TURİZM

Antalya'ya yeni otel için arazi tahsisine gerek yok

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, Antalya’ya yeni otel için arazi tahsisine gerek olmadığını belirterek, her 300 metreye otel düştüğünü söyledi

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın,  Antalya'da 15 ayrı kamu taşınmazının, 12 Mart 1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu ile 21 Temmuz 2006 tarihli ve 26235 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Taşınmazlarının Tahsisi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak üzerinde turizm amaçlı  yatırım yapmak üzere yerli ve yabancı girişimcilere tahsis edilmesini değerlendirdi.
HER 300 METREYE OTEL DÜŞÜYOR
Antalya'nın Temmuz 2022 tarihi itibarıyla 2 bin 157 konaklama tesisi ile 672 bin 287 yatak kapasitesine ulaştığını belirten Yavuz, "Bugün 640 kilometre sahili olan Antalya'da neredeyse her 300 metreye bir otel düşüyor. Bu yabana atılacak bir kapasite değil. Dünya turizm piyasasındaki rekabete fazlasıyla da yeterli. Zaten rekabet sadece otel ve yatak kapasitesi ile yapılmıyor. Daha önemli olan sadece tesis sayısını daha da artırmak değil, bu tesisleri yaz & kış doldurabilmek. Burada eksik kalıyoruz. Antalya, hele 5 yıldızlı otel konusunda dünyanın çok çok önüne geçti. 2017 yılının 5 yıldızlı otel sıralamasında Londra (75), Dubai (61), New York (59) Paris (56),  Miami (46) otel ile ilk 5 i oluştururken, Antalya'daki 5 yıldızlı otel sayısı oraların 5 mislini geçmişti. Ve 5 yıldız furyası halâ devam ediyor" diye konuştu.
YER, GÖK OTEL OLDU
Yavuz, şöyle devam etti: "Geçtiğimiz 35 yıl içinde hızla büyüyen Antalya turizmi, beraberinde yeni tesislerin yapılmasını da zorunlu kıldı. O zamanlar büyüyebilmenin şartı, talebe cevap verecek tesisler yaratmaktı. 13u yapıldı ve hatta daha da öteye gidilerek bu iş neredeyse otomatiğe bağlandı. Talep artıkça, otel sayısı arttı, otel artıkça talep artırılmaya çalışıldı. Bu, sürekli birbirini tetikleyen süreçte zaman zaman kontrol kayboldu ve neredeyse yer, gök otel oldu. Ölçü bir hayli kaçmıştı sanki. Ancak krizli dönemlerde tek tük bile turisti mumla aradığımız zor günlerde bunun farkına varabildik. Büyük maliyetli ve belki daha kredisi bile ödenmemiş o güzelim şaşalı yatırımlar birdenbire nasılda işe yaramaz beton yığınlarına dönüveriyorlardı. Hele hiçbir turistin gelmediği pandemi gibi krizli dönemlerde bölge büyük bir otel mezarlığından farksızdı. 
ORMAN ARAZİSİ İÇİNDE
Kültür Turizm Bakanlığı 21 Temmuz tarihli Resmi Gazete de yayımlanan duyurusu ile Antalya ili sınırlarındaki hazine arazilerinin otel yatırımına dönüşmesinin önünü açtı. Buna göre Antalya Kemer Çamyuva 'da bin yataklı 5 yıldızlı bir otel veya tatil köyü, Tekirova'da 500 yataklı bir otel, Göynük'te 1000 yataklı 5 yıldızlı bir otel, Alanya Mahmutlar 'da 250 yataklı 5 yıldızlı golf oteli. Okumalar da 400 yataklı golf tesisi, Emişbeleni'de 200 yataklı golf tesisi. Belek'te bin 200 yataklı 5 yıldızlı otel, Gazipaşa'da 4 veya 5 yıldızlı 700'şer yataklı 3 tesis için de ihale açıldı. Alanya ve Belek'tekilerin orman arazisi içinde olduğunu da göz ardı etmeyelim. 
10 YENİ OTEL, 6 BİN 650 YATAK MI GELECEK? 
Böylelikle günübirlik tesisler ve personel lojmanları hariç Antalya'ya 6 bin 650 yatak kapasiteli 10 yeni tesisin önü açılmış oluyor. Hani demiştim ya o zamanlar yeni her bir otele seviniyorum diye, artık öyle değil.Doyuma ulaştığımızı ve biraz sindirme sürecine girmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bunu vizyonsuzluk ve dar görüşlülük olarak görmeyin lütfen! Turizmin büyümesi, ancak sağlıklı büyümesi tabii ki benim de dileğim. Ama an itibarı ile hem daha uzun yıllar yetecek yatak kapasitemiz var hem de sürekli S.O.S veren doğa ile birlikte büyüme zorunluğumuz. Çoğu sohbetimizde 'artık çok otel yapıldı, yeter!' serzenişindeki turizmcilerin sesi hala çınlıyor kulaklarımda. 
OTEL YERİNE BİYOSFER REZERV ALANI 
Benim gönlümden geçen yeni otellerden ziyade, su kıtlığının, iklim değişikliğinin, kuraklığın, orman yangınlarının, su bastonlarının etrafımızı ağ gibi ördüğü günümüzde, doğası ve tarihi ile övündüğümüz Antalya'nın yeni otellerden ziyade bir biyosfer rezerv alanına biran önce kavuşmasıdır. insanın doğa ile baş ederek iyi geçinmesi, böylelikle refah içinde ve uzun soluklu bir hayata kavuşması için oluşturulan biyosfer rezerv alanı ülkemizde sadece Artvin'in Camili köyünde oluşturuldu. Antalya bu hamle ile rakiplerinin çok çok önüne geçebilir. Turizm artık doğa ile birlikte düşünülüyor. Biz Alanya'ya 3 golf tesisi planlarlarken, Venedik su kıtlığından dolayı turistlerin şişe suyu kullanmalarını yasaklandı, sadece şebeke suyu içebilecekler. Böyle belirsiz dönemlerde sağlıklı karar vermek çok kolay değil, birlikte düşünüp, tartışıp sonunda doğrusunu buluruz" Umut ÖZEN

Yayın Tarihi
26.07.2022
Bu haber 159 kişi tarafından okunmuştur.
Bu Haber İçin Yorum Yapın
NOT: E-Mail adresiniz web sitemiz üzerinde yayınlanmayacaktır.
CAPTCHA Image
Bu habere ilk yorumu yazan siz olun.

Çerez Kullanımı

Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için Çerez Politikamıza bakabilirsiniz.

Daha Fazla

Arama Yap!