksın’ diye cemaate soruyor. Öbürü acil servise gelmiş gecenin 2 sinde ‘el cerrahı nasıl olmaz yaaa’ diye bağırıyor. ‘Biz insanımıza küstük ama her şeye rağmen bırakıp gitmeyeceğiz işimizin başındayız” şeklinde sitem ediyor.
İstanbul’da bir şehir hastanesinde çalışan, daha önce başhekimlik de yapmış olan Uzman Hekim, “Eğitim radikal çözüm diğerleri maalesef palyatif çözüm” diyor ve ekliyor, “Avrupa’da insanlar sağlıkta şiddeti anlayamıyor neden acaba? “
İstanbul’da bir şehir hastanesinin acil servisinde çalışmakta olan bir hekim; “Öncelikle caydırıcı faktörler olmalı, yasal düzenlemeler, hapis tazminat vs Yanı sıra hayat boyu her türlü sağlık hizmetinden ücretli yararlanacak. Hekim olarak en sık beyaz kod verilme sebebi kesinlikle kırmızı alan hastaları veya ex olmuş hastanın yakınları değil, yeşil alandan yürüyerek gelen, polikliniğe randevu bulamadığı için işini acilden görmeye çalışan, aslında hiç bir aciliyeti olmayan hastalar. En çok bu tip hastaların sesi çıkar. Biz semptomatik tedavisini verip polikliniğe yönlendirmeye çalıştığımızda sorun tam o noktada başlıyor. Acil hekiminin iş tanımında hastanın bağ kopmuş dizine MR çekip ortopedi uzmanına hemen aynı güne randevu ayarlamak diye bir şey söz konusu değil. Türkiye’de kimse bunun bilince olmayınca ‘doktor bize bakmadı, ilgilenmedi, bağlarım kopmuş beni geri gönderdi’ oluyor. Yasal düzenlemelerden önce bu sistemin en temelden değişmesi şart. Dolayısıyla yeşil alan dediğimiz hizmetin tamamen ücretli olması, ücret ödemek istemeyenin de aile hekimine başvurması sağlanmalı. En büyük sorun sağlık hizmetinin bu kadar kolay ulaşılabilir olması kısacası” diyor.
Bursa’da bir özel hastanede çalışan Uzman Hekim; “Benim gördüğüm, halkın sağlık hizmetini bir market veya avm den aldığı hizmet gibi görmesi. Oysa sağlık bir marketing hizmeti değildir, tüm dünyada sadece hekim birikimi ve özverisiyle yürütülür. Eski ve uzman bir hekime ulaşmanın belli kuralları olması gerekir. Milyon dolarlık aletlerin olduğu yerde x ray ve güvenlik görevlisi olmaması denetim ve özen eksikliğidir. Tıp fakültelerindeki eski eğitim ve kariyer planlaması çoklu tıp personeli açılması ile ihlal edilmiştir. Çok hekim ama aslında az hekim ve cerrah vardır ve kurum bunları da istihdam etmekte, bu ise halka olumsuz yansımaktadır. Hekimlerin ekonomik gücü sayaca bağlanmış döner sermaye vb ile ancak tamamlanmakta bu da gereksiz yorgunluk, iş yükü ve hatayı getirmektedir. Muayenehanelerin mesai sonrası tekrar açılması (tabii ki denetimli) özel hastaneye ödenen ücretin bunlara da ödenmesi bile hekimin maddi rahatlığını sağlayacak ve hasta hekim diyaloğunu artıracaktır.” diyor.
“Şiddet çok zor önlenir” diyerek ümidini kesmiş, Ankara’da bir özel hastanenin başhekimi olan Uzman Hekim de var.
Eski bir güvenlik yöneticisi ve hukukçu olarak ben de bir öneride bulunacağım.
Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenecek bir work-shop’ta konu ele alınmalıdır. Bu toplantıya Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı (Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı), Adalet Bakanlığı (Ceza İşleri Genel Müdürlüğü), Hâkimler Savcılar Kurulu, Türk Tabipler Birliği, Sağlık Sendikaları temsilcileri katılmalı, sorunun boyutları ve çözüm önerileri belirlenmelidir.
Hemen tüm hastanelerin acil servislerinde esas görevi “adli olayları takip etmek” olan “hastane polisi” bulunmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğünün, bu personelinden görüşlerinden yararlanmasında yarar olacağını değerlendiriyorum.
Hastane girişlerinde güvenlik önlemleri alınabilir ve artırılabilir. Acil müdahale ve tedavi protokollerinde düzenleme yapılabilir, randevu sisteminin aksaklıklarını giderilebilir. Ancak beni tedirgin eden büyük bir sorunumuz var ki bu nasıl çözümlenir bilemiyorum doğrusu!
Soma’da, Erzincan’da, Gaziantep’te “Elbiseleri kirli olduğu için ambulansa binmek istemeyen” de bu toprakların insanı, sağlık görevlilerine saldıran da.
“Ne olmuştur da daha önceden “huzuruna çıkılan insan” imajından, “suratına yumruk indirmekte hiçbir sakınca görülmeyen insan” imajına bu denli hızlı bir geçiş yapılmıştır (4).”
Sizce, kimilerinin “ben her şeyi yaparım, bana bir şey olmaz” duygu ve düşüncesi değişir mi?
DİPNOT:
1 https://saglikagi.net/2021-yili-saglikta-siddet-raporu-aciklandi/
2 https://www.sagliksen.org.tr/haber/10895/saglik-sen-ocak-ayi-saglikta-siddet-raporu-2022
3 Uzm. Dr. Sadi Turkan, “Sağlık Çalışanlarına Şiddet Üzerine Analiz”, Özel Kastamonu Anadolu Hastanesi, Üroloji Kliniği, https://www.journalagent.com/androloji/pdfs/AND_2013_55_254_255.pdf Erişim, 18.7.2022
4 Dr. Semih Hızıroğlu, Doktorlara Saldırılar ve Sonuçları Üzerine Bir Deneme, https://medimagazin.com.tr/guncel/doktorlara-saldirilar-ve-sonuclari-uzerine-bir-deneme-yazisi-29940

Yayın Tarihi
19.07.2022
Bu makale 449 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu makaleye ilk yorumu yazan siz olun.

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!